Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/3398 E. 2006/8373 K. 15.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3398
KARAR NO : 2006/8373
KARAR TARİHİ : 15.06.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve katılan Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 694 parsel sayılı 332400 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek … hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1978/138 sayılı dosyasında davacı … ve … … tarafından davalı , … …, Hazine ve Tapu Sicil Müdürlüğü aleyhine açılan tapuda yüzölçümünün düzeltilmesi davası görevsizlik nedeniyle kadastro Mahkemesine devredilmiştir. Yargılama sırasında Orman Yönetimi, … … ve arkadaşları davaya katılmıştır. Mahkemece çekişmeli parselin tapu maliki gerçek kişiler adına tapuya akayıt ve tesciline ilişkin 14.04.1997 gün ve 1982/706-10 sayılı karar Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesince 02.02.1999 gün ve 198/4313-38 sayılı karar ile sadece gerekçeli ve kısa karar çelişkisinden bozulmuştur. Bozma kararına uyulduktan sonra, mahkemece çekişmeli 694 sayılı parselin davacı gerçek kişiler ve müşterekleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece, resmi belgelerin uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi kurulu raporlarıyla, taşınmazın öncesi itibariyle makilik iken, eylemli olarak kısmen çalılık, kısmen tarla ziraatında kullanılan % 3-5 eğimli … alanı olduğunun belirlendiği gerekçesiyle karar verilmiş, çekişmeli taşınmaza uygulanan tapu kayıtları ve çekişmeli taşınmazı dıştan çevreleyen taşınmazlara ilişkin tutanak ve dayanak tapu kayıtları ilk tesis tedavülleri ile birlikte getirtilmeden keşif yapılarak tapu kayıtları uygulanmış, hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi kurulu raporunda çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiş, özel orman olup olmadığı, 4785 Sayılı Yasa ile devletleşip devletleşmediği, 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre iadeye tabi olup olmadığı, 500 hektardan daha … parçalara ifraz edilip edilemeyeceği üzerinde durulmamışsa da,
Davacılar … … ve … … 28.04.1978 tarihli dilekçeleriyle, … Çiftliği, Pardin civarında Büyük Koru mevkiinde … 1977 tarih 68 sıra numaralı tapu kaydının kapsadığı taşınmazın tapudaki miktardan daha büyük olduğu ve tapudaki sınırların yön olarak yanlış gösterildiği, sınırların düzeltilmesi ve tapudaki yüzölçümünü artırılması istemi ile, diğer tapu müşterek maliklerinden …, … … ve Hazine’yi hasım
göstererek dava açmışlar, 28.11.1980 tarihinde yapılan genel arazi kadastrosunda, çekişmeli … Köyü Büyük Koru mevkii 694 parsel sayılı taşınmaz; cinsi Koru olarak, miktar hanesi kurşun kalemle 332400 m2 yazılıp, Şubat 1325 tarih, 40, 365, 569,577, 583, 591 ve 598 numaralı sicilden gelen, tedavül tapuları kapsamında kaldığı, taşınmazın Asliye Hukuk Mahkemesindeki 1978/103 ve 1978/138 sayılı dosyalarında davalara konu olduğundan söz edilerek … hanesi açık olarak Tapulama mahkemesine gönderilmiştir. Tesbitte esas alınan tapu kayıtlarının toplam yüzölçümü 360 dönüm, 18 cedit dönüm, 38 arşın müfrez Orman tapusu olup, Şehzade Gazi … … vakfına ait 5 … 259 numaralı Temmessük kaydından, Büyük Koru namı ile anılan orman tapusundan intikalen ve ifrazen gelmektedir. Çekişmeli taşınmazın kuzey, batı ve doğusundaki tapulama dışı bırakılan pardin deresi ve çevresinden sonra gelen taşınmazların kadastro tesbitine esas alınan tapu kayıtlarının da, Büyük Koru namı ile anılan, aynı Koru (orman) tapusundan geldiği, tapu kayıtlarının … Çiftliğine ait olduğu, doğusundaki Pardin Deresi ve çevresinin tapulama dışı bırakılan genişçe bir alan olduğu ve eski tarihli resmi belgelerde orman olarak gözüktüğü, çekişmeli parsele komşu bir kısım parsellerde aynı koru tapusundan ifrazen gelen tapu kayıtları revizyon gösterilerek yapılan