Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/2685 E. 2006/5999 K. 01.05.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2685
KARAR NO : 2006/5999
KARAR TARİHİ : 01.05.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … … ve davalılardan Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacılar dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği …… Köyü …. mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece davacı …’nun davasının kabulü ile sınırları belirtilen 8049,02 m2’lik taşınmazın … adına tapuya tesciline, davacı … …’nun davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı … … ve davalılardan Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, davacı … …’nun yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; dosyada mevcut belgelerden …. İlçesi … Mahallesinde 1995 yılında genel arazi kadastrosu yapıldığı anlaşılmakta olup çekişmeli taşınmazın bulunduğu Üçkardeş Köyünde genel arazi kadastrosu yapılıp yapılmadığı araştırılmamıştır. Ayni şekilde çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı da belli değildir. Mahkemece mahallinde yapılan 1. keşif sonucunda Orman Yüksek Mühendisleri … …. tarafından düzenlenen raporlarda çekişmeli taşınmazın memleket haritasında açık alanda kaldığı, eğiminin % 20 olduğu ve üzerinde 20-30 yaşlı bakımlı kızılağaçların bulunduğu, ormanla bütünlük oluşturmadığı sonuç olarak taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiş, rapora eklenen orijinalinden renkli memleket haritasında çekişmeli taşınmazın yeri nokta şeklinde işaretlenmiştir. Mahallinde yapılan 2. keşif sonuçu Orman Bilirkişiler …. ve … … … tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda ise, çekişmeli taşınmazın yeşile … orman alanı içersinde kaldığı ancak özel işaretlere bakıldığında meyve bahçesi olarak görüldüğü, eğiminin % 70 olduğu ve üzerinde 20-40 yaşlı … tarlası ile 30-35 yaşlarında bakımlı ve emekle yetiştirilmiş kızılağaçların bulunduğu bildirilmiş olup ekli memleket haritasında taşınmazın yeri birinci keşif sonuçu düzenlenen bilirkişi raporundan farklı yerde ve nokta şeklinde işaretlenmiştir. Dosya içinde mevcut her iki bilirkişi raporu birbiri ile çelişkili olup çelişen raporlara dayanılarak hüküm kurulamaz.
Ayrıca, davacılar kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle zilyetliğe dayalı tescil davası açmış olduklarından davacı … açısından 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı taşınmaz edinme koşullarının yararına oluşup oluşmadığının da araştırılması gerekmektedir.
Mahkemece öncelikle Kadastro Müdürlüğü ve Orman İşletme Müdürlüğüne müzekkere yazılarak çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu ve orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı sorulmalı, eğer yapılmış ise orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneğinin ve orijinal kadastro paftasının bir örneğinin istenmesi gerekir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce yapılmış ve kesinleşmiş orman tahdidi var ise ve tahdit sırasında 4875 Sayılı Yasa hükümlerinin nazara alınmış ise kural olarak, bir yerin orman olup olmadığı, kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanmasıyla çözümlenir. Bu durumda, mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek 3 orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bir kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Eğer taşınmazın bulunduğu yörede dava tarihinden önce yapılmış ve kesinleşmiş orman kadastrosu yok ise, orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir. Bu durumda ise, mahkemece önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman mühendisi, bir harita mühendisi veya bir … elemanı bilirkişi aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafları, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; l4.03.l989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, çevresi, eğimi, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsü, ağaç cinsi ve sayısı, kapalılık oranı, hakim bitki örtüsü detaylı şekilde incelenmeli; kesinleşmiş tahdit söz konusu olmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; memleket haritası ve kadastro paftası ölçekleri eşitlenip birbiri üzerine aplike edilerek çekişmeli ve komşu taşınmazların memleket haritasına göre, konumu saptanıp; bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilmeli; çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddütte yer vermeyecek biçimde saptanmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak, yapılacak keşifte … uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, murisler yönünden de Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, … ve … olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı … …’nun temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. bentte açıklanan nedenlerle davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Orman Yönetiminden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 01.05.2006 günü oybirliği ile karar verildi.