YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3035
KARAR NO : 2006/5290
KARAR TARİHİ : 18.04.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 12.10.2004 … ve 2004/10983-10204 sayılı bozma kararında özetle: “Çekişmeli 106 ada 4 sayılı parselin komşu 1, 2 ve 3 sayılı parsellere uygulanan 125 ar miktarlı vergi kaydının miktar fazlası olduğu, vergi miktar kaydının uygunluğu taşınmaz başında dinlenen yerel bilirkişi anlatımları ile saptanmış olup bir hududu orman okuduğu gibi eylemli olarak taşınmazın iki yönden ormana bitişik olduğu, orman tahdidinin yapıldığı 1979 yılından genel arazi kadastrosunun yapıldığı 1992 yılına kadar 20 yıllık sürenin dolmadığı, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü yolunda hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacı … kişiler adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 30.03.1979 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Dava konusu, … Köyü 106 ada 4 parsel sayılı 16332,61 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğinde 1, 2 ve 3 sayılı parsellere uygulanan vergi kaydının miktar fazlası olarak Hazine adına tespit ve 29.04.1994 tarihinde tapuya tescil edilmiş, davacı … kişilerin zilyetlik iddiası ile açtığı dava, mahkemenin 05.06.2003 … ve 2003/7-135 sayılı kararı ile kabul edilmiş, Orman Yönetimi ve Hazinenin temyizi üzerine Dairenin 12.04.2004 … ve 2004/10983-10204 sayılı kararı ile yukarıda özetlendiği şekilde, dava konusu taşınmazın 1, 2 ve 3 sayılı parsellere uygulanan ve bir sınırı orman okuyan değişebilir sınırlı 400 tahrir numaralı vergi kaydının miktar fazlası olduğu ve eylemli durumda da taşınmazın iki yönden ormana bitişik olduğu, bu durumda tahdidin kesinleşme tarihinin zilyetliğin başlangıcına esas teşkil edeceği ve orman tahdidinin ilan edilip kesinleştiği 1979 yılından genel arazi kadastrosunun yapıldığı 1992 yılına kadar 20 yıllık süre dolmadığından davanın reddine karar verilmesi gereğine değinilerek hüküm bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyulmuştur. 09.05.1960 … ve 21-9 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararında da açıklandığı üzere, bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda kendisi için o kararda gösterilen
şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü meydana gelir. Usuli kazanılmış hak olarak tanımlanan bu olgu, mahkemeye hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esas çerçevesinde işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. Açıklanan nedenlerle, bozma kararına uyulmakla lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu ve bozma kararı gereğince işlem yapılarak davacı … kişilerin davasının reddine karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 18.04.2006 günü oybirliği ile karar verildi.