Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/3449 E. 2006/6553 K. 11.05.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3449
KARAR NO : 2006/6553
KARAR TARİHİ : 11.05.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil ve şerhin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … 26.02.2003 tarihli dilekçesiyle, … (…) … Mahallesi 2621 ve 4200 sayılı parsellerin, 1942 orman sınırları içindeyse de, 1952 yılında makiye ayrılmakla, orman ile ilgisinin kalmadığı, 50 yıldan fazla süreyle … sıfatıyla zilyet edildiği, Hazine adına tesbit ve tescilinin kesinleştiği tarihe kadar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu iddiasıyla, Hazine adına olan tapu kaydının iptali ve adına tapuya tescilini, … ’in kullanımında olduğuna ilişkin beyanlar hanesindeki şerhin silinmesini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescile, beyanlar hanesindeki kullanıma ilişkin şerhin silinmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 04.11.1976 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması, 1987 yılında yapılıp, 04.06.1987 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
… (…) … Mahallesi 2621 ve 4200 parsel sayılı 1359 m2 ve 1507 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, 1988-1992 arasında yapılıp, 28.01.1993 ila 01.03.1993 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşen arazi kadastrosunda, … oğlu … Çelbiş’in kullanımında olduğu beyanlar hanesine yazılarak tarla niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiş, kadastro tesbiti itirazsız kesinleşerek tapu kaydı oluşmuştur.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, kesinleşmiş orman kadastrosu, … tefrik haritası ve 6831 Sayılı Yasanın 2. madde tutanakların ve haritalarının uygulamasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parsellerin 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, 2621 sayılı parselin, 1957 yılında makiye ayrıldığı, taşınmazların 1961 yılında yapılıp kesinleşen genel arazi kadastrosunda orman olarak tapulama dışı bırakıldığı, 1976 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 1345 parsel sayısı ile 1980 yılında Hazine adına tescil edildiği, gerçek kişilerin itirazı üzerine Kadastro Mahkemesinin 11.06.1984 gün ve 1984/417-879 sayılı kararı ile bu tecilin ikinci kadastro sayılarak iptal edildiği, 1988 yılında tekrar Hazine adına tesbit edilip kadastro tesbitinin itirazsız kesinleştiği, 08.09.1956 tarihinde yürürlüğe giren 6831 Sayılı Orman Yasasının 117. maddesi ile 5653 Sayılı Yasanın yürürlükten kaldırılması nedeniyle 5653 sayılı yasa ile değişik 3116 sayılı yasanın 1. maddesi hükmüne göre kurulan makiye ayırma komisyonlarının hiçbir yasal dayanağı kalmadığından 2621 sayılı parsel hakkında 1957 yılında yapılan makiye ayırma işleminin yok hükmünde olduğundan taşınmazın orman sınırı içinde kalma halinin devam ettiği, makiye ayrılan yerlerde, özel yasaları gereği oluşturulan tapu kayıtları dışındaki kayıtlar ile zilyetliğe değer verilmeyeceği gibi, makiye ayırma işleminin yapıldığı 1957 yıllarından, arazi kadastrosunda orman olarak tapulama dışı bırakıldığı 1961 yılına, bu tarihten, Hazine adına tesbit edildiği 1980 yılına ve bu tarihten, gerçek kişilerin açtığı dava sonucu tekrar tapulama dışı bırakıldığı 1984 yılına ve bu tarihten sonra da Hazine adına tesbitinin yapıldığı 1988 yılına kadar, kesintisiz ve nizasız 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin hiçbir zaman dolmadığı, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine yazılan zilyedin hak sahipleri tesbit komisyonunu bağlamadığı, zilyetlik hususunda hak sahipleri tesbit komisyonun kararına karşı dava açılabileceği gözetilerek, davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 11/05/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.