Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/6009 E. 2006/7960 K. 06.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6009
KARAR NO : 2006/7960
KARAR TARİHİ : 06.06.2006

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen menfi tesbit davası sırasında davalı taraf vekili 28/09/2005 günlü dilekçesiyle reddi hakim yoluna başvurmuştur.
Bu konuda verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davalı … … vekili 28.09.2005 günlü dilekçesinde Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/299 Esas sayılı dava dosyasında davacı tarafın talebi üzerine “davaya konu senedin yazı yaşının tesbiti konusunda Almanya’da bilirkişi olduğu kabul edilen Dr. …’den rapor alınmak üzere dosyadaki senedin yurt dışına gönderilmesi konusunda hatalı karar alındığı, bu konudaki ara karardan dönülmesi talebinin reddedildiği, alınan ara kararının mahkemenin tarafsızlığı yönünden kendilerini şüpheye düşürdüğü” gerekçeleri ile reddi hakim talebinde bulunmuştur.
Red edilen Hakimler 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanı … … (20342), … … … (21278), … … (24712)’un red talebinin yerinde olmadığı, ancak adaletin hiçbir kuşkuyu kaldırmayacağı, davalı tarafın mahkeme heyetine itimat etmediği anlaşılmakla, davaya bakmaktan istinkaf etmeleri görüşleri üzerine dosyayı inceleyen merci hakimliğince red dilekçesinde belirtilen hususların H.Y.U.Y.’nın 29. maddesinde yazılı sebeplerden bulunmadığı gibi çekinme sebebi de bulunmadığından, mahkeme heyetinin çekinme (istinkaf) isteminin reddine, davalının reddi hakim talebinin reddine ve H.Y.U.Y.’nın 36/4. maddesi uyarınca 14.00.-YTL para cezasının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
H.Y.U.Y.’nın 28. maddesinde hakimin çekinme sebepleri, 29. maddesinde ise, hakimin reddi sebepleri açıklanmıştır.
Somut olayda; davacıların talebi doğrultusunda davaya konu senetteki yazı yaşının tesbiti bakımından 06.05.2005 tarihinde, Adli Tıp Kurumundan 15.07.2005 tarihinde Jandarma Genel Komutanlığından 11.07.2005 tarihinde, Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan raporlarda senetteki yazı yaşının tesbitinin bugünün tekniklerine göre mümkün bulunmadığı, Almanya’da bu hususta çalışmalar yapılmaktaysa da yine de tam tesbitinin sözkonusu olmadığı bildirdirılmiş, davacılar tarafından Almanya’da bulunan Dr. Jürgen H.Büğler’den aldıkları mütalaayı dosyaya sunmuşlar; mahkemece, yurt dışında (Almanya) bilirkişi incelemesi yaptırılmak üzere 15.09.2005 tarihli ara kararı alınmış, bu kişinin bilirkişi seçilmesine davalı itiraz ederek, bu ara kararın kaldırılmasını istemiş, ancak talep 26.09.2005 tarihinde reddedilmiştir.
H.Y.U.Y.’nın 277. maddesi uyarınca hakimler için belirlenen sebeplerle bilirkişiler de red olunabilir. Bilirkişi seçilme ihtimali olan kişiden davacı tarafın ön rapor niteliğinde hukuki mütalaa aldığı halde, mahkemece, önceden görüşünü açıklayan kişiden rapor alınmasına karar verilmiş olması kıyas yolu ile bilirkişinin reddi sebebi sayılır. Diğer taraftan, Anayasanın 9. maddesine göre “Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır” yine Anayasanın 37. maddesi Kanuni Hakim güvencesini düzenlemiştir. Usul hukukumuzda istinabe yoluyla yurt dışındaki bilirkişilerden rapor alınacağı konularında hiç bir hüküm bulunmamaktadır.
Yargılamayı yürüten 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkan ve Üyeleri davaya bakmaktan istinkaf ettiklerini açıklamışlar ise de, bu durum H.Y.U.Y.’nın 28. maddesinde tanımı yapılan hakimin çekinmesi anlamında olmayıp H.Y.U.Y.’nın 29. maddesinde tanımı yapılan hakimin reddi anlamındadır. Türkiye’de konusunda uzman üç yerden senetteki yazının yaşı konusunda raporlar alındıktan sonra, yürürlükteki yasalara açıkça aykırı olarak ve doğal yargı yolunu artadan kaldırır biçimde verilen ara kararında ısrar edilmiş olması H.Y.U.Y.’nın 29. maddesindeki koşulların oluştuğunu gösterir. H.Y.U.Y.’nın 29. maddesi gereğince hakimin reddine ilişkin talebin kabul edilmesi gerekirken, yazılı olduğu gibi hakimin reddi talebinin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 06/06/2006 günü oybirliği ile karar verildi.