Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/5115 E. 2006/8329 K. 13.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5115
KARAR NO : 2006/8329
KARAR TARİHİ : 13.06.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacılar dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü, Kapuyeri mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunun iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece dava dilekçesinde sınırları yazılı … bilirkişi … … tarafından düzenlenen krokide (A)=5299 m2 yüzölçümlü taşınmazın … … mirasçıları adlarına, (B) ile gösterilen 5299 m2’lik bölümünün … … mirasçıları adlarına, (C)=5298 m2’lik bölümünün … … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 16.12.1997 tarihinde ilanı yapılarak dava tarihinde kesinleşmeyen herhangi bir nedenle orman sınırı dışında kalan ormanların kadastrosu, sınırlandırılması yapılan devlet ormanlarının aplikasyonu ve 2/B uygulaması vardır.Genel arazi kadastrosu ise, 14.07.1957 tarihinde yapılıp 10.08.1960 – 09.09.1960 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşmiştir.
Mahkemece … bilirkişi krokisinde (A), (B), (C) ile gösterilen bölümler hakkında, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacılar yararına gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki; taşınmazlar, 1942 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında orman olarak sınırlandırılmış, 1997 yılında 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan 2/B uygulaması ile de Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Tapu ve zilyetlik yoluyla ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K., 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli, 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan 2/B uygulamalarında ise, taşınmazların ancak, Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılabileceği, ormanların zilyetliğe konu olamayacağı ve sürdürülen zilyetliğin suç oluşturacağı bir yana, 2/B madde sahalarının da Hazinenin mülkü olup, zilyetilğe konu olamayacağı düşünülerek açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, zilyetliğe dayalı olarak davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 13.06.2006 günü oybirliği ile karar verildi.