YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/375
KARAR NO : 2006/3293
KARAR TARİHİ : 14.03.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman şerhinin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın reddi yolunda kurulan 17.07.2001 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 14.03.2006 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … San. ve Tic. A.Ş. vekili Av. … ile karşı taraftan … vekili Av. … geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
– KARAR-
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 18.09.2000 gün ve 2000/6398-6710 sayılı bozma kararında özelte: “Dava konusu … Köyü 1 pafta 1 parsel sayılı taşınmazın 1948 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde olduğunu, daha sonra 1987 yılında yapılan 2/B madde uygulamasında da orman sınırları içinde bırakıldığını, davacı şirketin orman kadastrosu kesinleştikten sonra 1992 yılında tapuya dayalı olarak temyize konu dava ile aynı nitelikte olan tapunun geçerliliği ve taşınmazın orman olmadığının tespiti isteği ile açtığı davanın Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.04.1994 gün ve 1992/238-133 sayılı kararı ile reddedilerek 20. Hukuk Dairesinin 06.04.1995 gün ve 1994/6466-4143 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiğini, tarafları ve konusu tamamen aynı olan dava sonucu oluşan önceki hükmün H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi uyarınca kesin hüküm niteliğinde bulunduğunu, sözü edilen kesinleşen davada taşınmazın orman niteliğinde olduğunun da saptandığını, davacının bu kez, taşınmazın makiye ayrılan alanda kaldığını ileri sürmekte ise de; davacı şirketin dayandığı tapu kaydının 4753 Sayılı Yasa uyarınca oluşturulan tapu kaydı almadığını, dava konusu parsele revizyon gören Eylül 1339 tarih 23 nolu tapu kaydının 4785 Sayılı Yasa uyarınca devletleştirme nedeniyle hukuki değerini yitirmiş olduğu gibi, tarafları bağlayan kesin hüküm olgusu ile taşınmazın niteliğinin önceki davada belirlenmiş olması karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve çekişmeli taşınmaza uygulanan Eylül 1339 tarih 23 nolu tapu kaydının özel yasa hükümlerine göre oluşmadığı, davacılar taşınmazın makiye ayrılan yerlerden olduğunu iddia etmekteyse de, 22.03.1996 gün 1993/5-1 sayılı Y.İ.B. kararı ile makiye ayrılan taşınmaz hakkında özel yasalara göre oluşturulan tapulara değer verileceğinin öngörüldüğü, somut olayda tapu kaydının bu yolla oluşmadığı ve H.G.K.’nun 27.02.2002 gün ve 2002/1-19-97 sayılı kararında kabul edildiği gibi makiye ayırma işleminin davacı yararına bir hak doğurmayacağı, çekişmeli taşınmazın 1987 yılında yapılan 2/B uygulamasında dahi eylemli orman olması nedeniyle 2/B madde uygulamasına tabi tutulmayıp, orman sınırları içinde bırakıldığı ve bu işlemin kesinleştiği, kaldı ki; yörede görev yapan maki komisyonunun Başkan … ile üye …’ın katılımı ile oluştuğu, yönetmelikte öngörülen diğer üyelerin komisyonda yeralmadığı, bu nedenle, komisyonunun 5653 sayılı Yasa ile değişik 3116 Sayılı Yasanın 5. madde hükümlerine uygun oluşturulduğundan söz edilemeyeceği, yörede 17.09.1951 tarihinde başlanıp üç gün sonra 20.09.1951 tarihlerinde tamamlandığı bildirilen Komisyon Başkanı … ve üye …’dan oluşan iki kişilik komisyonca Makilik Sahalar Sınırlama Tutanağı başlığıyla XVIII numaralı maki poligonu tutanağı düzenlenmiş ve tutanakta herhangi bir ölçü ve açı değeri gösterilmeden Gebze İlçesinin birçok köyünün yerleşim yerini, bu köylerin … arazilerini, meralarını Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan dereleri, dağları, tepeleri, kayalıkları tahdidi yapılmış ve yapılmamış ormanlar bu poligon içinde olacak şekilde 1/25000 ölçekli memleket haritası üzerinde sınırlar kabataslak çizilerek gösterilmiş, aynı komisyon tarafından 15.02.1952 tarihinde bir tutanak daha düzenlenerek İzmit İli Merkez, …, … ve … İlçelerinde 23, …-… Bucağında 1 adet ki, toplam 24 adet poligon içinde binlerce hektar arazi hakkında düzenlenen sınırlama tutanağında, her poligonun yüzölçümü ile niteliğinin gösterildiği, o tarihte yürürlükte olan Orman Tahdit Yönetmeliği ile 17.08.1950 tarihli Makilik ve Orman Sahalarının Birleştiği Yerlerde Orman Sınırlarının Tespitine Ait Yönetmelikte belirtilen esaslara uygun olarak kurulmayan komisyonca yapılan makiye ayırma çalışmasına da değer verilemeyeceği, taşınmazın halen orman sınırları içinde kalmaya devam ettiği belirlenerek hüküm kurulmuş olduğuna göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 450.00.- YTL. vekalet ücretinin davacı şirketten alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 14.03.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.