YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3436
KARAR NO : 2006/6045
KARAR TARİHİ : 01.05.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29.05.2001 tarih 4342-4517 sayılı bozma kararında özetle: “Davalı tüm taşınmazlar yönünden kesinleşmiş tahdit haritası uygulanarak taşınmazların tahdit haritasına göre konumu belirlenmeli, tahdit dışında kalanların memleket haritası, … fotoğrafı ve amenajman planı uygulanarak öncesi belirlenmeli ve bu araştırmalar sonucu orman olmadığı saptandığı takdirde oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi, Hazinenin 8 parsele yönelik mera iddiası bulunduğundan usulüne uygun mera araştırması yaptırılması, karayolları kamulaştırma haritası da uygulanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacılar tarafından açılan davanın reddine, Ardıçlı Köyü 144 ada 6 ve 8, 148 ada 5, 149 ada 5 ve 7 parsellerin tarla niteliği ile … … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra, sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ile 1944 tahdidinin aplikasyonu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulamaları yapılarak 20.01.1989 tarihinde ilan edilmiş, ancak bu dava nedeniyle çekişmeli parseller yönünden kesinleşmemiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen, bozmanın gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan keşifte görevlendirilen orman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor, taşınmazın orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici değildir. Orman bilirkişi 1944 tahdidini uygulamış; ancak, kroki üzerine orman sınır noktaları konulmadığından denetime olanak vermemektedir. Ayrıca, orman bilirkişi memleket haritası, … fotoğrafları ve amenajman planını uyguladığını, bu belgelerde taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğunun anlaşıldığını bildirmişse de rapor ekinde, taşınmazların yeri işaretlenmiş resmi belgeler örnekleri bulunmadığından, bu husus da denetime olanak vermemektedir. Yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
Mahkemece yeniden yapılacak keşifte, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi, bulunmadığı takdirde bir orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp, 1944 yılında ilan edilerek kesinleşen orman tahdit haritası ve tapulama paftası ölçeklerinin denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli; taşınmazların tahdit içinde kalan bölümleri var ise, orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verilmesi düşünülmelidir.
Taşınmazların 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1944 yılında yapılan tahdidin dışında kaldıklarını saptanması halinde, 4785 Sayılı Yasa hükümleri nazara alınarak, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafı ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip yapılacak keşifte uygulanmak suretiyle, çekişmeli taşınmazların bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan … kazanma olanağı saylayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E. K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; bilirkişilerden 1989 yılında ilan edilen orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulamalarına ilişkin taşınmazların konumunu, tahdit hattı ile irtibatlı olarak düzenlettirilecek krokide gösterilmesinin istenmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 01.05.2006 günü oybirliği ile karar verildi.