YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7522
KARAR NO : 2006/10269
KARAR TARİHİ : 10.07.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACI-DAVALI : HAZİNE
DAVALI-DAVACI : …
Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil ve tapudaki 2/B şerhinin iptali davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı-davalı Hazine vekili ve davalı-davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.04.2004 gün ve 1508-4638 sayılı bozma kararında özetle; “Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli olmadığı, davacı Hazine, … İlçesi 7090 ada 1 sayılı parselin 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılıp bu işleme karşı tapuda maliklerin 6 aylık ve 10 yıllık sürelerde tapuya dayalı bir dava açılmadığından işlemin kesinleştiğini ileri sürerek tapu kaydının iptal edilerek Hazine adına tescilini, davalı gerçek kişi de, birleşen dava ile çekişmeli taşınmazın öncesinin 996 sayılı kadastro parseli olup, 4753 Sayılı Yasa hükümlerine göre tevzi edildiğini belirterek, tapu kaydı üzerine konulan 2/B madde şerhinin yasal dayanaktan yoksun olması nedeniyle iptalini istediği, yörede 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca yapılan çıkarma işleminin Danıştay 8. Dairesinin 1979/4343 Esas 1983/2849 sayılı kararı ve 2896 Sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması işleminin … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/355 Esas 1440 sayılı kararına konu olduğu, son olarak da 3302 ve 3373 Sayılı Yasaların yürürlük süresi içerisinde 2/B madde uygulaması yapıldığı anlaşılmakla, tüm bu işlemlere ait haritalar ve kararlar uygulanarak, çekişmeli taşınmazın 1942 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı ya da 2896, 3302 Sayılı Yasalar döneminde orman sınırı içine alındığı daha sonraki yıllarda yapılan uygulamalara konu olmadığı ya da 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesine konu olup da işlemin Danıştayca iptal edildiği veya 2896, 3302, 3373 Sayılı Yasaların uygulanması sonucu orman rejimi dışına çıkartıldığı ve … tevzi harita ve tapu kaydının dışında kaldığı anlaşılırsa, çıkarma işlemi Hazine adına olacağından gerçek kişinin açtığı davanın reddine ya da 2/B madde işlemi … 3. Asliye Hukuk mahkemesinin 1986/355-1440 sayılı ya da Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 1981/650 E.-1984/645 sayılı kararı ile iptal edildiği anlaşılırsa, davaya konu yer halen orman sınırları içinde kalmaya devam etmekte olduğundan bu halde de yine gerçek kişinin açtığı davanın reddine, Hazinenin tapu iptali ve tescil davasının ise kabulüne karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, Hazinenin davasının fazlaya ilişkin talebinin reddi ile … İlçesi, 7090 ada 1 nolu parselde davalı adına kayıtlı 263.85 m2 miktarındaki parselin bilirkişi raporu ve krokisinde kırmızı taralı alanda gösterilen 112.35 m2’lik bölümün 2/B alanı olduğundan bu miktarla ilgili tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline, kalan bölümün olduğu gibi davalı üzerinde bırakılmasına, davalı ve birleştirilen 2002/261-295 nolu dosyadaki davalı taraf davayı … süre takip etmediği gibi Hazine vekilince de takip edilmediğinden H.Y.U.Y.’nın 409. maddesine göre işlemden kaldırılarak açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı-davalı Hazine vekili ve davalı-davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil ile tapu kaydı üzerindeki 2/B şerhinin iptali istemidir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 03.08.1942 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1744 Sayılı Yasanın yürürlüğü sırasında 26.07.1979 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması; ayrıca, 2896 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve 21.11.1985 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ile 2/B madde uygulaması, yine 3302 Sayılı Yasaya göre 07.03.1989 tarihinde ilan edilen 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
1) Davalı-davacı gerçek kişinin temyizi yönünden;
Mahkeme hükmü davalı-davacı gerçek kişiye 14.03.2006 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise, H.Y.U.Y.nın 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra davalı-davacı gerçek kişi tarafından 03.04.2006 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtayca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin REDDİNE,
2) Davacı-davalı Hazinenin temyizine gelince;
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 10/07/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.