YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/332
KARAR NO : 2006/1154
KARAR TARİHİ : 07.02.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine, Orman Yönetimi ve katılanlar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişiler, 03.04.1989 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davada, … Köyü, …, Balık, Eski Mezarlık, …, Fındıklık, Mağaralar ve … mevkiilerinde bulunan sınırlarını bildirdikleri 8 adet taşınmazın murisleri … Ek zilyetliğinde … alanı olduğunu, ölümü ile kendilerine ve ölü kardeşleri … Ek mirasçıları olan yeğenlerine kaldığını ileri sürerek adlarına tescilini istemişlerdir.
… Ek mirasçıları davaya katılarak çekişmeli taşınmazların dedeleri olan kök muris … Ek ile bir alakasının olmadığı, babaları … Ek’den kendilerine kaldığı, davacıların bu yerlerde haklarının bulunmadığını iddia etmişlerdir.
Yargılamanın devamı sırasında yörede genel arazi kadastrosuna başlanmıştır. Kadastro Müdürlüğünün 18.04.1994 tarihli yazısında davaya konu taşınmazlardan dava dilekçesinin 8. sırasında yer alan … mevkiindeki taşınmazın tespitinin yapıldığı ve 101 ada 2 ve 3, 102 ada 1, 2 ve 6 parsel numaralarını aldığı; ancak, dava dilekçesinin 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7. sırasında yer alan taşınmazlarla ilgili bir işlemin yapıldığı bildirilmiştir.
Mahkemece; 101 ada 2 ve 3, 102 ada 1, 2 ve 6 parsellerle ilgili davanın tefrik edilerek bu parsellerle ilgili olarak mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın Kadastro Mahkemesine gönderilmesine; dava dilekçesinin 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7. sırasında yazılı taşınmazlarla ilgili davanın kabulü ile bu yerlerin kök muris … Ek mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiş; karar, katılanlar … Ek mirasçıları ile Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 29.11.1995 tarih, 1995/1978-12902 sayılı kararı ile yerel mahkeme kararı bozulmuş, bozma kararında; katılanların keşif istemleri kabul edilerek tanıklarının taşınmaz başında dinlenmesi, delillerinin toplanması gerektiği belirtilmiş; ayrıca, 8 adet taşınmaz hakkında dava açıldığı halde, 7 adet taşınmazın tesciline karar verilip, 5 adet taşınmaz hakkında da görevsizlik kararı verildiği açıklanarak, bu farklılığın üzerinde durulması istenmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş, davaya konu tüm taşınmazlar hakkında tutanak düzenlendiği anlaşılarak görevsizlik kararı ile dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
… İlçesi, … Köyü 129 ada 279 parsel 6500 m2 tarla niteliği ile belgesizden, 129 ada 329 parsel 8600 m2 tarla niteliği ile belgesizden, 129 ada 404 parsel 4400 m2 tarla niteliği ile 513 nolu vergi kaydına dayalı olarak, 139 ada 145 parsel 14748 m2 tarla niteliği ile 266 nolu vergi kaydına dayalı olarak, 145 ada 23 parsel 6514 m2 tarla niteliği ile 81 nolu vergi kaydına dayalı olarak, 159 ada 30 parsel 900 m2 tarla niteliği ile 963 nolu vergi kaydına dayalı olarak, 160 ada 11 parsel 3203 m2 tarla niteliği ile 1092 nolu vergi kaydına dayalı olarak … Ek adına tespit edilmiştir.
101 ada 3 parsel 361.55 m2 arsa niteliği ile 75 nolu vergi kaydına, 101 ada 2 parsel 375.80 m2 ev ve arsası niteliği ile yine 75 nolu vergi kaydına, 102 ada 6 parsel 186.16 m2 arsa niteliği ile 77 nolu vergi kaydına, 102 ada 2 parsel 676 m2 kargir ev, ahır, samanlık ve arsası niteliği ile 77 nolu vergi kaydına, 102 ada 1 parsel 339.47 m2 iki adet ev ve arsası niteliği ile 77 nolu vergi kayıtları uygulanmak suretiyle ve … haneleri boş bırakılarak tutanakları düzenlenmiştir.
Mahkemece, 101 ada 2 ve 3 parsellerin katılanlar (… Ek mirasçıları); 129 ada 279, 160 ada 11, 159 ada 30, 139 ada 145, 145 ada 23, 129 ada 404, 129 ada 329, 102 ada 1, 102 ada 2 ve 6 parsellerin davacılar ve katılanlar (kök muris … Ek mirasçıları) adlarına tesciline karar verilmiş, bu karar Hazine, Orman Yönetimi ve katılanlar tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 1949 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre orman tahdidi yapılarak kesinleşmiştir. Daha sonra 1976 yılında 1744 Sayılı Yasaya göre aplikasyon ve 2. madde uygulaması yapılmış, bu çalışma da dava tarihi itibariyle kesinleşmiştir.
1) Mahkeme hükmü katılan gerçek kişiler vekiline 22.04.2004 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise, H.Y.U.Y.nın 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra katılan gerçek kişiler vekili tarafından 10.05.2004 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2) Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince;
Çekişmeli taşınmazların kesinleşen orman kadastrosu ile aplikasyon ve 2. madde uygulamalarına göre, konumunu gösterir kroki düzenlenmemiş, bu haritalar ile arazi kadastro paftasının ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine aplike edilmemiştir. Bu nedenle, bilirkişi raporu çekişmeli yerlerin orman sayılan yerlerden olup olmadığı konusunda açık ve kanı uyandırıcı değildir.
Bundan ayrı; komşu parsel tutanaklarının tamamı getirtilerek denetlenmemiş, sınırda zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden bulunup bulunmadığı, dayanılan vergi kayıtları miktarlarının aşılıp aşılmadığı üzerinde de durulmamıştır.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli; sınırlarında zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden bulunup bulunmadığı, vergi kayıtlarının miktarlarının aşılıp aşılmadığı üzerinde durulmalı, tüm deliller toplanarak sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; katılan gerçek kişilerin temyiz dilekçesinin süre yönünden REDDİNE,
2) Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 07/02/2006 günü oybirliği ile karar verildi.