Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/7333 E. 2006/10171 K. 05.07.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7333
KARAR NO : 2006/10171
KARAR TARİHİ : 05.07.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 2/B şerhinin iptali ile sataşmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … 27.10.2004 tarihli dilekçesiyle, … (Köyü) Beldesi, 29300 m2 yüzölçümündeki 369 sayılı parselden ifraz yoluyla gelen, 2198 m2 yüzölçümündeki 834 ve 8066 m2 yüzölçümündeki 836 sayılı parsellerin tapuda kendisi adına kayıtlı olduğu, taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğuna ilişkin kesin hüküm bulunduğu halde, yasaya aykırı olarak beyanlar hanesine konulan 2/B şerhinin iptalini ve Hazinenin hak iddiasının önlenmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli parselin beyanlar hanesinde bulunan, taşınmazın 2/B madde uyarınca orman sınırları dışına çıkarılmıştır şeklindeki şerhin iptaline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapunun beyanlar hanesindeki 2/B şerhinin iptaline ve sataşmanın önlenmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … Köyünde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1978-1980 tarihleri arasında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1987 yılında yapılıp, 01.12.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde bulunmaktadır.
Kesinleşmiş orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ilişkin tutanak ve haritalarını uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parsellerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlenmişse de, Yörede 1953 yılında yapılan arazi kadastro çalışmasında, çekişmeli parsellerin geldiği 369 sayılı parselin, Şubat 1947 tarih 178 sıra numaralı tapu kaydı ile gerçek kişiler adına tespit edildiği, Orman Yönetiminin taşınmazın orman sınırları içinde kaldığı iddiası ile açtığı dava sonunda , çekişmeli parsellerin geldiği 369 sayılı parselin kesinleşen orman tahditi dışında kaldığı saptanarak, tarla niteliğiyle gerçek kişi adına tesciline ilişkin Tapulama Mahkemesinin 08.07.1969 gün ve 1967/17 E., 1969/64 K. sayılı kararının dayanağı … elemanı bilirkişi görüşü, orman sınır hattının araziye uygulanmasından ziyade soyut görüşü dayalıysa da, Tapulama Mahkemesinin sözü edilen ve temyiz edilmeksizin kesinleşen bu kararın, yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılmadığı sürece Orman Yönetimini bağlayacak kesin hüküm olduğu, Hazine yönünden ise … delil oluşturacağı, göz önünde bulundurularak, tapu kaydının beyanlar hanesindeki “orman tahdit uygulaması, 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır” şerhinin iptaline karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak, yapılan 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması sonunda, orman kadastro komisyonunca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın tapu kaydına, bu işlem gereği şerh konulduğu, bu şerhin Hazinenin istemi ile konulmadığı, Hazine yasal hasım durumunda olduğu gibi, esasen mevcut kesin hüküm nedeniyle taşınmazın mülkiyetine ilişkin bir şerh olmadığı gözetilmeden, davacı yararına nisbi avukatlık ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının üçüncü bendinin kaldırılarak; bunun yerine üçüncü bend olarak “karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifelerine göre 350.00.- YTL (üçyüzelliyenitürklirası) Avukatlık ücretinin davalı yönetimden alınarak davacıya verilmesine, cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 05/07/2006 günü oybirliğiyle karar verildi.