YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7226
KARAR NO : 2006/7810
KARAR TARİHİ : 05.06.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz ile tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 2/B madde uygulaması sonucu orman rejimi dışına çıkan yerler 2002 yılında yapılan kullanım kadastrosu sırasında, ortaoba Köyü 132 ada 80 parsel sayılı 1082500 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Şubat 1995 tarih 7 nolu tapu kaydı revizyon gösterilerek kesinleşen 2/B madde uygulaması nedeniyle Maliye Hazinesi adına tescil edilmiş olduğundan tutanağı düzenlenmemiştir. Davacı … Genel Müdürlüğü vekili, askı ilan süresinde 16.04.2002 tarihinde kadastro mahkemesinde açtığı davada; 132 ada 80 parselin Vakıflara ait Şubat 1995 tarih 9 nolu 7000.000 m2 yüzölçümlü tapu kaydı kapsamında kaldığı, … … … Vakfının Paşadağı isimli Koruluk kapsamında kaldığı, … … Mescid ve zaviyesine bağlı olduğundan Edremit Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/161 E-1991/50 K. sayılı ilamı ile … adına tescil edildiğini, … … Vakıf ormanından geriye kalan kısmın ise halen asliye hukuk mahkemesinin 1999/726 sayılı dosyasında yargılamasına devam ettiğini Ortaoba Köyü 132 ada 80 sayılı parselin … … VAKFI’na ait “… Dağı Koruluğu” içinde kaldığını, 45.000.000 m2 olan bu koruluğun 866.000 m2’sinin 5 ayrı tapu ile (20.02.1995 tarih ve 2, 4, 6, 8 ve 9 sıra nolu tapular) … Genel Müdürlüğü adına tapuda kayıtlı bulunduğunu; geriye kalan 44.134.000 m2 kısımla ilgili tescil davasının halen Edremit Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/726 sayılı dava dosyasında görüldüğünü, çekişmeli parselin bu davası devam eden sahada kaldığını ileri sürerek, 132 ada 80 sayılı parselin Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile … İdaresi adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır.
Ortaoba Köyünde orman kadastro komisyonu tarafından yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sonucunda 2/B madde uygulama parseli olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan ve Hazine adına tapuya tescil edilen taşınmazla ilgili olarak 3402 Sayılı Yasanın 22. maddesi gereğince, kadastro tutanağı düzenlenmeden ve askı ilanı yapılmadan sadece ada ve parsel nosu verilerek tapu kaydındaki bilgilerin aynen aktarılmış olduğunun anlaşılması üzerine kadastro mahkemesince davanın görev nedeniyle reddine, avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece ele alınmasına dair verilen kararın … Genel Müdürlüğü ile Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23.09.2003 tarih 2003/4713-5871 sayılı kararı ile … Genel Müdürlüğünün temyiz isteminin süre yönünden reddine, Hazinenin temyizi yönünden ise görevsizlik ve yetkisizlik kararlarının nihai karar olduğu, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin görevsizlik ve yetkisizlik kararı veren mahkeme tarafından gözetilmesi gerektiğine işaretle bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra dava asliye hukuk mahkemesine aktarılmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesince, keşif ve uygulama yapılmadan, “… Genel Müdürlüğüne ait yerlerin daha evvelce Edremit Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/161 E. – 1991/50 K. sayılı dava dosyasında yargılaması yapılıp, vakıf adına tesciline karar verildiği; çekişmeli parselin bu karar kapsamı dışında olduğu yolunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, yörede 1948 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde iken 1976 yılında 2. madde, daha sonra da 2/B madde uygulamasına konu olup, Hazine adına tapuya kaydedildiği; 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulamasının kesinleştiği 19.07.1977 tarihinden ve 2/B uygulamasının kesinleştiği 02.03.1990 tarihinden itibaren 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin de geçtiği gerekçesi” ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm … Genel Müdürlüğünce temyiz edilmiştir.
Dava; kesinleşen orman sınırları içinde iken 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. maddesi gereğince Hazine lehine orman sınırları dışına çıkartılıp kesinleşen ve kadastro tutanağı düzenlenmeyen taşınmazın tapuya dayalı olarak tesciline yöneliktir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk orman kadastrosu 3116 Sayılı Yasaya göre 1948 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. 1976 yılında bu tahdidin aplikasyonu ve 2. madde uygulamaları yapılarak 19.07.1976 ve 23.05.1977 tarihlerinde ilan edilip kesinleşmiştir. Daha sonra 1989 yılında 2/B madde uygulaması yapılmış, bu çalışma da 02.03.1990 tarihinde ilan edilip kesinleşmiştir.
Dava, 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerin iptal ve tesciline ilişkin olup, orman kadastrosuna itiraz davası değildir. Bu itibarla, 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre somut olayda uygulanamaz. Taşınmazın hangi yasa döneminde orman rejimi dışına çıkartıldığı araştırılmamıştır. 2896, 3302 ve 3373 Sayılı Yasaların yürürlüğü sırasında orman rejimi dışına çıkartılan yerler öncesi tapulu olsun olmasın Hazine adına çıkartılacağından tapu malikleri yararına bir hak doğmazsa da, 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla; orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde dayanılan tapu kaydının, ilk orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten ve 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğünden önce oluşması, tapu kaydının yüzölçümüyle o yeri kapsaması ve orman kadastrosunun itirazsız kesinleşmesi halinde, mülkiyetin tekrar tapu sahibine intikal eder. Daha önce aynı mahkemenin 2004/275-1098 sayılı kararının Dairece inclenmesi sonucu verilen 2005/7787-1246 E.K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi, Vakflar Genel Müdürlüğünün aynı tapu kaydına dayanarak açtığı, tüm 2/B madde uygulamasıyla oluşturulan tapu kaydının iptaline ilişkin davaların birlikte ve bir bütün olarak incelenmesi gerektiği bir yana mahkemece hiçbir keşif ve uygulama yapılmadan ve dava konusu taşınmazın hangi yasa döneminde orman rejimi dışına çıkartıldığı belirlenmeden ve dayanılan tapu kayıtları ve dayanak krokileri ile tahdit haritası ayrıntılı biçimde uygulanıp kapsamları belirlenmeden davanın 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığından söz edilerek somut olaya uymayan gerekçe ile reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Genel Müdürlüğünün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 05/06/2006 günü oybirliği ile karar verildi.