YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5646
KARAR NO : 2006/7850
KARAR TARİHİ : 05.06.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 127 ada 16 ve 22 parsel sayılı sırasıyla 1570,78 m2 ve 1591,08 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, senetsizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davacı … adına, 135 ada 34 parsel sayılı 3574,89 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise, davalı … … ve … … adlarına tespit edilmiştir. Davacı …, 127 ada 16 ve 22 nolu parsellerin adına tespit edildiğini; ancak, yüzölçümlerinin toplam 7 dönüm olması gerekirken, eksik yazıldığını, 135 ada 34 nolu parselin … … adına tespit edilmiş ise de, kendisine ait olduğunu ve taşınmazların yüzölçümlerinin toplam 7 dönüme çıkartılarak adına tescili isteğiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddi ile 135 ada 34 ile 127 ada 16 ve 22 nolu parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede dava tarihinden önce 08.08.2002 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
Dosyada mevcut … bilirkişisi raporundan, davacının dava konusu yaptığı taşınmazların 135 ada 38 ve 39 parsel sayılı taşınmazlar olduğu anlaşılmaktadır. 135 ada 38 sayılı parsel 1091,16 m2 olarak belgesizden … … adına, 135 ada 39 sayılı parsel 971,96 m2 olarak belgesizden … … adına tespit edildiği ve 135 ada 34 ve 38 nolu parsellerin kadastro mahkemesinin 2005/4 esas sayılı dosyasında davalı olduğu, 135 ada 39 nolu parselin tespit tutanağının itirazsız kesinleştiği, davacının kendi adına tespit edilen 127 ada 16 ve 22 sayılı parseller ile 135 ada 34 sayılı parsele yönelik bir davasının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, Hazine adına yapılan bir tespit bulunmadığından Hazineye karşı açılan davanın husumet yokluğundan reddine, yine yapılan keşifte dava konusu olduğu anlaşılan 135 ada 38 ve 39 sayılı parsellerin tespit malikleri … … ve … …’a yönelik açılan bir dava bulunmadığı ve ıslah yolu ile de taraf değiştirilemeyeceğinden, bu parseller hakkındaki davanın da husumet yönünden reddine, 127 ada 16, 22 ve 135 ada 34 sayılı parsellerin dava konusu olmadığından, tescil işlemlerinin tamamlanması için tutanak ve eklerinin Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, gerekçe belirtilmeksizin davanın reddine, 135 ada 34, 127 ada 16 ve 22 sayılı parsellerin tespit gibi tesciline şeklinde hüküm kurulması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Bu nedenle; hüküm fıkrasının 1. ve 2. paragraflarının hükümden çıkarılarak yerine “Hazineye karşı açılan davanın husumet yokluğundan reddine, 135 ada 38 ve 39 sayılı parsellerin tespit malikleri … … ve … …’a yönelik açılan bir dava bulunmadığından, bu parseller hakkındaki davanın husumet yönünden reddine,
Karar kesinleştiğinde … Köyü 127 ada 16, 22 ve 135 ada 34 sayılı parseller dava konusu olmadığından, tescil işlemlerinin tamamlanması için tutanak ve eklerinin Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine” cümlelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 05.06.2006 günü oybirliği ile karar verildi.