YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/17733
KARAR NO : 2007/1921
KARAR TARİHİ : 19.02.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine temsilcilisi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 112 ada 33 parsel sayılı 17014.59 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın orman sayılan yer olduğu zilyetlikle kazanılmayacağı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin (B) işaretli bölümünün tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 04/04/1989 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece, Hazine davasının kısmen kabulüne karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Hazine parselin tümünün zilyetlikle kazanılamayacak yer olduğunun iddia ettiği gibi çekişmeli parselin tesbitine esas alınan vergi kaydı çalılık sınırlıdır, eylemli olarak sınırda orman bulunmamaktadır. Hazinenin davasının reddine karar verilen (A) işaretli bölüm yönünden 3402 Sayılı Yasanın 14. madde koşullarının davalı yararına oluşup oluşmadığı araştırılmadığı gibi, kadastro hakimi düzenli sicil oluşturmakla görevli olduğu halde, reddedilen bölümün kim ya da kimler adına tescil edileceği de hükmü yerinde gösterilmemiştir.
O halde, reddedilen bölüm üzerinde davalının zilyetliğinin ne zaman başladığı, bu bölümün zilyetliğe konu olacak yerlerden olup olmadığı, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ekonomik amacına uygun olarak sürdürülüp sürdürülmediği, zilyetliğin süresi yerel bilirkişi ve tarafların göstereceği tanıklardan ayrıntılı ve maddi olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalı, komşu parsellere revziyon gören kayıtları da getirtilerek taşınmaz yönünü ne okuduğu araştırılıp, bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu denetlenmeli, vergi kaydı değişik sınırlı olduğu, orman kadastrosunun kesinleştiği tarih ve tespit tarihi arasında 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresi geçmediğinden, 3402 Sayılı Yasanın 20/c maddesi hükmüne göre vergi kaydı yüzölçümüne değer verilerek kapsam belirlenmeli, vergi kaydı kapsamında kalan bölüm üzerinde 3402 Sayılı Yasanın 14. madde koşullarının davalı yararına oluştuğunun belirlenmesi halinde ada, parsel numarası ve yüzölçümü belirtilerek kim adına tescil edileceği belirtilerek ve davalı taraf önceki hükmü temyiz etmediğinden, davacı Hazine yararına … usuli kazanılmış hak da gözönünde bulundurularak hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 19/02/2007 günü oybirliği ile karar verildi.