Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/17686 E. 2007/1327 K. 02.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/17686
KARAR NO : 2007/1327
KARAR TARİHİ : 02.02.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı kadastro sırasında, … Köyünde bulunan 391 parsel sayılı taşınmazın mera olarak tespit ve tescil edildiğini, oysa orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğunu iddiası ile, tapu kaydının iptal edilerek, orman niteliğinde hazine adına tescilini ve elatmanın önlenmesini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 07/10/2004 tarihli raporda B ile gösterilen (6863 m2) yüzölçümündeki bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tesciline, (A) ve (C) bölümlerinin önceki kayıt bilgileri ile tefriki ile köy tüzelkişiliği adına tapuya tesciline, el atmanın önlenmesi isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20 Hukuk Dairesinin 2005/6441-11257 EK sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece, yörede 1977 yılında kesinleşen orman kadastro haritasının uygulanması sonucu orman tahdidi içinde kalan yerler belirlenmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, yapılan araştırma ve uygulamanın hükme yeterli olmadığı; orijinali dosyada yer alan orman kadastro haritasındaki orman sınır noktalarını gösteren numaralar ile hükme esas alınan uzman bilirkişi krokisindeki numaralar birbirini tutmadığı gibi, taşınmazın bulunduğu yerden geçen orman sınır hattı da açı-eğim bakımından birbirinden farklı ve … orman sınır hatları ile bağlantı kurulmaksızın tek çizgi halinde gösterildiğinden, rapor hükme yeterli ve denetlemeye elverişli olmadığı, bu nedenle, sağlıklı bir inceleme yapılabilmesi için; önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi, bulunamadığı takdirde üç orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, tutanaklarda bahsi geçen sabit yer ve mevki adları konusunda yerel bilirkişi ifadelerinden yararlanılarak 1977 yılına ait orman kadastrosu ve 1997 yılına ait aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin tutanak ve haritalar ile arazi kadastro paftası 6831 Sayılı Yasaya göre orman kadastrosu ve aynı yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki yönetmelik ve yönetmeliğin 54. maddesi gereğince çıkarılan teknik izahnamede tarif edilen yöntemle değişik açı ve mesafelerdeki en az 6-7 adet orman sınır noktalarını gösterecek şekilde çekişmeli taşınmaza geniş çevresi ile birlikte sağlıklı biçimde uygulanmalı, zeminde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalardaki açı ve mesafelere göre bir bir bulunup zeminde işaretlenmesi, uygulamada haritaların yapımında kullanılan … fotoğraflarından yararlanılması ve buna göre çekişmeli taşınmazın 1977 yılı tahdit hattına ve 1997 yılındaki 2/B madde uygulaması ile belirlenen hatta göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması, çelişki halinde orman sınır noktalarının zemindeki ve arazi kadastro paftasındaki yerlerine değil tutanaklarda yön ve mesafe olarak tarif edilen … fotoğrafları ile desteklenen yerlerine itibar edileceği bilinmesi, bilirkişilere uygulamayı detaylı
-2-
2006/17686-2007/1327

olarak gösteren ayrı renk ve kalemlerle işaretli orman tahdit hattı ile irtibatlı kadastro ve orman tahdit haritaları ölçekleri eşitlenip birbiri üzerine aplike edilerek müşterek kroki düzenlettirilmesi, tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak, davanın kısmen kabulüne,391 parselin tapusunun iptaline, ekli krokide (A) ile gösterilen (376,26 m2) yüzölçümündeki bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tesciline, parselde kalan bakiye hissenin tapu maliki adına aynen ipkasına karar verilmiş, hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman sınırları içinde kalan tapu kaydının iptali istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 26.10.1977 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra, 30.04.1997 tarihinde ilanı yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise, 01.04.1967 tarihinde kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına ve uzman bilirkişi raporuna göre, 391 parselin 08/05/2006 tarihli krokide (A) ile gösterilen (376,26 m2) yüzölçümündeki bölümünün orman sınırı içinde kaldığı saptanmış ise de, mahkemece 04/11/2004 gün 2004/90-385 sayılı, (davanın kısmen kabulüne, 07/10/2004 tarihli raporda (B) ile gösterilen (6863 m2) yüzölçümündeki bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tesciline, (A) ve (C) bölümlerinin önceki kayıt bilgileri ile tefriki ile köy tüzelkişiliği adına tapuya tesciline, el atmanın önlenmesi isteminin reddine ilişkin ilk kararın davacı … tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20 Hukuk Dairesinin 2005/6441-11257 EK sayılı kararı ile … lehine bozulduğu ve yerel mahkemece bozmaya uyulduğu nedeniyle, orman yönetiminin çekişmeli taşınmazın 07/10/2004 tarihli raporda (B) ile gösterilen (6863 m2) yüzölçümündeki bölümü yönünden usulü kazanılmış hakkının bulunduğu anlaşılmış olup, mahkemece kazanılmış hak bulunduğu gözetilmeksizin, bozma sonrası yapılan keşifte dinlenen bilirkişinin 08/05/2006 tarihli krokisinde (A) ile gösterilen (376,26 m2) yüzölçümündeki bölümünün orman niteliği ile hazine adına tesciline karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan “davanın kısmen kabulüne, 391 parselin tapusunun iptaline, ekli krokide (A) ile gösterilen (376,26 m2) yüzölçümündeki bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tesciline, parselde kalan bakiye hissenin tapu maliki adına aynen ipkasına” cümlesi hüküm fıkrasından çıkarılarak; bunun yerine, “davanın kısmen kabulüne, usulü kazanılmış hak gözetilerek, davaya konu 391 parsel sayılı taşınmazın 07/10/2004 tarihli raporda (B) ile gösterilen (6863 m2) yüzölçümündeki bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tesciline, geri kalan bölümlerinin mera kaydının aynen muhafazasına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 02/02/2007 günü oybirliğiyle karar verildi.