Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/4756 E. 2006/8081 K. 08.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4756
KARAR NO : 2006/8081
KARAR TARİHİ : 08.06.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi … ve davalı … ve katılan … … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27.04.2004 gün ve 2004/4108-4720 sayılı bozma kararında özetle: “İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının red edilmiş, … ve Hazinenin temyiz itirazları kabul edilerek; dosya içeriğinden, çekişmeli taşınmazın bulunduğu … Köyünde ilk orman tahdidinin 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapıldığının, … Genel Müdürlüğünün … Vakfına ait tapulu araziler yönünden 1942 tahdidinin iptali istemiyle Orman Yönetimine karşı orman tahdidine itiraz davası açtığının, Yargıtay 2. Hukuk Dairesince uyuşmazlığa hakem sıfatıyla bakılarak … Genel Müdürlüğüne ait olup da …, Teşvikiye, … …, … … Köylerinde yer alan tapulu ormanların ve arazilerin orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verildiğinin; dolayısıyla, 1942 orman tahdidinin tamamen değil, yalnızca vakıf tapusu kapsamında kalan yerler açısından iptal edildiğinin anlaşıldığı, daha sonra maki tefrik komisyonunca çalışma yapıldığı, bir kısım yerler makiye ayrılarak haritasının düzenlendiği, 7 Nolu Tapulama Tevzi Komisyonuna gönderildiği, 11.05.1976 tarihinde çalışmaya başlayan Orman Kadastro Komisyonunun 1942 orman tahdidinin tamamını iptal edilmiş kabul ederek, orman tahdidi ve 2. madde uygulaması yaptığı, çekişmeli 1680 parseli orman sınırları dışında bıraktığı, 3302 Sayılı Yasaya göre 2/B uygulaması yapan 36 Nolu Orman Kadastro Komisyonu da bu çalışmaya uyduğu ve bu uygulamaların kesinleştiği, çekişmeli parsel yönünden ilk kez 1942 yılında yapılan orman tahdidi iptal edilmeyip yürürlükte olduğu, 1744 ve 3302 Sayılı Yasalara göre yapılıp, şeklen kesinleşmiş görünen orman kadastro çalışmalarının, çekişmeli yer yönünden bağlayıcı olmadığı, bozma kararında değinilmesine rağmen dosya arasında maki tefrik haritası ve tutanaklarının getirtilmediği, sözü edilen belgeler tamamlandıktan sonra Yargıtay denetimine olanak sağlanabilmesi için yeniden seçilecek üç orman bilirkişi ve bir harita mühendisi eşliğinde keşif yapılarak maki tefrik haritası ile tutanaklarının uygulanması; taşınmazın konumunun harita üzerinde duraksama yaratmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği, bozma kararının oyçokluğu ile verildiği, karşı oy yazısındaki gerekçenin, 20. Hukuk Dairesince benimsenerek uygulandığı, şöyle ki; makiye ayrılan alanların orman içinde kalan devlete ait ve sadece maki niteliği belirlenmiş alan olduğu; ancak, 4753 Sayılı Yasa uyarınca yapılmış tevzi ve bunu doğrulayan tevzi tapusu bulunduğu taktirde 22.03.1996 tarih ve 5/1 sayılı Yargıtay Büyük Genel Kurulunun İnançları Birleştirme Kararı uyarınca ancak, makiye ayırma işlemine değer verilebileceği, böyle bir tapu olmadığı, zilyetlik yoluyla makiye ayrılan yerlerden … kazanılamayacağı, makiye ayırma haritasının uygulama kabiliyeti varsa ve taşınmaz maki tefrik haritası içinde yer alıyor ise, konumunun belirlenmesi, makiye ayrılan yerler kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla ile taşınmaz edinilemeyeceği, makiye ayrılan yerler dışında ise, esasen 1942 orman tahdidi içinde kaldığından taşınmaz orman olarak kabul edileceğinden, davanın dinlenme olanağının bulunmadığının gözetilmesi, belirlenecek nitelik itibariyle kişi ya da kurumlar lehine muhdesat şerhi verilemeyeceğinin de tartışmasız olduğuna) değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra Orman Yönetiminin ve katılan … … davalarının reddine, Hazine davasının kabulüne, taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm …, davalı … ve katılan … … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra ilk tahdidin aplikasyonu ve sınırlandırması Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanın hakem sıfatıyla verdiği karar ile iptal edilen ormanların kadastrosu 1976 yılında yapılıp ekip çalışmaları 15.09.1976 tarihinde, itirazları inceleyen 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonu işlemleri ise 09.12.1976 tarihinde ilan edilmiştir. 36 numaralı orman kadastro komisyonunca 1988 yılında aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılıp 15.06.1989 tarihinde ilan edilmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 08.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.