Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/2937 E. 2006/6173 K. 04.05.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2937
KARAR NO : 2006/6173
KARAR TARİHİ : 04.05.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Gerçek kişi 11.10.2002 tarihli dilekçesiyle, … Köyü 1006 parsel sayılı taşınmazın ilk zilyeti tarafından 1960 yılından önce imar ve ihya …, o zamandan beri de … alanı olarak … sıfatıyla zilyet edildiği, bu taşınmazın 1952 yılında makiye ayrılmakla ormanla olan ilişkisinin kesildiği, yeniden Orman sınırları içinde aplike edilip Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmasının yasal dayanağı bulunmadığı iddiasıyla, Hazine adına oluşturulan tapu kaydının iptalini, taşınmazın adına tescilini, beyanlar hanesindeki, taşınmazı kendisine devreden ilk zilyet … … yararına olan zilyetlik şerhinin silinmesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal ve tescile, beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin silinmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1946 tarihli ilk orman kadastrosu ile 1980 yılında yapılıp, 06.04.1981 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro tutanakları ve haritaları, arazi kadastro paftası ile makiye ayırma tutanaklarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, çekişmeli taşınmazın tamamının 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre … köyünde 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları dışında olduğu, 1952 yılında makiye ayrıldığı, 1970 yıllarında yapılan genel arazi kadastrosunda ise tapulama dışı bırakıldığı, … Köyünde 1981 yılında orman sınırları dışında aplike edildiği belirlenmiştir. Ancak, çekişmeli parselin kadastro tesbit tutanağının kazanma sütununda, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerin … Köyü ile … Köyü sınırlarındaki uyuşmazlık nedeniyle, … Köyünde 1970 yılında yapılan arazi kadastrosunda tapulama dışı bırakıldığı, uyuşmazlığın Kadastro Mahkemesinin 25.11.1988 gün ve 1988/609-199 sayılı kararı ile giderildiği ve taşınmazın bulunduğu mevkiinin … köyü sınırları içinde bırakıldığı bildirildiğine göre, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, … Köyü İdari sınırları baz alınarak yapılan orman kadastrosuna ilişkin tutanaklar ve haritalar uygulanması gerekirken, … Köyüne ilişkin tutanak ve haritanın uygulanması doğru değilse de, çekişmeli taşınmazın kadastroca, beyanlar hanesinde … oğlu … …’in kullanımında olduğu beyanlara yazılarak Hazine adına tesbiti üzerine, … oğlu … … tarafından, taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescili istemiyle dava açıldığı, davacı … …’in 04.02.1993 tarihli celsede, Hazine aleyhine dava açmadığını, taşınmazın kendisinin zilyetliğinde olduğunun tesbitini ve beyanlar hanesine zilyet olarak kendisinin yazılmasını istediğini bildirdiği, Kadastro Mahkemenin, … …’in kabul beyanını da dikkate alarak, … …’n davasının kabulüne, çekişmeli 1006 sayılı parselin tesbit gibi Hazine adına tescilcine ve tapunun beyanlar hanesinde … …’in kullanımında olduğunun yazılmasına ilişkin 04.02.1993 gün ve 1992/100-25 sayılı kararının taraflarca temyiz edilmeyerek 09.03.1993 tarihinde kesinleştiği, beyanlar hanesine … …’in kullanımda olduğunun yazılarak, Hazine adına tapuya tescil edildiği, Yine, davacının bayii olduğunu iddia ettiği, … … tarafından, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Hazine adına olan tapu kaydının iptali ve adına tescili istemiyle, Hazine aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin, Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 19.10.1999 gün ve 1998/91-1036 sayılı kararının Yargıtay denetiminden de geçtikten sonra 11.04.2000 tarihinde kesinleştiği, sözü edilen bu mahkeme kararlarının, taşınmazın mülkiyetinin Hazineye ait olduğu yönünde taraflarını bağlayan kesin hüküm olduğu bir yana, bu davalar nedeniyle, Hazine ile davacının bayii … … arasında mülkiyet konusunda uyuşmazlık meydana geldiği, kararların kesinleşmesinden sonra 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolmadığı belirlenerek, sair yönler incelenmeden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı gerçek kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine 04/05/2006 günü oybirliği ile karar verildi.