YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5647
KARAR NO : 2006/7851
KARAR TARİHİ : 05.06.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 125 ada 29 parsel sayılı 124.56 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ile 125 ada 16 parsel sayılı 5980.73 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, … adına tespit görmüştür. Davacılar … mirasçıları 125 ada 16 nolu parselin 8 dönüm olması gerekirken 5980.73 m2 olarak, aynı şekilde 125 ada 29 nolu parselin 7 dönüm olması gerekirken 124.56 m2 olarak … adına tespit gördüğünü taşınmazların yüzölçümünün 8 ve 7 dönüme çıkartılarak adlarına tescilini talep etmişlerdir. Mahkemece davanın reddi ile 125 ada 29 ve 16 nolu parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede dava tarihinden önce 08.08.2002 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
Dava 124 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak açılmış olup, 124 ada 1 parsel sayılı taşınmaz 13495.78 m2 olarak 2/B madde uygulaması ile orman sırırları dışına çıkarılan yerlerden olduğundan Hazine adına tespit görmüş olup tespit tutanağına tutanağın itirazsız kesinleştiği şerh verilmiştir. Davacılar tarafından dava 124 ada 1 parselin tespit maliki olan hazine hısım gösterilerek açılmış olup husumet doğru yöneltilmiş ve dosyada mevcut fenni bilirkişi raporundan dava edilen kısmın 124 ada 1 nolu 2/B parseli içinde kaldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda 124 ada 1 nolu parselin tespit tutanağına kesinleşme şerhi verilmiş olması doğru değildir. 124 ada 1 parsele ilişkin kesinleşme şerhinin iptal edilerek taşınmazın davalı olduğunun tapu sicil müdürlüğüne bildirilmesi gerekir bu işlemler yapılmaksızın esas hakkında hüküm kurulamaz.
Ayrıca, mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki: Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 2002 yılında orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması yapıldığı ve tutanakların 08.08.2002 tarihinde ilan edildiği, ve itiraz edilmeyen taşınmazlara yönelik olarak 08.02.2003 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bir yerde orman tahdidi yapılmış ise; kural olarak, 4785 Sayılı Yasa gözetilmek suretiyle orman tahdidi yapılıp, kesinleşmişse; bir yerin orman olup olmadığı kesinleşmiş tahdit haritasının orman mühendisi aracılığıyla yerine uygulanması yoluyla çözümlenir. O halde, mahkemece öncelikle yörede 2002 tarihinde yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneğinin bir sureti getirtilerek yeniden yapılacak inceleme ve keşifte bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek 1 orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla mahallinde yapılacak keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 05/06/2006 günü oybirliği ile karar verildi.