tespitleri kişiler adlarına kesinleşmişse de çekişmeli parsellerin kuzeydeki 671 ila 676 parsellerin, Şubat 1325 tarih, 349 numaralı sicilden gelen Büyük Korudan müfrez orman tapu kayıtları revizyon gösterilerek orman niteliğiyle gerçek kişiler adlarına tesbit edildiği, 674 ve 676 parseller hakkında Orman Yönetiminin davasının kabulüne ilişkin Mahkemenin 17.12.2004 gün ve 2000/13-24 sayılı kararının gerçek kişilerce temyizi üzerine Dairece onandığı, kuzeybatıdaki Pardin Deresi ve geniş çevresinin tapulama dışı bırakıldığı ve bu bölümlerin orman olduğu, bu alanın kuzeyindeki yine … … Çiftliği tapu kayıtlarının tedavülleri ile gerçek kişiler adına tesbit edilen 608, 616, 617, 618, 619 ve 620 sayılı parsellerin kadastro tesbitine Orman Yönetiminin itirazı üzerine Kadastro Mahkemesinin 17.12.2004 gün ve 1982/275 sayılı kararı ile 608, 616, 617, 618, 619 ve 620 sayılı parsellerin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, gerçek kişilerin temyizi üzerine, kararın Dairenin 20.09.2005 gün ve 2005/8582-10713 sayılı kararı ile, özellikle bilirkişi kurulunun yöntemince yaptığı araştırma sonucunda memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğraflarında orman olarak görünen ve ormandan açılan ya da halen eylemli biçimde orman olduğu belirlenen 620 parselin tamamı, 608 parselin (A), (B) ve (D), 616 parselin (B) ve (D), 617 parselin (A) ve (D) bölümlerine yönelik gerçek kişilerin temyiz itirazları yerinde görülmeyerek bu bölümlere ilişkin kararın onandığı, 608 parselin (C), 616 parselin (A) ve (C), 617 parselin (B) bölümleri ile 618 ve 619 parsellerin tamamına yönelik gerçek kişilerin temyiz itirazları kabul edilerek bu bölümlere ilişkin hüküm bozulduğu, anlaşılmaktadır.
Türk Hukukunda, ormanla ilgili ilk kuralları içeren 1856 tarihli Arazi Kanunnamesinde ormanların, ilgili; “Eşhas uhtesindeki ormanlar, Vakıf Ormanları, Cibali Mubaha” (kimsenin mülkiyeti altında olmayan dağlar), Kura ve kasabata mahsus ormanlar (kadim köy ve kasaba içindeki arsalar ve kenarlarında bulunup nihayet yarım dönüm miktarlı yerler) olduğu belirlenmiş, gerek Devlet Ormanlarında, gerek cibali mubahada kimseye tapu verilmeyeceği ve özel mülkiyete konu olamayacağı açıklanmıştır.

1870 tarihli Orman Nizamnamesinde, ormanlar, doğrudan devlete ait ormanlar, vakıf ormanları, kasaba ve köye ait baltalıklar, eşhas uhdesindeki ormanlar olarak sayılmış Arazi Kanunnamesinde bu ormanlardan bahsedildiğinden Orman Nizamnamesine atıfla yetinilmiştir. Bu ormanlardan … döneminde yürürlüğe konulan 3116 Sayılı ormanla ilgili ilk özel yasasının 1. maddesi gereğince “bu kanun tatbikinde kendi kendine yetişmiş veya emekle yetiştirilmiş olup, da herhangi bir çeşit orman hasılatı veren ağaç ve ağaççıkların toplu halleri yerler ile beraber orman sayılır.
Sazlıklar ve muhitin tabiatı itibariyle koru ve baltalık yapılamayan veya sitep florası ile örtülü yerler her çeşit dikenlik ve fundalıklarla ve parklar ve ormanlarla bitişik olmayan beş hektardan az sahipli arazi üzerindeki ağaçlar ve ağaççıklar orman sayılmaz.” şeklinde tarif edilmiş, ormanlar, Devlet Ormanları, umuma mahsus ormanlar, vakıf ormanları ve hususi ormanlar olmak üzere dörde ayrılmış, devlet ormanlarının sınırlama ve kadastro işlemlerinin orman tahdit komisyonları tarafından yapılacağı, özel ormanların sınırlama ve işletim planlarının özel orman sahiplerince yapılacağı öngörülmüştür. 13.07.1945 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren, Orman Kanununa Bazı Hükümler eklenmesine ve Bu Kanunun birinci maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair kanunun 1. Maddesi gereğince, 2. Maddede sayılan istisnalar dışında yasanın yürürlük döneminde var olan gerçek veya tüzel özel kişilere,
vakıflara ve köy, belediye, özel idare kamu tüzel kişiliklerine ilişkin bütün ormanlar DEVLETLEŞTİRİLMİŞTİR.
