YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1867
KARAR NO : 2006/5460
KARAR TARİHİ : 21.04.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü … ve … mevkiilerinde bulunan toplam iki parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Davanın devamı sırasında … …; Köklük mevkiinde bulunan dilekçede sınırlarını belirttiği 5.000 m2 yüzölçümlü taşınmazı …’ten satın aldığını, adına tapuya tescili istemiyle davaya harçlı katılmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, … ve orman bilirkişileri tarafından müşterek düzenlenen 17.10.2003 tarihli raporda (A ve C) ile işaretlenen sırasıyla 9.941,45 – 14.134,94 m2 yüzölçümlü taşınmazların davacı … adına tapuya tesciline, (B) ile işaretlenen 786,31 m2 yüzölçümlü taşınmaza yönelik davanın reddine, (D) ile işaretlenen 4.916,57 m2 yüzölçümlü yerin katılan … … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 15.03.1979 tarihinde ilan edilen 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1992 yılında 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu ise yapılmamıştır.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Şöyleki; hükme dayanak alınan orman ve … bilirkişileri tarafından düzenlenen raporda, hat uygulaması 3 orman sınır noktasını gösterir şekilde yapılmış, tahdit haritası ile çekişmeli yerlerin kadastro krokisinin ölçekleri eşitlenmemiş, 15 ila 25 orman tahdit sınır noktalarını gösterecek biçimde tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki çizilmemiştir. Dairemizin geri çevirme kararı üzerine getirtilen 1967 yılında yapılan orman tahdidine ilişkin çalışma tutanakları incelendiğinde 24 OTS’nin Kırkpınar Deresi ile kesişen yere konulduğu açıklandığı halde ilk tahdit haritası ile orman rejimi dışına çıkarma haritasında ve hükme dayanak alınan orman raporlarında 24 OTS’nin Kırkpınar Deresi ile kesişen yere konulmadığı görülmüştür. Bu haliyle uzman
bilirkişinin orman tahdit haritası ve tutanaklarını nasıl uyguladığı ve taşınmazın kesinleşen orman tahdidinde ne gibi işleme tabi tutulduğu net olarak anlaşılamamaktadır. Hakimin bilirkişi raporlarını denetleme yükümlülüğü vardır. Hükme dayanak yapılan jeolog bilirkişi … … tarafından düzenlenen raporda çekişmeli taşınmazların sınırlarında derenin bulunduğu, ancak taşınmazların … kesit alanı içinde kalan bölümlerinin olmadığı açıklanmış ise de Dairemizin geri çevirme kararı üzerine getirtilen orman tahdit haritasında ve orman ile … bilirkişileri tarafından düzenlenen 24.1.2006 havale tarihli ek rapor ekindeki hat uygulamasında kuzeyde bulunan (hükme dayanak yapılan … ve orman bilirkişileri tarafından müşterek düzenlenen krokide (A) ile işaretlenen) taşınmazın içinden derenin geçtiği görülmektedir. Hükme dayanak yapılan orman ve … bilirkişileri tarafından düzenlenen rapor ekindeki krokide … (A) ile işaretlenen taşınmazın … ve güney sınırından (C ve D) ile işaretlenen taşınmazlarında batı ve kısmen kuzey sınırından geçmektedir. Bu durumda hükme dayanak yapılan … ve orman bilirkişileri tarafından müşterek düzenlenen rapor ile geri çevirme kararı üzerine aynı bilirkişilerden alınan ek rapor ve Jeoloğ raporu birbiriyle çelişkilidir.
Kural olarak bir yerde, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden sonra yapılıp kesinleşen orman kadastrosu varsa o yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının kesinleşen orman kadastrosu harita ve tutanaklarının uygulanması sonucu belirlenecektir. Orman tahdit haritası ile çalışma tutanaklarının çelişmesi halinde de çalışma tutanakları esas alınmalıdır. Ne var ki; 4721 Sayılı Yasanın 713. maddesi uyarınca açılan tescil davalarında çekişmeli taşınmazların yalnızca kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kalması yeterli olmayıp zilyetlikle kazanılması koşullarının bulunup bulunmadığının ve ayrıca 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış orman olup olmadığının da araştırılması ve devletin hüküm ve tasarrufu altında orman sayılan yer olması halinde kesinleşen orman sınırı dışında kalan taşınmaza yönelik açılan davanın reddine karar verilmesi gerekir.
