Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/2062 E. 2006/4725 K. 10.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2062
KARAR NO : 2006/4725
KARAR TARİHİ : 10.04.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili ile Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … (…) vekili, 15.07.1993 tarihli dava dilekçesiyle Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/225 sayılı dosyasında açtığı davada hudut ve mevkilerini bildirdiği … Köyünde 23 parça taşınmazın ortak miras bırakanları … ve … …’dan kalıp paylaşılmadığını, davalıların anlaşma ve paylaşıma razı olmadıklarını bildirerek veraset ilamındaki hisseleri oranında davacı … davalılar adına tescilini istemiştir. Davanın devamı sırasında yörede 26.06.1996 tarihinde arazi kadastrosu yapılması ve çekişmeli taşınmazların (toplam 32 adet) kadastro tespit tutanaklarının düzenlenmesi nedeniyle 10.09.1996 tarihinde görevsizlik kararı verilerek dosya ve ekleri Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. Kadastro sırasında … Köyü 102 ada 39 ve 49, 105 ada 37 ve 38, 115 ada 14, 66, 76, 156 ve 157, 110 ada 28 ve 29, 111 ada 10, 116 ada 23 ve 33, 117 ada 30, 118 ada 41 ve 90, 120 ada 56, 121 ada 3 ve 8, 128 ada 2, 131 ada 71, 75 ve 78, 132 ada 149 ve 156, 141 ada 55 ve 78, 143 ada 5 ve 6, 133 ada 144 ve 188 parseller ayrı ayrı vergi kayıtları ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı … davalılar adlarına ait ise de, Asliye Hukuk Mahkemesinde 1993/225 sayılı dosyasında davalı olduğundan malik haneleri boş bırakılarak 3402 Sayılı Yasanın 5. maddesine göre tespit tutanak ve ekleri Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece, müdahil davacı … …’un 110 ada 28 parsele yönelik elatmanın önlenmesi ve tescil davasının kabulü ile bu parselin … … adına tapuya tesciline, davacı …’ın 118 ada 90, 116 ada 33 ve 105 ada 38 parsele yönelik davasının reddine ve dava konusu bu üç parselin Hazine adına tapuya tesciline, davacı …’ın 143 ada 6 nolu parsele yönelik davasının reddine, bu parselin … oğlu … … adına tapuya tesciline, davacı …’ın 102 ada 39 ve 49, 105 ada 37, 110 ada 29, 111 ada 10, 115 ada 14, 66, 76, 156 ve 157, 116 ada 23, 117 ada 30, 118 ada 41, 120 ada 56, 121 ada 3 ve 8, 128 ada 2, 131 ada 71, 75 ve 79, 132 ada 149 ve 156, 133 ada 144 ve 188, 141 ada 55 ve 72, 143 ada 5 nolu parsellere yönelik davasının kabulüne, bu parsellerin 4 pay itibariyle 2 payının … oğlu 1943 doğumlu … …, 1 payın … oğlu 1946 doğumlu … Akçam, 1 payın … kızı 1934 doğumlu … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … vekili ile Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
1) Orman Yönetimi ve Hazinenin 118 ada 90, 116 ada 33 ve 105 ada 38 parseller dışında kalan ve … kişiler adlarına tescil edilen 29 adet taşınmaza yönelik temyiz itirazları yönünden;
Taşınmazlar başında dokuz kez keşif yapılmış, tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tanıklar dinlemiştir. Bu keşiflerden sadece birinde uzman orman mühendisi ile farklı keşiflerde … ve jeoloji mühendisi dinlenmiştir. 14.01.1998 günlü 4. keşifte dinlenen … orman yüksek mühendisi raporunda çekişmeli taşınmazların 1957 tarihli memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğraflarından tamamının orman sınırları dışında ve orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiş ise de, hükme dayanak alınan bu raporda, taşınmazların memleket haritası ve … fotoğraflarındaki konumu ve nitelikleri ile bitki örtüsü, eğimi ve halihazır durumu ayrıntılı biçimde incelenmemiş, kadastro paftası ve memleket haritasının ölçeği denkleştirilmek suretiyle birbiri üzerine aplike edilerek, çekişmeli taşınmazların konumu memleket haritası ve … fotoğrafında da gösterilmemiş, taşınmazların konumu kesinleşmeyen tahdit haritası üzerinden gösterilmekle yetinilmiştir. Rapor bu haliyle yetersiz olup, uzman bilirkişilerin yetersiz raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
