YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3356
KARAR NO : 2006/6204
KARAR TARİHİ : 04.05.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili … Köyü 769 parsel sayılı 1068 m2 yüzölçümündeki davalıların murisleri adlarına tapuda kayıtlı olan taşınmazın yörede yapılarak kesinleşen orman kadastro çalışmalarında kısmen orman sınırı içinde kaldığı iddiasıyla tapu kaydının iptaline, orman niteliği ile Hazine adına tescile ve davalıların elatmalarının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, 769 parselin (B) harfli 103 m2’lik bölümünün tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tescile, bu bölüm üzerindeki davalıların elatmalarının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Yörede 1949, 1974, 1984 ve 1998 yıllarında yapılan orman tahdidi, aplikasyon, 2. madde, 2/B madde uygulaları bulunmaktadır.
Dava, tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesine ilişkindir.
Hükme esas alınan uzman orman ve … bilirkişi kurulunun müşterek olarak düzenledikleri raporda çekişmeli taşınmazın (B) harfli 103 m2’lik bölümünün kesinleşen orman kadastro sınırı içinde kaldığı, (A) harfli 965 m2’lik bölümün ise, orman kadastro sınırı dışında kaldığı açıklanmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; dosya içinde bulunan ve kesinleşen orman tahdit haritasında çekişmeli taşınmaza komşu olan dava dışı 770 parsel sayılı taşınmazın güneyinden orman tahdit hattının geçtiği ve 770 parselin güneyinin tamamen orman sınırları içinde kaldığı anlaşılmaktadır. Kadastro paftasında dava dışı 770 parsel çekişmeli 769 parselin tam olarak kuzeyinde yer almakta olup, kadastro paftasındaki durum ve orman tahdit haritası ile çelişen uzman bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulmuştur.
Orman kadastrosunun kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki niteliği orman tahdit tutanakları ve haritalarının uygulanması ile belirlenir.
Bu nedenle mahkemece önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasında seçilecek 3 uzman orman yüksek mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte tutanaklarda bahsi geçen sabit mevki ve yer adları konusunda yerel bilirkişi ifadelerinden yararlanılarak 1949, 1974, 1984 ve 1998 yıllarına ait orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin tutanak ve haritalar ile arazi kadastro paftası, 6831 Sayılı Yasaya göre orman kadastrosu ve aynı yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki yönetmelik ve bu yönetmeliğin 54. maddesi gereğince çıkarılan teknik izahatnamede tarif edilen yöntemle değişik açı ve mesafelerdeki en az 6 – 7 adet orman sınır noktalarını gösterecek şekilde çekişmeli
taşınmaza geniş çevresi ile birlikte sağlıklı biçimde uygulanmalı, zeminde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle, tutanak ve haritalardaki açı ve mesafelere göre bir bir bulunup zeminde işaretlenmeli, uygulamada haritaların yapımında kullanılan … fotoğraflarından yararlanılmalı ve buna göre çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı, bilirkişilere uygulamayı detaylı olarak gösteren ayrı renk ve kalemlerle işaretli, orman tahdit hattı ile irtibatlı, kadastro ve orman tahdit haritaları ölçekleri eşitlenip biribiri üzerine ablike edilerek müşterek kroki düzenlettirilmeli, tüm kanıtlar bir arada değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Açıklanan yönler gözetilmeksizin kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece kabule göre H.Y.U.Y.nın 94/1. maddesi gözönüne alınmadan ilk duruşmada davayı kabul eden davalılar lehine 350.00.- YTL vekalet ücreti takdir edilmesi ve yargılama giderlerinin de davacı üzerinde bırakılması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 04.05.2006 günü oybirliği ile karar verildi.