Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/7040 E. 2006/8102 K. 08.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7040
KARAR NO : 2006/8102
KARAR TARİHİ : 08.06.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı …, … Köyü 328 parsel sayılı taşınmazın kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde bulunduğu iddiasıyla tapu kaydının iptali ve Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kalan tapu kaydının iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 28.10.1948 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre 1975 yılında yapılıp, ekip çalışmaları 05.12.1974 tarihinde, komisyon çalışması 27.01.1977 tarihinde ilan edilerek itirazsız yerlerde 05.12.1975 tarihinde, komisyon incelemesine tabi tutulan yerlerde 27.01.1978 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile 1989 yılında yapılıp, 18.05.1990 tarihinde ilan edilerek 18.11.1990 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi krokisindeki özellikle 9054, 2124 ve 9055 numaralı orman sınır hattı ile 9053 ilâ 9058 numaralı orman sınır hattı bir örneği dosyada bulunan orijinal orman kadastro haritasındaki aynı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı ile uyumsuz olup, açı ve mesafe olarak birbiri ile çelişmektedir.
Bilindiği gibi, aplikasyon; daha önceden orman kadastrosu yapılmış olan yerlerde, kesinleşmiş orman sınır noktalarının yerlerinin arazide belirlenip ihya edilmesinden ibaret olup, bu belirleme ve ihya sırasında önceden kesinleşen orman sınır noktalarının aynı yerlerine konulması zorunludur (15.07.2004 gün ve 25523 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa göre Orman kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 47. maddesini karşılayan 02.09.1986 tarihinde yürürlüğe giren 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki ESKİ Yönetmelik md. 44.). Aplikasyon işlemi … bir orman kadastrosu değildir. Aplikasyonla kesinleşmiş orman sınırları değiştirilemez. Kesinleşmiş orman sınırları değiştirilerek yapılan aplikasyon ve bu işlem sonucunda düzenlenen tahdit haritasının hukuken geçerliliği söz konusu olamaz.
Bu nedenlerle, mahkemece önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 1948 yılında yapılıp kesinleşen ilk orman tahdit haritası, 1977 ve 1989 yıllarında yapılan aplikasyonlara ilişkin tutanaklar ve haritalar ayrı ayrı, çekişmeli taşınmazın arazi kadastro paftası ile birlikte sağlıklı biçimde zemine uygulanıp, zeminde bulunacak baş noktadan hareketle tutanaklarda yazılı açı ve mesafeler okunup ölçülerek çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerdeki 9052 ilâ 9061 numaralı orman sınır noktaları birer birer arazide bulunarak orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hatları belirlenmeli, orman sınır noktalarının bazılarının zeminde bulunamaması halinde nedeni üzerinde durulmalı, yerlerinden sökülerek yok edilip edilmedikleri saptanmalı, zeminde bulunmayan bu noktaların yerleri zeminde halen var olan ve orman kadastro tutanağında tarif edilen en yakın sabit orman sınır noktaları esas alınarak ve bu noktalardan hareketle yine orman tahdit tutanaklarındaki açı ve mesafeler okunup ölçülerek orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattı birer birer arazide bulunup röperlenmeli, 1948 yılında düzenlenen tahdit haritası zemine uygulandıktan sonra 1977 ve 1989 yıllarında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde çalışmasından sonra oluşturulmuş olan haritalar yerine uygulanmalı, haritalar arasındaki farklılığın nereden kaynaklandığı, bu işlemlerde kullanılan … fotoğraflarından, yöreye ait eski tarihli pafta ve haritalardan, imar planlarından, şehir fotoğrafları ve ulaşılabilen tüm kaynaklardan da yararlanılmak suretiyle, 15.07.2004 gün ve 25523 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa göre Orman kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 64. maddesini karşılayan, eski Kadastro Yönetmeliğinin 54. maddesi gereğince düzenlenen teknik izah name hükümlerine göre dava konusu taşınmazın konumu belirlenmelidir.
Bilirkişi kuruluna çekişmeli taşınmazın 1948 yılında düzenlenen tahdit haritası, 1977 ve 1989 yıllarında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde çalışmasından sonra oluşturulmuş haritalara göre konumunu gösteren bu haritalar ile irtibatlı ve ayrı renklerde işaretli, haritalar ile genel arazi kadastro paftasının ölçekleri özel aletlerle denkleştirilmek suretiyle sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp değişik açı ve uzaklıklarda olan (yukarıda sayılan orman sınır noktalarını da içerecek şekilde) en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı, bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Değinilen yönler gözetilmeksizin yetersiz inceleme ve araştırmaya dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine, 08.06.2006 günü oybirliği ile karar verildi.