Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/5231 E. 2006/6467 K. 09.05.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5231
KARAR NO : 2006/6467
KARAR TARİHİ : 09.05.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 22.03.2001 gün ve 2001/1485-2095 sayılı bozma kararında özetle; “Hükme esas alınan orman mühendisi raporunda … Köyü … mevkiinde bulunan taşınmazın orman tahdit sınırları dışında olduğu bildirilmişse de, irtibatlı kroki düzenlenmediğinden raporun denetlenemediği, … uzmanı bilirkişinin çekişmeli yer değil, dava dışı 369 ve 370 parsellerle ilgili olarak rapor düzenlediği, öncesi … yatağı olarak tapulama dışı bırakılan yer olduğundan, 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri ile ilgili araştırmanın yetersiz olduğu açıklandıktan sonra belirtilen yönlerde yeniden araştırma yapılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne, … bilirkişi krokisinde A=7952 m2, B=2521 m2 ve C=1018 m2’lik taşınmazların davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1976 ve 1986 yıllarında ayrı ayrı yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulamaları vardır.
1) Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmaya, dosyaya konulan uzman bilirkişi raporuna göre taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kaldığı belirlendiğinden Orman Yönetiminin; aynı yoldaki mahkemenin ilk kararı Belediye Başkanlığı tarafından temyiz edilmeyip son kararla da aleyhine bir durum oluşmadığından, Belediye Başkanlığının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Hazinenin temyiz itirazlarına gelince;
Taşınmaz, yörede 1956 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … yatağı olarak tapulama dışı bırakılmış ve paftasında da bu şekilde gösterilmiştir.
… uzmanı ve jeolog bilirkişiler, taşınmazın eski Boğaçayı yatağı olduğunu, jeolojik olarak incelendiğinde … yapısının tamamen Boğaçayı malzemeleri ile aynı özellikleri gösterdiğini, Devlet Su İşleri tarafından yapılan sedde nedeniyle taşkın tehlikesinin ortadan kalktığını açıklamışlardır.
Devlet Su işlerinden alınan yazıda, seddeye 1957 yılından beri projesiz olarak başlandığı, 1967-1970 yıllarında inşa edildiği, ihtiyaca göre bakım ve onarım çalışmalarının yapıldığı bildirilmektedir. Aktif olmayan … yataklarının imar-ihya ile kazanılabileceği yerleşmiş Yargıtay uygulamaları ile kabul edilmiştir. Ancak, bilirkişi raporları ve Devlet Su İşleri yazısından, taşınmazın eski Boğaçayı yatağı olduğu, taşkından korunmak için Devlet Su İşleri tarafından geçici seddelerin yapılmaya devam ettiği, halen taşkın tehdidi taşıdığı, seddenin geçici tarzda olduğu, … ıslah projesinin başlamadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, halen … yatağı özelliğini sürdüren taşınmazda imar-ihya işleminin tamamlandığı kabul edilemez. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerekirken, delillerin yanlış değerlendirilmesi ile kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Belediye Başkanlığının temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) 2. bentte açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 09/05/2006 günü oybirliği ile karar verildi.