Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/3294 E. 2006/6232 K. 04.05.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3294
KARAR NO : 2006/6232
KARAR TARİHİ : 04.05.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında …. Köyü 116 ada 2053 parsel sayılı 89.168.119 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz ve belgesiz olarak orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, askı süresi içerisinde vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak çekişmeli taşınmazın bir bölümünün kadastro tespitinin iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın … bilirkişiler. M…. Arı ve … … ile orman bilirkişi … … tarafından düzenlenen 27.04.2005 havale tarihli raporda (A) ve (B) ile işaretlenen sırasıyla 8.017,46 m2 – 463,60 m2 yüzölçümlü bölümlerinin davacı adına, geriye kalan kesimlerinin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasının 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Ormanların mülkiyeti Hazineye kullanma yararlanma … Orman Yönetimine aittir. Bu sebeple orman niteliği ile Hazine adına tespit edilen taşınmazlara yönelik açılacak davalarda Hazine yasal hasım olduğu halde yerel mahkemece Hazine’nin yokluğunda yargılama yapılıp yazılı şekilde sonuçlandırılmıştır. Pasif dava ehliyeti dava şartlarından olup mahkemece istek olmaksızın resen dikkate alınmalıdır. Bundan ayrı çekişmeli parselin … Kadastro Mahkemesinin 2005/408 esas sayılı dava dosyasında ve dairede temyiz incelemesi yapılan … Kadastro Mahkemesinin 2005/491-503, 2005/452-554, 2005/501-509, 2005/485-501, 2005/457-366, 2005/492-504, 2005/483-500, 2005/420-485, 2005/451-492, 2005/449-491, 2005/498-506, 2005/437-552, 2005/480-498, 2005/471-495, 2005/454-568, 2005/500-508, 2005/436-551, 2005/433-487, 2005/478-497, 2005/502-510, 2005/503-511, 2005/463-569, 2005/469- 494, 2005/411-565, 2005/440-553, 2005/419-550, 2005/504-512, 2005/444-490, 2005/443-489, 2005/488-502, 2005/490-571, 2005/434-488, 2005/431-586, 2005/487-556, 2005/412-549, 2005/472-496, 2005/1-475 sayılı dosyalarında davalı olduğu anlaşılmaktadır. Kadastro hakimleri infaza elverişli doğru sicil oluşturmakla görevli ve yetkilidirler. Aynı parsel hakkında açılmış davaların H.Y.U.Y.’nın 45. maddesi uyarınca birleştirilerek görülmesi zorunludur. Aksi taktirde infaz kabiliyeti olmayan birbiriyle çelişkili kararlar verilebilecektir. Diğer taraftan hükme dayanak alınan uzman orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın durumu memleket haritasında incelenmekle birlikte haritanın orijinal renkli (elle boyanmıştır) olmadığı ve kenarındaki lejant işaretleri taşımadığı gibi memleket haritası ile kadastro paftasının ölçekleri denkleştirilerek birbirini üzerine aplike edilmek suretiyle taşınmazların konumları gösterilmemiştir. Bu durumda karara dayanak alınan uzman bilirkişi raporu çekişmeli yerlerin öncesinin orman niteliğini belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.Hakimin bilirkişi raporlarını denetleme yükümlülüğü vardır. Diğer taraftan dava konusu taşınmaz kadastro sırasında, orman niteliği ile hazine adına tespit edildiği, böylelikle kadasro tespit tutanağının içeriği ile taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi anlatımları arasında çelişki oluştuğu halde 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 30/1. maddesi uyarınca kadastro tespit bilirkişileri resen tanık sıfatıyla keşifte dinlenerek çelişki giderilmemiş, temyize konu taşınmazlara komşu olan parsellerin kadastro tespit tutanakları ve varsa dayanak belgeleri dosya arasına getirtilmemiş ve komşu parsel denetimi yapılmamış, ziraatçı bilirkişiden rapor alınmamış, davacının eklemeli zilyedi hakkında aynı çalışma alanında senetsiz ve belgesizden taşınmaz mal tespit ve tescil edilip edilmediği yönünde tapu sicil, kadastro ve hukuk Yazı İşleri Müdürlüklerinden sorulmamıştır.
Bu durumda öncelikle aynı parsel hakkında açılmış başka dava dosyalarının bulunup bulunmadığı mahkeme esas defterlerinden araştırılmalı ve çekişmeli parsel hakkında derdest olan tüm dava dosyaları mevcut fiili ve hukuki irtibat sebebiyle H.Y.U.Y’nın 45. maddesi uyarınca birleştirilmeli, Hazine’ye dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 Sayılı Tebligat Yasasına uygun olarak tebliğ edilmeli, böylelikle Hazinenin davaya katılımı sağlanarak husumet yaygılaştırılmalı, Hazineden delil ve belgeleri istenmeli, komşu parsellerin kadostro tespit tutanakları ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde, üç orman mühendisi, ziraat mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli ve komşu taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğu, diğer fıkraları da 3.3.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı yasa ile yürürlükten kaldırıldığından bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli, … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; eğim durumu belirlenmeli, çekişmeli taşınmazın dava edilen bölümleri üzerindeki bitki örtüsü, ağaçların cinsi, sayısı, yaşı ile kapalılık oranı belirlenmeli; çekişmeli taşınmazın ve komşu taşınmazların tümünün memleket haritasına göre konumu saptanmalı; memleket haritasında bu parsellerin tümünün bulunduğu yer belirlenerek, orijinal renkli memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeğinin de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra her iki harita çekişmeli yerleri ve komşularını da gösterecek şekilde birbiri üzerine ablike edilerek çekişmeli ve komşu taşınmazların memleket haritasına göre konumu saptanıp; bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, orman ve … bilirkişilerin onayını taşıyan çekişmeli taşınmazın dava edilen bölümlerinin tümünü bir arada gösteren kroki düzenlettirilip, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı, çekişme konusu yerleri sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalıdır.
Açıklanan konular göz önünde bulundurularak çekişeli taşınmazın dava edilen bölümlerinin çevresindeki taşınmazların niteliğine göre, taşınmazların etrafı ormanla çevrili ise mülkiyet belgesi, tapu kaydı olmadığı takdirde bu tür yerlerin 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2 maddesine aykırılık teşkil ettiği düşünülmeli, bütün bu konuları kapsayacak, duraksamaya yer vermeyen ortak imzalı rapor ve kroki alınıp çekişmeli taşınmazın dava konusu olan bölümlerinin orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin biçimde saptanmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, çekişmeli taşınmazın dava konusu bölümlerinin orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak, uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, temyize konu yerlerin zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; tarafların bildirecekleri zilyetlik tanıkları ve kadastro tespit bilirkişileri 3402 Sayılı Yasanın 30/1. maddesi uyarınca resen tanık sıfatıyla taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar gerçek kişi yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacının kadastro tespit tarihine kadar bağımsız 20 yıl zilyetliğinin bulunmaması halinde eklemeli zilyetler yönünden de Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlükleri ile Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden araştırma yapılıp, çekişmeli taşınmazın 3083 Sayılı Yasa uyarınca … veya … arazi olup olmadığı, DSİ Bölge müdürlüğünden sorulup, … ve … olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 04/05/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.