Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/2538 E. 2006/3440 K. 16.03.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2538
KARAR NO : 2006/3440
KARAR TARİHİ : 16.03.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı yönetimler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … … Köyü … mevkiinde sınırlarını bildirdiği 3 dönümlük taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescilini istemiş, davasını ıslah ederek dava konusu ettikleri bölümün Hazine adına tescil edilen 131 ada 7 sayılı parsel içinde kaldığından söz ederek, bu bölümün tapu kaydının iptali ve adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 131 ada 7 sayılı parselin, dosyada bulunan müşterek bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 1842.20 m2 bölümün tapu kaydının iptaline ve davacı adına tesciline, parselin diğer bölümünün kayıt üzerinde bırakılmasına karar verilmiş hüküm davalı yönetimler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1945 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır. Daha sonra 1975 yılında yapılıp 07.03.1978 tarihinde ilan edilerek itirazsız yerlerde 07.03.1979 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 2002 yılında 3402 Sayılı Yasanın 4. madde hükümlerine göre yapılıp dava nedeniyle kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması mevcuttur.
Kesinleşmiş orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasına ilişkin tutanak ve haritaların zemine aplikesine dayalı keşif sonucu uzman bilirkişi ve … elemanı bilirkişi tarafından müştereken düzenlenen rapor ile, çekişmeli parselin krokisinde (B) ile gösterilen bölümünün, 1945 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde bırakıldığı, Aralık 1948 tarih ve 77 sıra numarasıyla tapuya tescil edildiği, 1979 yılında da 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlenmiştir.
3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu ile oluşan orman kadastro haritasına uygun olarak, Aralık 1948 tarih 77 sıra numaralı orman tapusunun oluştuğu, devlet ormanı olarak tapuda kayıtlı taşınmazın, 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılması halinde sadece niteliğin değişeceği, taşınmazın tapulu olma durumunun değişmeyeceği, bu nedenle dahi kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine konu edilemeyeceği çok açıktır.
Hukukumuzda nitelik kaybı nedeniyle orman dışına çıkarmaya ilişkin ilk yasal düzenleme 1961 Anayasasının ormanla ilgili 131. maddesindeki değişikliğe paralel olarak 04.07.1973 tarihinde yürürlüğe giren 1744 Sayılı Yasayla yapılmıştır. Bilindiği gibi, gerek 3116 Sayılı Yasanın 13. ve 6831 Sayılı Yasanın 11/4. maddesi gereğince tahdidi yapılıp kesinleşen ormanlar hiç bir resim ve harç alınmadan Hazine adına tescil edilir. Orman niteliğiyle Hazinenin mülki olan taşınmazın, nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılması halinde Hazinenin mülkiyet … taşınmazın niteliği değişmiş olarak devam eder, 2924 Sayılı Yasa gereği Orman Bakanlığının emrine geçer. Orman Bakanlığı, bu yerleri Anayasanın 170. maddesinde yazılı bir kamu hizmetinin yerine getirmesi amacıyla kullanacağından bu tür yerler 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi gereğince imar-ihya ve zilyetlikle kazanılamaz. Hazine, orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde hiç bir zaman ilişkisini kesmemektedir. 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesine 05.11.2003 gün ve 4999 Sayılı Yasa ile eklenen hüküme 1744, 2896 ve 3302 Sayılı Yasa uygulaması sonucu orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin fiilen orman olduğunun Orman Genel Müdürlüğü tarafından tespit edilmesi halinde, Hazine tarafından bu yerlerin Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilmesi zorunludur.
Diğer taraftan 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 18/2. maddesi hükmüne göre “Yasaları uyarınca devlete kalan taşınmaz mallar tapuda kayıtlı olsun olmasın zilyetlikle kazanılamaz.”
Yasanın bu maddesinde “yasaları uyarınca devlete kalan taşınmaz malların” hangi malları kapsadığı sayılmamışsa da H.G.K.’nun 13.02.2002 gün ve 2002/16-48-91 sayılı kararında kabul edildiği gibi 6831 Sayılı Yasanın değişik 2. ve 2/B madde uygulaması sonucu orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin de 3402 Sayılı Yasanın 18. maddesi anlamında “yasalar uyarınca devlete kalan taşınmaz mallar” olduğu da kabul edilmesi gerekeceğinden zilyetlikle kazanılamaz.
Açıklanan hususlar gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı yönetimlerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 16/03/2006 günü oybirliği ile karar verildi