YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/17735
KARAR NO : 2007/1919
KARAR TARİHİ : 19.02.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine temsilcilisi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 120 ada 45 parsel sayılı 16404.80 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın sınırında genişletilebilir nitelikte orman alanı bulunduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin tesbit gibi davalı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 04/04/1989 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece, taşınmazın tesbite esas alınan vergi kaydı kapsamında kaldığı, orman sayılamayan yerlerden olduğu, kaydın doğu sınırı çalılık okumakta ise de bu sınırda bulunan 46 sayılı parselin kişi adına yapılan tespitinin kesinleşmesi nedeniyle vergi kaydının sabit sınırlı hale geldiği ve zilyetlikle kazanma koşullarının davalı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür.
Hazinenin dava dilekçesindeki iddiasına, tespit nedenine ve savunmaya göre uyuşmazlık, taşınmaza uygulanan vergi kaydının kapsamının tayini ve taşınmazın zilyetlikle kazanılıp kazanılmayacağı yönünde toplanmaktadır. Kadastro sırasında taşınmaza ve taşınmazla öncesinde bir bütün olan dava dışı 46 sayılı parselin tesbitine esas alınan vergi kaydı 1 hektar 20 Ar yüzölçümünde olup çalılık sınırlıdır ve eylemli olarak da taşınmazda bir bütün olan 46 sayılı parselin doğu sınırı ile taşınmazın güney sınırında tahdidi 1989 yılında kesinleşen Karabelen Devlet Ormanı bulunmaktadır. Hazine her zaman tesbiti kişi adına kesinleşen 46 parselle ilgili vergi kaydı miktar fazlası olduğu iddiasıyla dava açabileceğinden dayanılan vergi kaydının sabit sınırlı kabul edilebilmesi mümkün değildir. Ayrıca, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı zilyetlikle kazanma koşullarının davalı yararına oluşup oluşmadığı da yeterince araştırılmamıştır.
Hal böyle olunca; vergi kaydı değişik sınırlı olup, orman kadastrosunun kesinleştiği tarih ve tespit tarihi arasında 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresi de geçmediğinden, 3402 sayılı yasanın 20/c maddesine göre vergi kaydının miktarına değer verilerek ve sabit sınırlara bağlantı kesilmeyecek şekilde kasamı belirlenmeli, kayıt kapsamı içinde kalan bölüm üzerinde davalının zilyetliğinin ne zaman başladığı, bu bölümün zilyetliğe konu olacak yerlerden olup olmadığı, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ekonomik amacına uygun olarak sürdürülüp sürdürülmediği, zilyetliğin süresi yerel bilirkişi ve tarafların göstereceği tanıklardan ayrıntılı ve maddi olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalı, komşu parsellere revziyon gören kayıtları da getirtilerek taşınmaz yönünü ne okuduğu araştırılıp, bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu denetlenmeli, vergi kaydı kapsamında kalan bölüm üzerinde 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davalı yararına oluştuğunun belirlenmesi halinde bu bölüm yönünden davanın reddine, vergi kaydı kapsamı dışında kalan bölüm yönünden ise davanın kabulüne karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 19/02/2007 günü oybirliği ile karar verildi.