YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/659
KARAR NO : 2006/1153
KARAR TARİHİ : 07.02.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi … ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.09.2004 tarih 2004/3273-8623 sayılı bozma kararında özetle: “Orman olduğu saptanan çekişmeli … Köyü 148 ada 12 parselle ilgili hüküm onandıktan sonra aynı köy 148 ada 19 parselle ilgili olarak yapılan araştırmanın yeterli olmadığı belirtilerek komşu parsellere ait tutanak ve dayanaklarının, davalı olanların ise dava dosyalarının getirtilmesi, memleket haritası ile kadastro pafta ölçeklerinin denkleştirilerek aplikasyon yapılmak suretiyle taşınmazın konumunun belirlenmesi, orman olmadığı belirlendiği takdirde 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki koşalların da araştırılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 148 ada 19 parselin (A) ile gösterilen 8437.39 m2’lik bölümünün orman niteliği ile Hazine adına, (B) ile gösterilen 12882.67 m2’lik bölümünün tesbit gibi davalı adına tesciline, 148 ada 12 parselle ilgili hüküm kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı … ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
… ve Hazinenin temyizi kişi adına tescile karar verilen (B) kesimine yöneliktir.
Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen, bozmanın gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; Dairemizin anılan bozma ilamında yöreye ait en eski tarihli orjinal renkli memleket haritası ile genel arazi kadastro pafta ölçeklerinin denkleştirilerek birbiri üzerine ablike edilmesi ve çekişmeli taşınmaz ile komşularının konumlarının gösterilmesi gereğine değinildiği halde bu husus yerine getirilmemiş; Dairemizin iade kararı üzerine yapılan aplikasyonda ise konumu bu rapordakinden tamamen farklı bir yerde gösterilmiştir. Bu durum, araştırmanın doğru yapılmadığı kanısını uyandırmaktadır.
Bundan ayrı; yine bozmada değinilmesine rağmen 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde düzenlenen kısıtlamalar araştırılmamıştır. Bozmadan sonra dinlenen yerel bilirkişi çekişmeli yerin dededen ve babadan intikal ettiğini açıklamışsa da müstakil zilyetlik süresinin dolup dolmadığı belirlenmemiş, murisler yönünden Tapu Sicil Müdürlüğü, Kadastro Müdürlüğü ve Yazı İşleri Müdürlüğünden soruşturma yapılmamıştır.
O halde,