Çekişmeli taşınmazlardan 102/49, 105/37 ve 38, 115/66, 76, 156 ve 157, 116/23 ve 33, 117/30, 118/41 ve 90, 120/56, 121/3 ve 8, 128/2, 131/71 ve 75, 132/149 ve 156, 141/55 ve 78, 133/188 parsel sayılı taşınmazlar tarla niteliği ile, 115/14, 111/10 ve 133/144 sayılı parseller … niteliğiyle, 131 ada 78 parsel … niteliğiyle, 102/39 parsel ahşap samanlık, 110 ada 28 parsel arsa, 110 ada 29 parsel arsalı kargir ev, 143 ada 5 parsel avlulu 2 katlı, 2 adet ahşap ev, 143/6 parsel ahşap ev niteliğiyle, tespit tutanakları düzenlenmiş, 143 ada 6 parsel Ağustos 1945 tarih 22 nolu tapu kaydı ile, 102/39, 105/38, 115/14, 156 ve 157, 111/10, 116/33, 118/41, 118/90, 132/156, 143/5, 133/144 ve 188 sayılı parseller kısmen belgesizden ve kısmen vergi kaydı ile … kaydı miktar fazlası olarak; yine, 102/49, 105/37, 115/66 ve 76, 110/28 ve 29, 116/23, 117/30, 120/56, 121/3 ve 8, 128/2, 131/71 ve 75, 132/149, 141/55, 78, 1937 ve 1938 tarihli 717, 274, 127, 365, 366, 273, 289, 195, 17, 163, 458, 567, 566, 489, 705 ve 710 tahrir numaralı vergi kayıtlarıyla kayıt malikleri ve zilyetleri lehine tespit edilmiş, davalı oldukları tutanağa yazılarak Kadastro Mahkemesine devredilmiştir. 116 ada 23 parsel tutanağına ekli 6831 Sayılı Yasaya göre (93 adet) düzenlenmiş suç tutanağı mevcuttur. Yine; 105/37, 110/28, 116/23, 117/30, 120/56, 121/3, 128/2, 131/71, 141/55 ve 78, 133/144 ve 188 parseller, tutanaklarına ekli olan ve davalı … tarafından ibraz edilen 10.03.1971 tarihli … ve … tarafından davalı … lehine düzenlenmiş,ölünceye kadar bakmak kaydıyla zilyetliğin devri (hibe) sözleşmesi mevcuttur.
Mahkemece; 4, 5, 6, 8 ve 9. keşiflerde dinlenen … mühendisi, … yüksek mühendisi tarafından düzenlenen raporlarda çekişmeli taşınmazların … ve tarla niteliğinde … tarım yapılan kültür arazileri olduğu bildirilmiş, 8. keşifte dinlenen jeoloji yüksek mühendisi raporunda 157, 165 ve 164 parseller üzerinde ve 173, 131, 73, 71, 70, 64, 172, 171, 153, 152, 151, 150 ve 147 parseller sınırında bataklık, 64 ve 70 parseller içinde ağaçlık bölge ve doğal olarak oluşmuş … suyu bulunduğunu ve 30-40 metre genişliğinde sazlık oluşturduğu, 57, 56, 55, 54 ve 53 sayılı parsellerin doğusunda 156, 149, 75 ve 74 sayılı parsellerin batısında
bulunan su arkının ise, elle açıldığı açıklanmıştır. Kadastro haritasında jeoloji bilirkişinin sözünü ettiği bir kısım parsellerin üzerinde 30-40 metre genişliğinde sazlığın bulunduğu görülmektedir. Hazinenin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunun yerlerden olduğu yolundaki sav ve savunması karşısında bu parsellerin tarım yapılmayan ve … mülke konu teşkil etmeyen bataklık ve sazlık olan yerlerden olup olmadığı konusu yeterince araştırılmamıştır.
2) Davalı …’ın, müdahil davacı adına tesciline karar verilen 110 ada 28 sayılı parsel ile, Hazine adına tescil edilen 118 ada 90, 116/33 ve 105 ada 38 parseller, yine davacı … ile birlikte payları oranında davalı … diğer davalılar adlarına tescil edilen paylaşım, pay satışı ve hibeye yönelik temyiz itirazları yönünden;
Davacı …, 1993/225 sayılı dosyada açtığı tescil davasında, taşınmazların … muris dedesi … oğlu 1303 doğumlu … …’dan mirasçılarına intikal ettiğini, paylaşım yapılmadığını ve iştirak halinde mülkiyet koşullarının varlığını sürdürüğü iddiasıyla payları oranında adına tescilini talep etmiştir.
Dosyada bulunan veraset ilamlarının incelenmesinde; … muris 1303 doğumlu … …, Şubat 1942 yılında ölmüştür. 1966 yılında ölen eşi … … ile evliliğinden …, …, …, …, …, … … olmak üzere dört oğlu, iki kızı bulunmaktadır. Bunlardan sadece … ve … … evlidir. …, …, … ve … bekar olarak ölmüşlerdir.
Tanık ve yaşlı yerel bilirkişi anlatımlarına göre, 110 ada 28 parsel hariç tüm taşınmazların … muris … …’dan intikal ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, yapılan keşiflerde dinlenen tanıklar paylaşımdan ve mirasbırakan … …’ın çocuklarından davacı …’ın annesi …’nın başka yerlerden pay aldığını bildirmişlerse de, hangi taşınmazların kendisine verildiği ve akıbeti sorulup araştırılmamış, mirasçılardan …’ye hangi taşınmazların verildiği sorulmamıştır.