O halde; eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve amenajman planı bulundukları yerlerden getirtilmeli, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman … orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişiler aracılığıyla yeniden keşif yapılmalı, tutanaklarda bahsi geçen … mevki ve yer adları konusunda yerel bilirkişi ifadelerinden yararlanılarak, 1967 orman tahdidi, 1979 ve 1992 yıllarında yapılan aplikasyon ve 2/B uygulamasına ilişkin tutanaklar ve haritalar ile çekişmeli taşınmazların kadastro paftası, 6831 Sayılı Yasaya göre orman kadastrosu ve aynı Yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki yönetmelik ve bu yönetmeliğin 54. maddesi gereğince çıkarılan teknik izahatnamede tarif edilen yöntemle, çekişmeli taşınmazlara geniş çevresi ile birlikte sağlıklı biçimde uygulanmalı, zeminde bulunamayan orman sınır noktaları, bulunan diğer orman sınır noktalarından hareketle, tutanak ve haritalardaki açı ve mesafelere göre bir bir bulunup, zeminde işaretlenmeli, uygulamada haritaların yapımında kullanılan … fotoğraflarından yararlanılmalı, tahdit haritası ile çalışma tutanaklarının çelişmesi halinde orman sınır noktalarının zemindeki, tahdit haritasındaki ve genel arazi kadastro paftasındaki yerlerine itibar edilemeyeceği, tutanaklardaki yön ve mesafe olarak tarif edilen ve haritaların yapımında kullanılan … fotoğrafları ile desteklenen yerlerine itibar edilmesi gerektiği bilinmeli; orman ve … bilirkişi kurulu aracılığıyla, yörede 1967 yılında ilanı yapılıp kesinleşmiş tahdit haritası ve 1979 ve 1992 yıllarında yapılan aplikasyon ve orman rejimi dışına çıkarma haritası ile çekişmeli yerlerin kadastro paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, 15 ila 25 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazların ilk tahdit haritası ile aplikasyon ve 2/B madde haritasındaki konumları duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere (orman ve fenni) çekişmeli yerlerin bu haritalara göre yapılan uygulamalarla ilgili konumlarını ayrı ayrı renklerle gösteren müşterek kroki düzenlettirilmelidir. Çekişmeli taşınmazların orman sınırı dışında kaldığının belirlenmesi halinde, en eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafı ve amenajman planları, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde
nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; orijinal-renkli memleket haritası ölçeği kadastro paftası ölçeğine çevrildikten sonra yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunun yalnız büro incelemesi ile değil, uygulama ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili rapor alınmalı; mahkemece çekişmeli taşınmazlar gözlenmeli ve üzerlerinde neler bulunduğu keşif tutanağına yazılmalı, çekişmeli taşınmazların 4 taraftan renkli fotoğrafı çektirilip dosya arasına konulmalı, çekişmeli taşınmazların kesinleşen orman sınırı dışında kalıp da … fotoğrafı ve memleket haritasındaki görünüm ve rumuzlara eylemli duruma göre devletin hüküm ve tasarrufu altında ve orman sayılan yerlerden olup olmadığı belirlenmeli, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde 6831 Sayılı Yasanın 4999 Sayılı Yasa ile değişik 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki zilyetlikle kazanılmayacak yer olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma (Medeni Yasanın 713. maddesi, 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerindeki) koşulların araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak, yapılacak keşifte imar ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tespiti yönünden tanık beyanlarına başvurulmalı, tarafların bildirecekleri zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli, çekişmeli yerlerin öncesinin ne olduğu, imar ihyanın hangi tarihte tamamlanıp bittiği, zilyetliğin hangi tarihten başlayıp kimler tarafından, kaç yıl, ne şekilde sürdürüldüğü, kullanımın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların ve yerel bilirkişinin imar ihya ve zilyetlik olgusunu hangi olaylarla nasıl hatırladıkları saptanmalı, tarım uzman bilirkişi olarak … mühendisine inceleme yaptırılıp, çekişmeli yerlerin zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; çekişmeli (A) ile işaretlenen 9.941,45 m2 yüzölçümlü taşınmazın içinde derenin bulunup bulunmadığı belirlenmeli … yok ise hangi sebeple olmadığı, … değiştirip değiştirmediği, taşınmazların … yatağı olup olmadıkları yönünde jeologtan rapor alınmalı, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki … yataklarının zilyetlikle kazanılamayacağı düşünülmeli, dava tarihine kadar … kişi yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli, bu arada çekişmeli taşınmazların bulunduğu … Köyünde arazi kadastrosu yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa çekişmeli taşınmazların tespit tutanaklarının düzenlenip düzenlenmediği Kadastro Müdürlüğünden sorulmalı, tespit tutanakları düzenlenmişse davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait alacağı nazara alınarak görevsizlik kararı verilmeli, bu köyde halen arazi kadastro işlemi başlamamışsa, kadastroya esas olmak üzere 1/5000 ölçekli fotogometri yöntemiyle düzenlenen harita varsa Kadastro Müdürlüğünden istenerek çekişmeli taşınmazlar bu haritalar üzerinde ölçeğine uygun olarak gösterilmeli, önceki yıllarda arazi kadastrosu yapılmışsa H.G.K.’nun 18.02.1998 … 1998/8-15 sayılı kararı gereğince kadastro paftasının düzenlendiği tarihten dava tarihine kadar 20 yıllık süre geçmemişse başka bir araştırmaya gerek olmadan davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmeli; bundan sonra toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle; davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine yükletilmesine 21.04.2006 günü oybirliği ile karar verildi.