YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/17704
KARAR NO : 2007/1893
KARAR TARİHİ : 16.02.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü İncirli mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek. Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, 28.01.2004 gün ve 2002/505-2004/46 sayılı karar ile (davanın … bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 932 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki taşınmaz yönünden kabulü ile davacı adına tapuya tesciline, … bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 6025 m2’lik taşınmaz hakkındaki davanın reddine) karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 12/5/2005 gün ve 2005/4836-6165 E.K sayılı bozma kararı ile (Hükme esas alınan uzman orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın (A) harfli bölümü üzerinde 2 katlı ev ile bahçede meyve ağaçlarının bulunduğu ve 617 numaralı kadastro parseli içinde yer aldığı, (B) harfli bölümün ise eskiden taşlık ve … iken ziraat alanı haline getirildiği, içinde 2 katlı ev olduğu, orman toprağı özeliği taşımadığı, meyilinin % 8 – 10 olduğu, emekle temizlenerek ziraat alanı haline dönüştürüldüğü 1957 tarihli memleket haritasında taşlık ve … alanda yer aldığı, (A) harfli bölümün tapulu 617 numaralı taşınmaz içinde yer aldığı, (B) harfli bölüm ile birlikte orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanarak siyah beyaz memleket haritası üzerinde işaretlendiğinden bilirkişi raporu bu hali ile denetlenemediği ayrıca, dosya içinde bulunan 617 parsele ilişkin kadastro tesbitine itiraz dosyasında Hazinenin dava dışı gerçek kişiler adına yapılan kadastro tesbitine itiraz ettiği, mahkemece yapılan inceleme neticesinde kadastro tesbitine kadar gerçek kişiler yararına kazandırıcı zamanaşımı ile 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı açıklanarak Hazinenin açtığı davanın kabul edildiği ve Hazine adına tescile kakar verildiği anlaşılmakla, söz konusu dosyada 1976 yılında yapılan keşifte yerel bilirkişinin çekişmeli 617 parselin taşlık ve … olduğunu açıkladığı, … bilirkişinin düzenlediği krokide ise, 617 parselin batı yönünü “taşlık, …” olarak gösterdiği, temyize gelen bu dosyada ise dinlenen yerel bilirkişinin 617 parsel içinde kalan (A) harfli bölüm ile 617 parselin hemen bitişiğinde bulunan (B) harfli bölümün 1965 ten beri imar ihya yapılarak 30 – 35 yıldan beri davacı tarafından kullanıldığını açıkladığından, beyanlar arasında çelişki bulunduğu ve bu husus giderilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, bu nedenle mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde, orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; memleket haritası ve kadastro paftası ölçekleri eşitlenip biribiri üzerine aplike edilerek çekişmeli ve komşu taşınmazların memleket haritasına göre, konumu saptanıp; bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilip, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması, yapılacak inceleme neticesinde çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiğinde isebu defa 617 parsele ilişkin dosyadaki beyanlar ile yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeli davacının imar ihya ettiği açıklanıyor ise imar ihyanın tamamlandığı tarih ile dava tarihi arasında, 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin ve zilyetliğin gerçekleşip gerçekleşmediği gözönüne alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği) sebebiyle bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise, 1956 yılında yapılmış, 26/09/1956 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 16/02/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.