Davalı (torun) … … murisin oğlu …’nin oğludur. Dedesi ve babasından intikal eden tüm taşınmazlara zilyet olduğu, 65-70 yaşlarında yeğenleri davalı (torun) … … yanında bekar olarak ölen … ve …’in muristen kendilerine miras ve paylaşım yoluyla kalan tüm taşınmazları ölünceye kadar bakmak kaydıyla yeğenleri (torun) … oğlu … …’a 10.03.1971 tarihli senetle devrettikleri yazılıdır. … ve …’ye hangi taşınmazların verildiği ve halen kimin tarafından zilyet edildiği, akıbetlerinin ne olduğu konusunda bir açıklık yoktur. 10.03.1971 tarihli hibe senedine konu olan taşınmazlar 07.05.2004 tarihinde yapılan 8. keşifte hangi parsellere ait olduğu saptanmıştır.
Mahkemece bu belirlemeye rağmen, tüm taşınmazlarda paylaşımın yapılmadığı ve iştirak halinin sürdüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuşsa da, yapılan dokuz keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların paylaşımdan söz ettikleri, mirasaçılardan … ve …’in payına isabet eden taşınmazların da torun … …’a devredildiği 10.03.1971 tarihli senetten anlaşılmaktadır. Mahkemece, bu belgenin hangi nedenle gözönünde bulundurulmadığı kararda açıklanmamış, tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmemiştir.
Bu durumda, mahkemece yapılacak iş; taraf tanıklarından paylaşımın tüm mirasçıların huzuru ile yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa ne zaman yapıldığı, paylaşımda hangi mirasçıya hangi taşınmazların isabet ettiği, halen kim adına tespit ve tescil edildiği, zilyetliklerin sürdürülüş biçimi, süresi, ne şekilde kullanıldığı, hibe ya da harici satışa konu olup olmadığı tanıklardan ayrı ayrı sorulup saptanmalı, paylaşım sonucu mirasçılara verilen taşınmazlara ait tespit tutanak örnekleri getirtilmeli, tanık sözleri arasında çelişki bulunması halinde yöntemine uygun olarak giderilmelidir.
Müdahil davacı … … lehine tescile karar verilen 110 ada 28 sayılı parselin ilk maliki … …’nin tanık sıfatıyla alınan beyanında, kendisi tarafından 12.04.1983 tarihli senetle müdahil …’e satıldığı, ancak zilyetliğinin devredilemediği, bu parselin … … tarafından önce davalı (torun) … …’a satılıp zilyetliğini devrettiği, bedelini kısmen aldığı, daha sonra … …’dan aldığı paraya karşılık yeniden … …’a satılmasını teklif ettiği, … …’ında bu teklife olumsuz karşılık vermesi üzerine taşınmazını ikinci kez müdahil davacı … …’a sattığını bildirmiştir. Zilyetlik teslimle geçer. … … taşınmaza hiç zilyet olmamıştır. Satıştan beri davalı … tarafından kullanıldığı anlaşılmaktadır. Taşınmazın bu durumda … …’a satılması ile … …’nin taşınmazla ilgisi kesilmiştir. Bundan sonra … …’a yapılan satışa değer verilemez. … …’nin kısmen ödenmeyen satış bedelini … …’dan tahsili ayrı bir davanın konusudur.
Taşınmazlara uygulanan vergi kayıtları ile bir adet tapu kaydı değişir sınırlıdır.3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi uyarınca kapsamlarının yüzölçümlerine değer verilerek belirlenmesi gerekip gerekmeyeceği de hükümde tartışılmamıştır.
O halde; yöntemine uygun olarak orman araştırması yapılmalı, taşınmazların orman ya da orman sayılmayan yerlerden olmadığı anlaşıldığı takdirde yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından paylaşımın ne zaman, kimler arasında nasıl yapıldığı, hangi mirasçıya paylaşım sırasında hangi taşımazın verildiği ve halen kim adına tespit ve tescil edildiği sorulmalı, o taşınmazların tapu kayıtları ve tespit tutanak örnekleri getirtilip bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu denetlenmeli, … ve …’in hibesine ilişkin 10.03.1971 tarihli senet kapsamı değerlendirilip tartışılmalı, çekişmeli parsellerin tespitine esas tapu ve vergi kayıtları yerine uygulanarak 3402 Sayılı Yasanın 20/C ve 32/3. maddelerine göre kapsamları belirlenmeli, sazlık ve batıklık yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağı düşünülmeli, 110 ada 28 sayılı parselin … … tarafından … …’a yapılan satışın geçerli olduğu nazara alınmalı, çekişmeli parsellerin malik hanelerinin açık olması nedeniyle 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince mahkemece lüzum görülen diğer deliller de toplanarak … hak sahibi adına tescile karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin, İkinci bentte açıklanan nedenlerle; davalı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 10/04/2006 günü oybirliği ile karar verildi.