Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/5389 E. 2006/8340 K. 15.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5389
KARAR NO : 2006/8340
KARAR TARİHİ : 15.06.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27.02.2003 gün ve 2002/9721-953 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece çekişmeli taşınmazın 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde ise de, 1952 yılında makiye ayrıldığı ve davacının tutunduğu …, … Köyü, Tatlar Bucağı Mevkiinde olan 8 dönüm yüzölçümünde, sınırları … tarlası, Pınar, Tarikiam olan ve …, …, …, …, … … adlarına kayıtlı … 1277 tarih, 1 numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğü, Çekişmeli 891 numaralı parsele ait 13.02.1989 tarihinde düzenlenen kadastro tutanağının edinme sütununa “kadimden beri orman niteliğinde yer olduğu, halen bu niteliğini koruduğu, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesine göre orman sayılan yer olduğu” yazılarak orman niteliği ile Hazine adına tespit edilerek 22.05.1991-21.06.1991 tarihleri arasında askı ilanına çıkarıldığı, … Genel Müdürlüğü askı ilan süresinde Kadastro Mahkemesinin 1991/1754 E. sayılı dosya ile … Vakfına ait Ağustos 1936 tarih, 2 numaralı tapuya dayanarak dava açtığı, daha sonra Genel Müdürlük oluru ile davadan vazgeçilmesi üzerine kesinleşerek orman niteliği ile 09.04.1992 tarihinde ve 13.191 m2 yüzölçümü ile tapuya tescil edildiği, … …, 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/233 sayılı dosyasında C. Evvel 1276 numaralı tapuya dayanarak dava açmışsa da 01.10.1998 günlü oturumda, davayı takip etmeyeceğini bildirmesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, aynı kişinin daha sonra 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2000/555 E. numaralı dava dosyasına bu kez, Nisan 1289 Y. Tarih, 24 numaralı … Köyü, Öküzgözü Mevkiinde … … adına kayıtlı, sınırları …, ve … olan tapu kaydına dayanarak açtığı dava sonunda, çekişmeli 891 numaralı parselin … bölümünde 8814 m2 yer hakkındaki davanın 17.07.2000 gün, 2000/555-1757 sayılı kararla kabul edilip, karar kesinleşerek bu bölümün ifrazen 2753 parsel sayısı ile … … adına tescil edildiği, kalan 4377 m2’lik bölümün 2754 parsel sayısı ile Hazine üzerinde bırakıldığı, temyize konu, davacı …’nın 23.11.1998 tarihli dilekçesiyle … 1277 tarih, 1 sıra numaralı …, Tatlar Bucağı Mevkiindeki tapuya dayanarak açtığı dava mahkemece kabul edilerek, 4377 m2 yüzölçümündeki 2754 sayılı parselin, 1942 orman tahdidi içindeyse de, 1952 yılında makiye ayrıldığı ve davacının tutunduğu tapu kaydının taşınmaza uyduğunun kabul edildiği, çekişmeli taşınmazın 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınarları içinde olduğu ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanının hakem sıfatıyla verdiği 19.12.1947 tarih, 208 sayılı kararla sadece … İdaresinin dayandığı … Vakfına ait tapulu taşınmazlar yönünden tahdidin iptal edildiği, vakıf tapusu kapsamı dışında kalan tahdidin halen geçerliliğini sürdürdüğü, 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekip tarafından düzenlenen 11.05.1976 tarihli işe başlama tutanağına göre, aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi çalışmalarının yapıldığı ve çekişmeli taşınmazın 1942 tahdidinde olduğu gibi 133, 134, 135, 136, 137 ve 138 numaralı orman sınır noktalarıyla yine önceden olduğu gibi orman kadastro sınırları içinde bırakıldığı, daha sonra 36 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından 18.07.1988 tarihinde işe başlanarak çekişmeli parselin batı bölümünde ve kadastro paftasında yol ve DSİ kanalı olarak gösterilen bölümün XXIII poligon numarası verilerek Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, çekişmeli 891 numaralı parselin bulunduğu yer hakkında yine her hangi bir işlem yapılmayarak orman sınırı içinde gösterildiği ve işlemin kesinleştiğinin anlaşıldığı, Uzman orman bilirkişi 03.06.1999 tarihli raporunda, taşınmazın 1952 yılında makiye ayrılan saha içinde kaldığını açıklamışsa da 1989 yılında düzenlenen kadastro tutanağında taşınmazın halen eylemli orman niteliğini koruduğunun açıklandığı, Y.