Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/2459 E. 2006/5138 K. 17.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2459
KARAR NO : 2006/5138
KARAR TARİHİ : 17.04.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşma sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yörede 1941 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında tutanak defterinin 36. sayfasında alınan karar ile Nisan 1932 tarih 75 sıra numaralı tapu kaydı kapsamının orman sınırları dışında bırakıldığını ve daha sonra paydaşlar arasında fiilen taksim edilen bu taşınmazı 1989 yılında müvekkilinin satın aldığını, üzerinde davacı kişiye ait bina ve müştemilatların bulunduğunu, Şile Mal Müdürlüğü tarafından düzenlenen yazı ile eski 213 … 448 ve 449 sayılı parsel olan taşınmaz üzerinde bulunan ev ve bahçesini kapsayan 5665 m2’lik bölümde davacının tahliyesinin istendiğini, 3116 Sayılı Yasaya göre orman sınırları dışında bırakılan taşınmazın yanlış aplike ile tahdit sınırlarında değişiklik yapılarak orman sınırları içine alınamayacağını haksız tahliye, yıkım talebi ve müdahalenin önlenmesi ile uyuşmazlığın giderilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, eski 213 … 448, 449 ve 450 parsel sayısını … taşınmazlara “Davalı Hazinenin müdahalesinin önlenmesine ve uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine” karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli Çayırbaşı Köyü 213 parsel sayılı 19560 m2 yüzölçümlü taşınmaz yörede 1959 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında çalılık niteliği ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Orman Yönetimi 12.05.1993 tarihinde taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile açtığı dava sonucu Şile Asliye Hukuk mahkemesinin 1996/256-1997/44 sayılı dosyası ile (B) ile gösterilen 14195m2’lik bölümünün orman kadastro sınırları içinde kaldığından, orman niteliği ile Hazine adına tesciline dair verdiği karar kesinleşmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk orman tahdidi 1941 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılmış, daha sonra orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasayla değişik 2. madde uygulaması 11.10.1977 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiş ve 2/B madde uygulaması da 13.12.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre çekişmeli 213 nolu parsel 1959 yılında çalılık niteliği ile Hazine adına tespit edildiği, yörede 1977 yılında 4785 Sayılı Yasa gözetilerek yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sırasında tamamının orman sınırları içine alındığı, daha sonra 1744 Sayılı Yasayla değişik 2. madde uygulaması yapılarak bir bölümünün orman sınırları dışına çıkarıldığı ve Orman Yönetiminin Hazine aleyhine açtığı dava sonucu Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.03.1997 … 1996/256-44 sayılı ilamı ile kesinleşen orman sınırları içinde kalan 14195 m2’lik kısmın orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmesi üzerine kesinleşen hüküm infazına yönelik olarak 213 parsel ifraz edilerek oluşturulan, 449 ve 450 nolu parseller orman vasfı ile Hazine adına tescil edildiği, hükmün dayanağı krokide geriye kalan bölümde 2. madde sahası olması nedeniyle Hazine üzerinde bırakılan bölümde 448 parsel numarası verilerek Hazine adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapılan orman kadastrosu ile genel arazi kadastrosunun kesinleştiği tarihler dikkate alındığında davacı … kişinin dava konusu 213 nolu parselin kısmen orman sınırları içinde kısmen 2. madde sahası içinde kaldığına dair işlemlerin iptali konusunda açtığı davada hiçbir yasal dayanağının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Çünkü 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesine göre “kadastro tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.”, aynı şekilde, 6831 Sayılı Yasanın 11 maddesine göre de “Orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanakların askı suretiyle ilanı, ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmündedir. Tutanak, harita ve kararlara karşı askı tarihinden itibaren altı ay içinde kadastro mahkemelerine, kadastro mahkemesi olmayan yerlerde kadastro davalarına bakmakla görevli mahkemeye müracaatla sınırlamaya ve 2 nci maddeye göre orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine … ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü ve hak sahibi … ve tüzel kişiler itiraz edebilir. Bu müddet içinde itiraz olmaz ise komisyon kararları kesinleşir. Bu süre hak düşürücü süredir. Ancak, tapulu gayrimenkullerde tapu sahiplerinin, on yıllık süre içerisinde dava açma hakları mahfuzdur.” Her iki yasada geçen süreler hak düşürücü süre olup mahkemece resen gözönünde bulundurulması gerekir. Kaldı ki; çekişmeli 213 parsel sayılı taşınmazın 1959 yılında yapılıp kesinleşen arazi kadastrosu sonucunda çalılık niteliği ile Hazine adına tapuda kayıtlı iken 03.11.1993 tarihinde sürücü kursu eğitim alanı olarak davacıya kiraya verildiği ve daha sonra kira sözleşmesinin iptal edildiği anlaşılmakta ise de ormanların Hazine tarafından … amaçlar için kiralanacağına dair yasalarımızda hiç bir hüküm bulunmadığı bir yana, davacı … kişi de bu kira sözleşmesine dayanmamaktadır.
Bu durumda; mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 17/04/2006 günü oybirliği ile karar verildi.