Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/7050 E. 2006/8076 K. 08.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7050
KARAR NO : 2006/8076
KARAR TARİHİ : 08.06.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 163 ada 26 parsel sayılı 1905.03 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliğiyle, Aralık 1948 tarih 87 sıra numaralı tapu kaydıyla devlet ormanı olarak Hazine adına kayıtlıysa da, 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığından ve … zilyetliğinde olduğundan söz edilerek Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı … kendi adına tesbit edilen dava dışı 163 ada 15 ve 16 sayılı parsellere sınır 4 dönümlük bölümünün tesbitinin iptali ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1945 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır. Daha sonra 2002 yılında 3402 Sayılı Yasanın 4. madde hükümlerine göre yapılıp dava nedeniyle kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması mevcuttur..
Davacı dava dilekçesinde, kendi adına tesbit edilen dava dışı 163 ada 15 ve 16 sayılı parsellere sınır olan, 4 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın bu parseller ile bir bütün olduğu halde, 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığından söz edilip, 163 ada 26 parsel sayısı ile Hazine adına tesbit edildiği iddiasıyla Hasım göstermeden dava açmış, mahkemece 163 ada 26 sayılı parselin dava konusu olduğu kabul edilerek, tutanak aslı dosyaya getirtilmiş, mahallinde yapılan keşifte dava edilen ve dava dışı 163 ada 15 ve 16 sayılı parsellere sınır olan ve … elemanı bilirkişi krokisinde kırmızıya taranarak gösterilen bölümün, 1945 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, arazi kadastrosunda tesbit tutanağı düzenlenmediği ve parsel sayısı verilmediği belirlenmiştir. Kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeki devlet ormanlarının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak; çekişmeli taşınmaz için kadastro tesbit tutanağı düzenlenmediğinden bu taşınmaza ilişkin dava tapusuz taşınmazın Medeni Yasanın 713. maddesi gereğince tapuya tescili niteliğinde olup, yasal hasım olarak Hazineye ve ilgili kuruma karşı dava açılması gerekirken, davanın hasımsız açılması doğru olmadığı gibi davanın Hazineye yaygınlaştırılması davanın genişletilmesi olup, yasal olanağı yoktur. Bu nedenle esasa girilmeden taraf eksikliğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, esastan reddine karar verilmesi doğru değilse de, red kararı onuç itibariyle doğru olduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yine, dava konusu olarak gösterilip, yargılama sırasında dava konusu olmadığı anlaşılan 163 ada 26 sayılı parselin tutanak aslının kesinleştirilmek üzere Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmemesi doğru değilse de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında birinci bendde yer alan “davanın reddine” cümlesinden sonra gelmek üzere, “Davalı olmadığı anlaşılan … Köyü 163 ada 26 sayılı parselin kadastro tesbit tutanağı aslının, kesinleştirilmek üzere Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 08.06.2006 günü oybirliğiyle karar verildi.