YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2707
KARAR NO : 2006/5032
KARAR TARİHİ : 14.04.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda … ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 10.11.2005 … ve 2005/8078-13396 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiş, süresi içinde davacı … vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Y. … Köyü 122 ada 46 parsel sayılı 7285 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı …, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmekle Dairece bozulmuştur. Bu kez, davacı … kararın düzeltilmesini istemektedir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece, yapılan keşif sonucu alınan orman bilirkişi raporunda 3402 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon haritası uygulanmış ise de, bu harita ile kadastro haritası arasında eğim ve açı farkı olduğundan bu tahdit haritasının uygulanması ile yetinilemeyeceği; ayrıca, yörede orman tahdidi 1942 yılında 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden önce yapılmış olduğundan kural olarak; bir yerin orman olup olmadığı, kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanmasıyla çözümlenecekse de, bu sınırlandırma 4785 Sayılı Yasa hükümlerinin nazara alınmış olması halinde sağlıklı çözüme ulaştıracağı; zira, 3116 Sayılı Yasanın sadece devlet ormanlarını belirlediği; bu yasaya göre, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşup kesinleşen tahdit haritaları, sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kaldığı, bu şekildeki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasalara göre çözümlenmesi gerektiği, 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiç bir işleme lüzum olmaksızın devletleştirildiği, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulduğu, iadenin koşullarının yasada gösterildiği, bu nedenle; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, bilirkişilerce çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın
öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 … ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 … ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 … ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğunun düşünülmesi; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresinin incelenmesi; yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri kroki düzenlettirilip, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması gerektiği halde, anılan yönde inceleme yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir.
Ancak, keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda taşınmazın eylemli biçimde orman olduğu saptandığına ve 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesinde “Tabii olarak yetişen ve emekle yetiştirilen ağaç ve ağaçcık toplulukları yerleriyle birlikte orman sayılır” dendiğine, aynı maddede sayılan istisna nedenlerinin hiçbirisi taşınmaz için sözkonusu olmadığına göre, fiilen orman sayılan yerlerden olduğu saptanan taşınmazın … mülkiyete konu olamayacağı açık olduğundan, evveliyatının araştırılmasına gerek bulunmamaktadır.
O halde, yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, … vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile yerel mahkeme hükmünün onanması gerekmiştir.
Ayrıca; Dairenin bozma kararının sonuç kısmında temyiz eden davalı … kişi olmasına karşın, davacı … Yönetiminin temyiz eden olarak gösterilmesi maddi hata niteliğindedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … vekilinin karar düzeltme isteminin KABULÜNE, Dairenin 10.11.2005 … ve 2005/8078-13397 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme hükmünün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 14/04/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.