YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8002
KARAR NO : 2006/10913
KARAR TARİHİ : 11.09.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 111 ada 202 parsel sayılı 1784.41 m2 yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı adına tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel kısmen orman alanı içinde bırakılmıştır.
Dosyada mevcut orman bilirkişi Bahtiyar Keskin’in … olduğu 15.08.2005 tarihli bilirkişi raporunda, çekişmeli 111 ada 202 nolu parselin 1957 ve 1997 tarihli memleket haritalarında (A) ile gösterilen 1437.94 m2’lik kısmının yeşil orman alanı içinde kaldığı bildirilmiş olup taşınmazın (A) ili gösterilen kısmının evveliyatında orman olduğundan sonuç olarak (A) kısmının orman sayılan yerlerden olduğu kalan kısmının ise, orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiştir. Dosyada mevcut kadastro paftası ile memleket haritasının çakıştırıldığı harita incelendiğinde ve dava konusu parsel komşu 111 ada 210, 201, 200, 212 nolu parsellerle birlikte değerlendirildiğinde orman içi açıklık niteliğini taşımamaktadır ve taşınmazın sadece (A) ile gösterilen 1437.94 m2’lik kısmının orman sayılan yerlerden olduğu sabittir. Bu nedenle; mahkemece, davanın kısmen kabulü ile (A) ile gösterilen 1437.94 m2’lik kısmın orman vasfı ile Hazine adına, kalan 346.47 m2’lik kısmının tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 11/09/2005 günü oybirliği ile karar verildi.