Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/607 E. 2006/3494 K. 17.03.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/607
KARAR NO : 2006/3494
KARAR TARİHİ : 17.03.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 14/11/2005 gün ve 2005/9459-13538 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davalı … vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 137 ada 9 parsel sayılı 32627.62 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, … ve çalılık niteliği ile 02.01.1986 tarih 75 nolu tapu kaydı nedenine dayanılarak davalı adına tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmazın orman sayılan yer olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmekle dairece onanmıştır. Bu kez, davalı … vekili kararın düzeltilmesini istemektedir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki;
Uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada, davaya konu taşınmazın memleket haritasında yeşil renkli yapraklı ağaç sembolleri bulunan alanda göründüğünden orman sayılan yerlerden olduğu yolunda bildirilmiş, mahkemece bu görüşe dayanılarak hüküm kurulmuştur. Ancak, … fotoğrafında bu ağaçların cinsinin ve yaşının tespit edilmediği, taşınmazın dayanak tapu kayıtlarının yöntemince uygulanmadığı ve 6831 Sayılı Yasanın 1/f ve 1/g madde hükmü kapsamında olup olmadığı araştırılmadığı için karara dayanak alınan bilirkişi raporu, bu hali ile çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmadığı gibi, orman bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın, memleket haritası ile kadastro paftası çakıştırılmak suretiyle çevresindeki taşınmazlarla birlikteki konumu gösterilmediği için, Yargıtay denetimine olanak vermemektedir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınmazın kadastro tespit dayanağı tapu kayıtlarından revizyon gören diğer parseller hakkında aynı iddia ile açılmış dava var ise, aradaki irtibat nedeniyle anılan davalar birleştirilerek, dava konusu taşınmazın kadastro tespit dayanağı olan tapu kaydı ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve varsa krokisi, çekişmeli taşınmaza komşu olan parsellere ilişkin kadastro tespit tutanaklarının dayanağı, tapu kayıt örnekleri ile veya vergi kayıt örnekleri dosyaya getirtilmeli, en eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları, amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı taktirde orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; 6831 Sayılı Yasanın 1/f ve 1/g madde hükmü kapsamında olup olmadığı belirlenmeli, kesinleşmiş tahdit söz konusu olmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; memleket haritası ve kadastro paftası ölçekleri eşitlenip birbiri üzerine aplike edilerek çekişmeli ve komşu taşınmazların memleket haritasına göre konumu saptanıp; bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişiler onayını taşıyan kroki düzenlettirilip, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; dava konusu taşınmazın kadastro tespit dayanağı olan tapu kayıtları ile varsa krokisi yerel bilirkişiler ve … ehli aracılığı ile … parsellerin dayanakları ile denetlenerek 3402 Sayılı Yasanın 20/c, 21 ve 32/3. maddeleri gereğince sabit sınırdan başlamak suretiyle yöntemince çevresine uygulatılmalı, dairede aynı gün incelemesi yapılan komşu 137 ada 13, 11 ve 10 parseller hakkındaki yerel mahkemenin 2004/30-2005/11, 2004/26-8, 2004/29-2005/10 sayılı davalarında verilen kararın aynı nedenle bozulduğundan, tapu uygulaması sırasında gözetilmeli, dayanak tapu kaydından revizyon görüp de hakkında dava açılmadan kesinleşen parseller var ise yüzöçümleri de dahil edilerek dayanak tapu kaydının krokisi var ise kroki çapına itibar edilmeli, yok ise yüzölçümü kadar kapsamı belirlenmeli, ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … vekilinin karar düzeltme isteminin KABULÜNE, Dairenin 14.11.2005 gün ve 2005/9459-13538 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 17/03/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.