Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/5985 E. 2006/7626 K. 30.05.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5985
KARAR NO : 2006/7626
KARAR TARİHİ : 30.05.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, davalıların duruşmalı temyiz istemi değer yönünden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü …. mevkii 1455 parsel sayılı 2.600 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Ağustos 1956 tarih 142 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … Uçan adına tespit edilmiş, ırsen intikal yoluyla davalılara geçmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, tapu kaydının iptal edilerek Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine yönelik verilen kararın davacı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine bozulmuştur. Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 08.07.2004 gün 2004/8031-7749 sayılı ilamında “Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün 1987/31-1988/13 sayılı kararıyla 3402 Sayılı Yasanın 45.maddesinin bazı paragrafların iptal edildiği, aynı maddenin 3. paragrafının “orman rejimi dışına çıkarılan alanlarda … … tevzi yoluyla verilen yerlerin işlemleri tamamlanmamış olsa dahi başka bir şart aranmadan hak sahipleri adına tespit ve tescil edilir” şeklinde varlığını sürdürdüğü bu nedenle önceki bilirkişiler dışında bir orman yüksek mühendisi ve bir harita mühendisi bulunmadıkları takdirde birer orman mühendisi ve … elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılarak, çekişmeli taşınmazın kadastro paftası ile 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan ilk tahdit haritası 1744 ve 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve orman rejimi dışına çıkarma haritalarının ölçeklerinin eşitlenerek sağlıklı bir şekilde zemine uygulanması, değişik açı ve uzaklıklarda en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır noktasını gösterecek şekilde taşınmazın tahdit haritası ve orman rejimi dışına çıkarma haritalarına göre konumunun belirlenmesi, çekişmeli taşınmaza revizyon gören tevzi tapusunun haritası , dağıtım ve teblandigatif cetvelleri bulundukları yerlerden getirtilerek 3402 Sayılı Yasanın 20/A maddesi uyarınca yöntemince uygulanması, taşınmazın tevzi haritası içinde kalması halinde 3402 Sayılı Yasanın 45/3. maddesi uyarınca Hazinenin davası reddedilmeli, kısmen ve tamamen tevzi haritası dışında kalması durumunda Hazinenin davasının kabul edilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1946 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1959 yılında genel arazi kadastrosu, 09.08.1978 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 22.10.1987 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın 1946 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde kaldığı, davalıların dayandığı tapu kaydının 1956 yılında … tevzi komisyonunun dağıtımı sonucu kişiler adına oluştuğu, öncesi orman olan yerde oluşturulan tapu kayıtlarının hukuken değer taşımayacağı, 4753 Sayılı Yasada da ormanların tevzi edileceğine dair bir hüküm bulunmadığı, 1977 yılında yapılan orman kadastrosunda çekişmeli taşınmazın Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılması işleminde isabetsizlik bulunmadığı; kaldı ki, … tevzi yoluyla verilen yerlerin orman rejimi dışına çıkartılması halinde hak sahipleri adına tespit ve tescil edileceğini öngören 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin de 22.02.2005 tarihinde kabul edilen 5304 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldığı, Hukuk Genel Kurulunun 09.03.1988 gün ve 1987/2-860/232 sayılı kararında açıklandığı gibi, genel kural olarak herhangi bir yasa veya düzenleyici kural yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurmaya başlayacağı ve bunun doğal sonucunun da yasaların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilemeyeceği, başka bir anlatımla geriye yürümeyeceği, yasaları uygulama durumunda bulunanlar, başta mahkemeler olmak üzere, yasaları geriye yürür sonuçlar doğuracak biçimde yorumlamamakla yükümlü olmaları, ancak somut olayda olduğu gibi devam eden uyuşmazlıklarda tamamlanmamış hukuki durumlara … yasa veya düzenleyici hükümlerin “derhal yürürlüğe girme” kuralı nedeniyle uygulanması gerektiğinden, hukuki sonuçlarını doğuracağı, … yasa veya düzenleyici hükümlerin, tamamlanmış hukuki durumlara uygulanmaması nedeninin, kazanılmış hakların saklı tutulması kuralından kaynaklandığı, açıklanan nedenlerle 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesini yürürlükten kaldıran 5304 Sayılı Yasanın somut olayda uygulanması gerekeceği anlaşıldığına göre, davalı gerçek kişilerin kesinleşen 1744 Sayılı Yasanın 2. madde haritası yerine uygulanıp, çekişmeli parselin orman rejimi dışına çıkartılan yerlerden olduğu anlaşılması nedeniyle de davalının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 30.05.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.