Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/17678 E. 2007/2354 K. 27.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/17678
KARAR NO : 2007/2354
KARAR TARİHİ : 27.02.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın reddi yolunda kurulan 28.06.2006 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar … … ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 27.02.2007 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz edenlerden … … ile karşı taraftan Hazine vekili Av. …, Orman Yönetimi vekili Av. … geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında Ormanlı … Mahallesi 153 ada, 4 parsel sayılı 8970.32 m2 yüzölçümündeki taşınmaz yörede 1952-1953 yıllarında yapılan ve tesbit tarihinden önce kesinleşerek tapuya tescil edilen devlet ormanı tahdit haritası kapsamında kalması ve fiilen orman olması nedeniyle orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Yine çekişmeli 158 ada, 13 parsel sayılı taşınmaz da orman kadastrosu sonucu oluşturulan … 1953 tarih 139 numaralı orman tapusu kapsamında kaldığından bahisle tutanağı düzenlenmeyerek 3402 Sayılı Yasanın 22/son maddesi hükmüne göre tahditleri yapılıp, kesinleşen ormana ait kayıt ve belgelerin tapu kütüğüne olduğu gibi aktarılmasına karar verilmiştir. Davacı … … ve diğer davacılar …, … ve … …’le birlikte imzaladıkları 12.08.1992 havale tarihli dilekçe ile Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.04.1958 tarih 1957/247-191 sayılı kararı ile 1663 ila 1676 orman sınır noktalarıyla çevrili olan yerin orman sınırı dışına çıkarılmasına dair verilen kararın 1. Hukuk Dairesince onanıp kesinleştiğini, bu yerin 158 ada 13 parsele tekabül ettiğini bildirerek 13 nolu parselin 9/12 payının davacı … …, 1/12’şerden 3/12 payının da diğer davacılar adlarına tescilini, yine aynı kişilerin birlikte verdikleri ve mahkemenin başka bir esas numarasına kaydedilen dava dilekçesi ile de 158 ada 13 ve 153 ada 4 parsellerin tahdit içine alınmadığını tapulu yerleri olduğunu adlarına tesciline karar verilmesini, … … başka bir dava dilekçesi ile 158 ada 13 numaralı parselin … 1953 tarih 13 numarada tapuda kayıtlı olduğunu, bu yerde yapılan orman tahdidinin müştereklerinden … … tarafından açılan dava sonucu iptal edilip kesinleştiğini, 158/13 parsel içinde bir buçuk dönümlük yerinin ayrılarak adına tescil edilmesini istemiştir. Mahkemenin 1992/135-140-143 esas numaralarında açılan bu üç dava 1992/135 sayılı dava dosyasında birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda 153 ada, 4 ve 158 ada, 13 parselleri hakkında mahkemenin 03.12.1998 tarihinde verdiği kararla 153 ada 4 numaralı parselin tamamı ile 158 ada 13 nolu parselin … Bilirkişisi Ruhi … tarafından düzenlenen 13.10.1997 tarihli krokide (B) ile işaretli 10685.72 m2’lik bölüm hakkındaki davanın reddiyle bu yerlerin kesinleşen orman tahdidi içinde kalması nedeniyle 3402 Sayılı Yasanın 22/son maddesi hükmüne göre tapu kütüğüne olduğu gibi aktarılmasına, 158 ada 13 numaralı parselin aynı krokide (A) ile işaretli 1625.48 m2’lik

