YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5071
KARAR NO : 2006/8002
KARAR TARİHİ : 06.06.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki şerhin iptali davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı mirasçıları tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli … Köyü 3706 parsel, yörede 1995 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında 2173.39 m2 miktar ve tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş ve tutanağın beyanlar hanesinde … oğlu … …’in zilyetliğinde olduğu yolunda şerh verilerek bu şekilde tapuya kaydedilmiştir.
Davacı …, çekişmeli yerin 20-25 yıl önce kendisi tarafından imar ve ihya edildiğini, üzerindeki … ağaçlarının kendisi tarafından yetiştirildiğini ileri sürerek … … lehindeki şerhin silinmesi istemi ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … … mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Öncelikle, taşınmaz tapuda Hazine adına kayıtlı olup, Hazinenin de taraf sıfatıyla davada yeralması gereklidir. Bu nedenle, taraf teşkili sağlanmadığı gibi, işin esasına yönelik araştırmalar da kanı uyandırmamaktadır.
Şöyle ki; 2924 Sayılı Yasanın 11/1-3. maddeleri gereğince tasarruf edenlerin kadastro tutanağında gösterilmesiyle ilgili olarak da istekte bulunan kişinin;
1) Orman köyü nüfusuna kayıtlı olup olmadığının,
2) Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten geriye doğru en az beş yıldır o yerde ikamet … etmediğinin,
3) 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde düzenlenen sınırlamaların araştırılması gerekmektedir. Mahkemece bu unsurlar araştırılmadığı gibi, belediye sınırları içerisinde kalan taşınmazlarda tasarruf edenlerle ilgili şerh verilmesi mümkün bulunmadığından taşınmazın belediye sınırları içinde kalıp kalmadığı da belirlenememiştir. Ayrıca, davacının dayandığı Kaymakamlık men kararıyla ilgili Sulh Ceza Mahkemesinin 2003/289 Esas sayılı dosyası da keşifte uygulanmamış, yerel bilirkişi ve tanıklardan tespit tarihinden önceki döneme ait zilyetliğin şekli, süresi, kimden kime geçtiği, ekonomik amacına uygun olup olmadığı saptanmamış; davalı taraf, tanığı olan … …’in dinlenmesinden vazgeçmediği halde, bu kişinin bilgisine de başvurulmamıştır.
Mahkemece, 2924 Sayılı Yasanın 11. maddesi hükümleri gereğince araştırma ve inceleme yapılarak deliller o doğrultuda değerlendirilip sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 06/06/2006 günü oybirliği ile karar verildi.