YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/271
KARAR NO : 2006/16045
KARAR TARİHİ : 20.11.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 139 ada 82 parsel sayılı 939400 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Beydağı Devlet Ormanı olarak Hazine adına tespit görmüştür. Davacı gerçek kişiler ve müdahil davacılar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve vergi kaydına dayanarak 82 nolu parselin farklı yerlerine dava açmışlardır. Mahkemece davanın kabulü ile (M) ile gösterilen 28377 m2’lik kısmın … mirasçıları, (A) ile gösterilen 20937 m2’lik kısmın …, (B) ile gösterilen 5534 m2’lik kısmın … , (C) ile gösterilen 6341 m2’lik kısmın İdris Turan, (D) ile gösterilen 22580 m2’lik kısmın Ali Gazi Cini, (E) ile gösterilen 7413 m2’lik kısmın Zakire Kör, (L) ile gösterilen 7868 m2’lik ve (G) ile gösterilen 2781 m2’lik kısımların ise, orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından (L) ve (G) kısımları dışında kalan kısımları yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasının 4. maddesi hükmüne göre yapılmış ve çekişmeli taşınmaz orman sınırları içinde bırakılmıştır.
1- Davacı … mirasçıları adına tesciline karar verilen ve (M) ile gösterilen 28377 m2’lik kısmın etrafı 82 nolu orman parselinin (eylemli orman alanı) dava dışı olup orman olarak kesinleşen kısımları ile çevrili orman içi açıklık niteliğindedir.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 … ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle yeni açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 … ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 … ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 … ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 … ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan toprak kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 … ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 … ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 … ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan toprak kazanımından söz edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek davacı … mirasçılarının davasının reddi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
2- Davacı Ali Gazi Cini adına tesciline karar verilen ve (D) ile gösterilen 22580 m2’lik kısım ile davacı Zakire Kör adına tecilcine karar verilen ve (E) ile gösterilen 7413 m2’lik kısmın, sürülmemiş ve boş durumda olduğu, üzerlerinde yörede çıltı olarak adlandırılan bodur ve dikenli bitkiler ile değişik yaşlarda meşe ağaçları ve meşe çalıları bulunduğu dosyada mevcut ziraatçı bilirkişi Aklan Yoksul tarafından düzenlenen bilirkişi raporundan anlaşılmakta olup, taşınmazların belirlenen bu vasıfları dikkate alındığında davacılar lehine Medeni Yasanın 713. ve 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddesinde belirlenen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği anlaşıldığından davacıların davasının reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Davacı … adına tesciline karar verilen ve (A) ile gösterilen 20937 m2’lik, … adına tesciline karar verilen ve (B) ile gösterilen 5534 m2’lik, İdris Turan adına tesciline karar verilen ve (C) ile gösterilen 6341 m2’lik kısımlara yönelik temyiz itirazlarına gelince: Davacı gerçek kişiler 300 ve 340 nolu vergi kayıtlarına dayanmakta olup, dayanılan vergi kayıtları 1937 tarihinde palamutlu tarla cinsi ile oluşmuştur. 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. 4785 Sayılı Yasanın 2/B maddesinde “sahipli fıstık çamı, palamut meşesi ve aşısız kestane ormanlarının” devletleştirme kapsamı dışında oldukları belirtilmiştir. Bu maddeden de anlaşıldığı üzere, tapusuz palamutluklar 4785 Sayılı Yasa ile devletleştirilmiş olup bu bölümler üzerinde de yer yer maki formasyonları ve yörede çıltı olarak adlandırılan bodur ve dikenli bitkiler ile değişik yaşlarda meşe ağaçları ve meşe çalıları bulunduğu anlaşıldığından davacıların davasının reddine ve taşınmazın tespit gibi orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar vermek gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 20/11/2006 günü oybirliği ile karar verildi.