-2- 2006/17678-2007/2354

bölümünün kesinleşen orman tahdidi dışında kaldığı ve bu bölümün kadastro tutanağının da düzenlenmediği gereçesiyle davanın görev yönünden reddine ve dava dosyasının Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine ilişkin 03.12.1998 günlü kararın davacılardan … … mirasçıları tarafından temyizi üzerine Dairenin 07.02.2000 gün ve 515/902 sayılı kararı ile temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiş, davacılar mirasbırakanları, … …’in kararın tebliğ tarihinde ölü olduğunu ve tebligatın bu nedenle usulsüz bulunduğunu açıklayarak karar düzeltme istemeleri üzerine Dairenin 09.05.2000 gün ve 2000/2976-4347 sayılı kararı ile; … …’in tebligat tarihinde ölü olması nedeniyle yapılan tebligatın geçersiz olduğu, bu nedenle Dairenin 02.07.2000 tarih 515-902 sayılı temyiz dilekçesinin reddine dair kararının kaldırılmasına verilerek … … mirasçılarının süresinde yaptıkları temyizin esastan incelenmesi sonucu:
1- Çekişmeli 153 ada 4 numaralı parselin yörede yapılıp kesinleşen ve Hazine adına oluşturulan … 1953 tarih 139 numaralı tapu kaydı ve dayanağı tahdit haritası kapsamında kaldığı bu parselin kesinleşen Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.04.1958 tarih 1957/247-191 sayılı kararı ile de bir ilgisinin bulunmadığı anlaşıldığına göre, … … mirasçılarının 153 ada 4 nolu parsel hakkındaki tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan bu parsel hakkındaki hükmün ONANMASINA,
2- Davacı … … mirasçılarının 158 ada 13 numaralı parsel hakkındaki temyiz itirazlarına yönünden ise;
Mahkemece Orman Yüksek Mühendisi … …’ın 01.11.1996 günlü raporu ve eki kroki ile … Bilirkişisi Ruhi …’in 13.10.1997 tarihli krokisi hükme dayanak yapılarak (B) ile işaretli 10685.72 m2 bölümün kesinleşen orman tahdidi içinde kalması nedeniyle davanın reddine aynı krokide (A) ile işaretli 1625.48 m2’lik bölümün de, orman tahdidi dışında kalması ve kadastro tutanağının düzenlenmemesi nedeniyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin vardığı sonuç dosyadaki delillere uygun düşmediği,
Çekişmeli 158 ada 13 numaralı parsel genel arazi kadastrosu sırasında … 1953 tarih 139 numaralı orman tapusu kapsamında kalması nedeniyle tutanağı düzenlenmemiş, ancak ada parsel numarası verilerek 3402 Sayılı Yasanın 22/son maddesi hükmüne göre işlem yapıldığı, gerçekte 3402 Sayılı Yasanın 26/son maddesi hükmüne göre kadastro mahkemesinin görevi her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlayacağı; somut olayda 13 parselin tutanağı düzenlenmemişse de ada ve parsel numarası verildiği, aynı yasanın 22/son maddesi hükmüne göre işlem yapılacak olması nedeniyle tutanak düzenlenmediği, bu olgu iddianın ileri sürülüş biçimine göre somut olayda tutanağın düzenlenmemiş olması olarak yorumlanamayacağı, taşınmaza ada parsel numarası verilip geometrik durumu, orman olduğu belirlenerek hukuki durumu saptandığına göre, davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu, davacı … …, çekişmeli 153 ada 13 numaralı parselin K.Evvel 1335 tarih 24 ve Mayıs 1974 tarih 28 numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığını ve tapunun önceki maliki … … tarafından Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan orman tahdidine itiraz davası sonucu 1663 ila 1676 numaralı tahdit noktalarının iptaline karar verildiği iddiasıyla dava açtığı, mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı,
Bu nedenle, Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.04.1958 gün 1957/247-191 sayılı Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılan kararına ait dava dosyası, bulunamaması halinde Orman Yönetiminden sözü edilen kararın dayanağı harita olup olmadığı araştırılması ve onanmış örneğinin getirtilmesi, bundan sonra önceden bilgilerine başvurulan bilirkişiler dışında seçilecek bir orman mühendisi ile bir harita mühendisi ya da … memuru huzuruyla taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.04.1958 tarihli kararı ve dayanağı harita yerine uygulanması, 1663-1676 numaralı orman sınır noktalarının sözü edilen kararda (tahdit edilen Yumurtaş “Timurtaş” namgayrımenkulün orman mevhumuna girmeyen yerlerden olduğundan, tahdit raporundan çıkartılmasına) denmiş olduğundan bu yerin neresi olduğu, kesin biçimde belirlenmesi, bilirkişilerden mahkeme kararıyla iptal edilen tahdit hattıyla irtibatlı keşfi izlemeye olanak verir biçimde haritalı rapor alınması, daha önce çekişmeli parsel

-3- 2006/17678-2007/2354

hakkında verilen kararın … … mirasçıları dışında kalan diğer davacılar tarafından temyiz edilmediği de gözönünde bulundurulmak suretiyle toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek hüküm 158 ada 13 parsele yönelik bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, davanın reddine dava konusu 158 ada 13 sayılı parselin tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar … … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak, alınan orman ve ziraat bilirkişi raporlarında çekişmeli 158 ada 13 parsel sayılı taşınmazın eğiminin % 20, üzerinin 15-80 yaşlarında meşe, gürgen, kayın, … ağaçları ile kaplı bulunduğu, toprağının humuslu orman toprağı olduğu ve … arazisi niteliğinde olmayıp, zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı, (A) ile gösterilen bölümün 1952 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içine alınmış ise de, Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.04.1958 tarih 1957/247-191 sayılı kararı ile orman sınırları dışına çıkarıldığı, (B) ve (C) bölümlerinin ise 1952 tahdidinde orman sınırları dışında bırakıldığı belirtilmiştir.
Davacıların dayanağı K. Evvel 1335 tarih 24 numaralı tapu 25722.81 m2 yüzölçümünde olup, dava konusu taşınmaz hariç tahdit dışında kalan ve 71749,91 m2 yüzölçümünde bulunan taşınmazlara uygulanmıştır. 3402 Sayılı Yasanın 20/B maddesine göre harita, plan ve krokiye dayanmayan değişmez sınırlı tapu kaydı kapsamındaki taşınmazların kayıt maliki veya ilgilisinin adına tespit ve tescil edilmesi için, kaydın sınırları içinde bulunan yerlerin hak sahibi tarafından kullanılmaya elverişli yerlerden olması gerekir. Tapu kaydı tarla cinsli yer için oluşturulduğuna göre ziraat yapılmayan veya kullanılmayan yerlerin tapu kaydı kapsamında sayılmasının olanağı bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olan ve davacılar tarafından kullanılmayan taşınmaza ilişkin davanın 3402 Sayılı Yasanın 20/B maddesi hükmü gözetilerek reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 3402 Sayılı Yasanın 22/2. maddesi gereğince orman olarak tapu kütüğüne aktarılan taşınmaza ilişkin, 3402 Sayılı Yasa ile dolu pafta sistemine geçildiği gözetilerek orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verilmesi gerekirken, tespit gibi tapuya tesciline denilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının 1. bendinde yeralan “tespit gibi tapuya tesciline” cümlesi kaldırılarak bunun yerine “orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 500.00.-YTL. vekalet ücretinin temyiz eden davacılardan alınarak davalılar Hazine ve Orman Yönetimine ayrı ayrı verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 27/02/2007 gününde oybirliği ile karar verilmiştir.