Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/4865 E. 2006/8082 K. 08.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4865
KARAR NO : 2006/8082
KARAR TARİHİ : 08.06.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 09.03.2005 gün ve 2004/11963-2510 sayılı bozma kararında özetle: “Keşifte bilgisine başvurulan uzman orman bilirkişi raporuyla; dava konusu taşınmazın 1946 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre, yapılan orman tahdidinde orman sınırları içinde bulunduğunun, 1952 yılında 5653 Sayılı Yasaya göre çalışma yapan maki tefrik komisyonunca makiye tefrik edildiğinin, 1976 yılında 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığının, Orman Yönetiminin açtığı dava sonunda, İdare Mahkemesinin 15.01.1987 gün ve 1985/711-17 sayılı kararı ile orman niteliğini kaybetmediği ve Devlet ormanları ile çevrili olduğundan orman sınırları dışına çıkartılma işleminin iptaline karar verildiğinin, daha sonra 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3402 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığının, belirlendiği, 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında “makilik olarak belirlenen taşınmazlar hakkında özel yasalar gereğince oluşturulan tapulara değer verileceğinin” kabul edildiği, davalının bu nitelikte bir tapu kaydının bulunmadığı, 1952 yılında makiye ayrılmışsa da, 1976 yılından sonra dahi orman niteliğinde olduğu belirlenen yer hakkında, nitelik kaybı nedeniyle 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla 1976 yılında orman rejimi dışına çıkarma işleminin İdare Mahkemesince 15.01.1987 gün ve 1988/711-17 sayılı kararla makiye ayırma işlemine değer verilmeden iptal edildiği, gerek 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesinin uygulandığı tarihte yürürlükte bulunan 25 Haziran 1970 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 31.05.1970 gün ve 531 sıra ve 23 seri nolu (Orman Tahdit ve Tescil Yönetmeliği)nin 38/2 (orman sayılan maki sahalarının ve Devlet ormanlarının orman sayılmayan maki delicelik sakızlık ve harnupluk sahası olarak tefrik edildiğinin tespitinde, bu sahalar ilgili komisyonlarca veya Maliye Bakanlığınca henüz tevzi’e tabi tutulmamış ise, orman tahdit sınırları içerisine alınır ve değişiklikten başmüdürlüğe bilgi verilir. Bu taktirde tespit, görevli elemanlarca … sınırlara göre yapılır. Tevzi’e tabi tutulmuş sahalar ise “Temliklerin veya tapunun idari yoldan iptaline karar verildikten sonra Devlet ormanı tahdit sınırları içerisine alınmasına” kaydı verilerek tahdit dışında bırakılır” hükmü gerekse, aynı hükmü taşıyan 20 Mayıs 1984 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren (Orman Kadastro Yönetmeliği)nin 51/2. maddesi hükmüne göre makiye ayrılan yerlerin orman sınırı içine alınması olanağı bulunduğu, davalı tarafın tutunduğu 09.04.1973 tarih 40-48 sayılı Yargıtay 8. Hukuk Dairesi başkanının Hakem sıfatıyla verdiği kararın kesinleştiği ispatlanamadığı gibi, onaylı örneği ve eki olan … elemanı bilirkişi krokisine da ulaşılamadığı, dosyaya sunulan karar örneği fotokopisine dayanılamayacağı; kaldı ki, hakem kararı ile taşınmazın tapuya tesciline veya terkini anlamına gelecek biçimde tahdidin iptaline ne karar verilemeyeceği, verilmiş ise, tahdidin iptal edilmiş sayılmayacağı, hakem kararının sahipli ormanların Devlet ormanı sayılamayacağı ve devlet ormanı olarak tahdidinin yasaya aykırı olduğu esasına dayandığı, 4785 Sayılı Yasa gereği, sahipli özel ormanların da devletleştirildiği bu nedenlerle hakem kararının somut olayda uygulanma olanağı bulunmadığı, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan taşınmaza ilişkin Hazinenin davasının kabulü gerektiğine” değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu … Köyü 8318 ada 4 sayılı parselin davalı adına olan tapu kaydının iptaliyle, Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal tescile ilişkindir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 08.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.