YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/18010
KARAR NO : 2007/1949
KARAR TARİHİ : 19.02.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 125 ada 10 parsel sayılı 12050.64 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ham … niteliği ile belgesizden Hazine adına tesbit ve tescil edilmiştir. Davacı …, taşınmazın babasından kendisine miras kaldığı, tarla niteliğinde olduğu ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin tapusunun iptali ile tarla niteliğiyle davacı Dursunoğlu 1941 doğumlu … … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı araştırılmamış, usulüne uygun orman araştırması yapılmamış, bu nedenle davalı taşınmazın gerçek niteliği belirlenmemiştir. Eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
Mahkemece, öncelikle yörede orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı sorularak, yapılmamış ise Orman Yönetimi davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmalıdır. Ayrıca; komşu Kavakalan Köyünde orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı da Orman Yönetiminden sorularak yapıldı ise, çekişmeli parselin doğusunda bulunan arazi parçasının orman sınırları içine alınıp alınmadığı ve bu bölgeye ait orman kadastro haritası ve tutanakları getirtilmelidir. Yine bu bölgede arazi kadastrosu yapılıp yapılmadığı Kadastro Müdürlüğünden sorularak çekişmeli 10 parselin doğusuna ait arazi kadastro paftası ve kadastro tutanakları getirtilerek dosyaya konulmalıdır.
Orman kadastrosunun kesinleştiği hallerde bir yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve hukuki niteliği orman kadastro tutanak ve haritaların zemine uygulanması suretiyle belirlenir.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisi arasından seçilecek bir uzman orman yüksek mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden
yapılacak keşifte, kesinleşen orman tahdidi var ise kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda en az dört yada beş orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı, bilirkişilere tahdit hattı ile irtabatlı müşterek kroki düzenlettirilmelidir. Eğer dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde kesinleşmiş orman tahdidi yok ise eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafı ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip yapılacaka keşifte çekişmeli taşınmazla birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli, 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın doğusunda bulunan ve Kavakalan Köyünde kalan arazinin de niteliği belirlenerek, memleket haritası üzerinde tüm yönlerden komşu parseller ile birlikte gösterilmeli, böylesine yapılacak bir araştırma sonucu davalı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşılması halinde davacı gerçek kişinin davasının reddine karar verilmeli, orman olmadığının anlaşılması halinde ise 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerindeki davacı yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 19/02/2007 günü oybirliği ile karar verildi.