31.03.1950 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasanın 1. Maddesinde, “09.07.1945 tarihli 4785 sayılı Kanunla Devletleştirilmiş ormanlardan, Devlet Ormanları içinde olmayan ve etrafı tarla, bağ, bahçe, gibi kültür arazisi, özel orman, şehir, kasaba, köy merası ve Orman Yasasının birinci maddesine göre orman sayılmayan yerlerle çevrili olmak şartıyla Devlet ormanlarından tamamen ayrılmış bulunan köy, belediye tüzel kişiliklerine ve gerçek kişilere ait ormanlar; sahipleri veya mirasçıları istedikleri taktirde geri verilir.” Hükmü ile nitelikleri sayılan bazı ormanlar iade edilmiştir. Gerek 3116, gerek 6831 Sayılı Yasalarda özel ormanların tahdit işlemlerinin özel orman sahiplerince, orman yasasında ve nizamnamede belirtilen usuller dairesinde yapılacağı, özel orman sahiplerinin sınırlama yapmaması halinde, bu ormanların orman tahdit komisyonlarınca sınırlanıp, bedelinin özel orman sahiplerinden alınacağı kabul edilmiştir.
Çekişmeli 694 sayılı parsele yakın komşu olan mahkemenin 1982/311 sayılı dosyasında Orman Yönetimi tarafından aynı nedenle dava konusu edilen 676 sayılı parsel hakkında 7. Hukuk Dairesinin verdiği 22.10.1990 gün ve 489/2159 sayılı bozma kararında açıklandığı gibi dava konusu taşınmazı yüzölçümüyle kapsadığı belirlenen ve Şubat 1325 tarihli sicilden gelen tapu kaydı ilk kez Özel Orman (Koru) hakkında oluşturulduğundan taşınmazın özel orman olarak kabulü gerektiği, resmi kayda aykırı düşen bilirkişi düşüncesine değer verilemeyeceği, bu nitelikteki özel ormanın 4785 Sayılı Yasa ile devletleştirildiği gözönünde tutularak 5658 Sayılı Yasaya göre iade edilen yerlerden olup olmadığının araştırılması gereğine işaret edildiği, somut olayda da Özel Orman (Koru) cinsli tapu kaydının çekişmeli parsele revizyon gördüğü, 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre özel ormanın iade edilebilmesi için o yerin, orman nitelikli tapu kaydının bulunması, devlet ormanı içinde yer almaması, devlet ormanına sınır olmaması, 3116 Sayılı Yasanın yürürlük dönemine göre 50000 m2’den, 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre ise, 30000 m2’den büyük olması, bedeli ödenerek devletleştirilmiş olmaması (devletleştirme bedelinin ödenmemiş olması), kesinleşmiş orman sınırlamasının bulunması halinde devlet ormanı olarak sınırlanmış olmaması, orman tahditi yapılmış ise özel orman olarak tahditinin yapılıp işletiliyor olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Çekişmeli parselin ve çevresindeki parsellerin kadastro tesbitlerinde esas alınan ve 5 … 259 numaralı Temmessük kaydından (… çiftilği) gelen tapu kayıtlarının niteliğine göre, çekişmeli taşınmazın da içinde bulunduğu BÜYÜK KORUNUN, Cumhuriyetten önce, Arazi Kanunnamesi ve Orman nizamnamesine göre şahıslara ait KORU, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre ÖZEL ORMAN olduğu, 4785 sayılı yasa ile devletleştirildiği kuşkusuzdur. Hükmen, çekişmeli taşınmazın etrafındaki bir kısım revizyon parselinin tarla, bir kısmının da özel orman olarak kesinleşmesi, çekişmeli taşınmazın yasalarla belirlenen niteliğini değiştiremez.
Uzman bilirkişiler tarafından çekişmeli taşınmaza uygulanan memleket haritasında, doğuda komşu Pardin Deresi ve çevresinin yüksek eğimli muhafaza makisi karakterli orman olduğunu, kimsenin zilyetliğinde olmadığını, orman kadastrosu henüz yapılmadığından orman olarak tapulama dışı bırakıldığını, bu bölümün kuzeyine denk gelen ve eski tarihli memleket haritasına göre bu bölüm ile bütünlük arz eden 608, 616, 618, 619 ve 620 sayılı parsellerin eylemli orman olan bölümlerinin orman niteliğiyle Hazine adına tesciline ilişkin mahkeme kararının Dairemizce onandığı, yine kuzeyde komşu 676 sayılı parselin Devlet Ormanı olarak Hazine adına tesciline ilişkin mahkeme kararının da yine Dairemizce onandığı resmi kayıtlara göre özel orman olan çekişmeli parsel kuzey ve doğudan Devlet Ormanına sınır olup, bu nedenle 5658 Sayılı Yasa koşulları oluşmadığından iadeye tabi özel orman olamayacağı gözetilerek, gerçek kişilerin davalarının reddine, Orman Yönetiminin davasının kabulü ile çekişmeli parselin Devlet Ormanı niteliyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle taşınmazın gerçek kişiler adına tesciline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Orman Yönetimi ile davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 15.06.2006 günü oybirliği ile karar verildi.