İ.B.B.G.K.nun 22.03.1996 gün, 1993/5-1 sayılı kararında (3116 Sayılı Orman Yasasının 5653 Sayılı Yasa ile değişik 1/e maddesine göre çıkartılan “makilik ve orman sahalarının birleştiği yerlerde orman sınırlarının tespitine ait yönetmelik” ile bu yönetmelik uyarınca kurulan … komisyonlarının ve yaptıkları işlemlerin geçerli olduğuna, orman sınırlandırması kapsamında iken, sözkonusu komisyonlar tarafından makilik alan olarak belirlenen taşınmazlar hakkında ÖZEL YASALAR GEREĞİNCE oluşturulan tapulara değer verilmesi gerektiği) kabul edildiği, sonucuyla geçerli ve bağlayıcı olan bu içtihadı birleştirme kararı gereğince, sadece özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verilerek bunun dışındaki her hangi bir tapuya ya da imar-ihya ve zilyetliğe değer verilmeyeceği, çünkü, bu konuların İçtihadı birleştirme kararının dışında olduğu, yorum yolu ile içtihadı birleştirme kararları genişletilemeyeceği, H.G.K.nın 27.02.2002 gün, 2002/1-19/97 sayılı kararıyla da kabul edildiği gibi, makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapu kayıtları dışında başka tapulara değer verilemeyeceği, diğer taraftan davalı Hazine vekilinin iddia ettiği gibi tapu kaydının bu taşınmaza uyduğu da söylenemeyeceği, Hazinenin temyiz dilekçesine ekli memleket haritasında görüldüğü gibi, Korkuteli İlçesinin de … Köyü bulunduğu, davacının tutunduğu … 1277 tarih 1 numaralı tapu kaydının mevkisi … köyü, Tatlar Bucağı, yön gösterilmeksizin sınırlarının; … Tarlası ve Pınar ve Tarikiam olarak yazıldığı, yerel bilirkişinin, her hangi bir açıklama yapmadan tapu kaydının mevkiisinin çekişmeli yere uyduğunu, … Tarlasının kuzey tarafta tespit harici bırakılan orman içinde kaldığını, sınırdaki pınarın “pıynar” olduğunu ve güneyde bulunduğunu, tarikiam yani genel yolun doğudaki göç yolu olduğunu söylemişse de orijinal kadastro paftasında böyle bir yol görmediği gibi 1/5000 ölçekli münhanili 1976 yılı orman aplikasyon haritasında da doğuda yol bulunmadığı, davacının, dayandığı tapunun malikleri …, …, … ve … ila olan ırsi ya da akdi bağı veraset ilamı, nüfus aile kayıt tablosu ya da başka bir belge ile belirlenmediği, 1936 D.lu olan bilirkişinin 1277 (1861) tarihli tapu kaydı maliklerinden sadece …’ın davacı babası …’in annesi, …’nun babası olduğunu ifade ettiği, bilirkişi ve tanık beyanlarının soyut içerikli olması bir yana çekişmeli parselin … bölümüne uyduğu belirlenerek davacı … …’nın davasının kabulüne dair verilen aynı mahkemenin 2000/555 sayılı dosyasında dayanılan Nisan 1289 tarih 24 numaralı tapu kaydının mevki Öküzgözü sınırları …, …, Taşlı Tarih, Mahut ve Cebeldir. Maliki de … …” olduğu, Nisan 1289 tarih, 24 numaralı tapu ile temyize konu davada davacının dayandığı … 1277 tarih, 1 numaralı tapu 12 yıl ara ile oluşturulmuş olduğu halde, mevkilerinin ayrı olduğu, birbirine sınır olmaları halinde tapu kayıtları maliklerinin birbirini sınır okuması gerekeceği, parselin güneyine ait olduğu kabul edilen … ve … … … … adına tescil edilen Nisan 1289 tarih, 24 numaralı tapu kaydının, davacının tutunduğu … 1277 tarih, 1 numaralı tapu kaydını sınır okumadığı, bu halde, davacının tutunduğu tapu kaydının taşınmaza uyduğunun kabul edilemeyeceği, kaldı ki; taşınmazın … bölümü ile ilgili dava aynı mahkemenin 19.07.2000 gün 2000/555-1257 sayılı kesinleşen kararı ile kabul edilmişse de, koşulları bulunması halinde olağanüstü yargılama yoluyla o kararın kaldırılma imkanı da mevcut olduğu, 1989 yılında yapılan kadastro sırasında fiilen orman olduğu saptanan taşınmazda kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik koşullarının oluştuğun da söylenemeyeceği, taşınmaz 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde olduğu gibi, 1976 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırlarının dahi içindedir ve 3116 Sayılı Yasanın 13. maddesi gereğince “tahdidi yapılmış ve kesinleşmiş olan ormanlar topluca hiçbir resim ve harç alınmaksızın Hazine namına tescil olunur” hükmü karşısında, taşınmazın tapulu devlet ormanı olduğu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1744 Sayılı Yasaya göre 09.12.1976 tarihinde ilan edilerek 09.12.1977 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 6831 Sayılı Yasının 2. madde uygulaması ve 1989 yılında yapılıp dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 15/06/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.