YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/809
KARAR NO : 2006/3298
KARAR TARİHİ : 14.03.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın kabulü yolunda kurulan 29.09.2005 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar … Ticaret A.Ş. vekili ile … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 14.03.2006 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz edenler … Ticaret A.Ş. vekili Av…., … vekili Av…. ile karşı taraftan Hazine vekili Av…. … geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, davalılar adına tapuda kayıtlı … Köyü 250 sayılı parselin kesinleşen 2/B madde alanında kalması nedeniyle davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili konusunda açtığı davanın kabulüne dair 15.02.2001 günlü hükmün davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 28.06.2001 gün ve 2001/7220-720 sayılı kararı ile onanmışsa da, davalılar vekilinin karar düzeltme istemi üzerine aynı Dairenin 13.12.2001 gün ve 2001/13261-13834 sayılı kararı ile onama kararı kaldırılarak verilen ve hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Makiye ayırma ile ilgili tüm harita ve tutanaklar getirtildikten sonra yapılacak keşifte yerine uygulanması, yetkili merciler tarafından usulüne uygun olarak yapılmış bir maki tespitinin bulunup bulunmadığının, uyulanabilir maki haritasının olup olmadığının ve taşınmazın gerçekten makiye ayrılan yer içinde kalıp kalmadığının kesin olarak saptanması, 4753 Sayılı Yasaya göre oluşturulan tapu kaydının dava konusu yerin orman içerisinde iken mi, yoksa maki alanına ayrıldıktan sonra mı verildiği konusunun belirlenmesi, dayanılan tapunun değer verilmesi gereken bir tapu olduğunun anlaşılması halinde yöntemine uygun olarak yerine uygulanması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne, dava konusu 250 sayılı parselin tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar …Ticaret A.Ş. vekili ile … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen 2/B madde kapsamında kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve Hazine adına tescili istemine ilişkindir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 1939 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidi ile 05.06.1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasaya göre 1939 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde iken, 05.06.1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 2/B maddesi ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 1951 yılında maki tefrik komisyonu tarafından makiye ayrılıp, 4753 Sayılı Yasaya göre tevzi tapusu oluşturulmuş ise de, bilirkişi tarafından yapılan incelemede, taşınmazın % 30-40 eğimli muhafaza makisi niteliğinde bulunduğu, bu nedenle 5653 Sayılı Yasanın 1/son ve 6831 Sayılı Yasanın 1/J maddesi karşıt anlamından orman rejimine tabi olduğunun kabulü gerekeceği, 22.03.1996 tarih ve 5/1 Sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme kararı gereğince özel yasa hükümlerine göre oluşturulan tapulara değer verileceği tartışmasız ise de, anılan İnançları Birleştirme Kararının orman niteliğini koruyan makilik alanlarına uygulama yeri bulunmadığı, 4753 ve 5618 Sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Yasasında da ormanların dağıtılacağına dair bir hüküm bulunmadığı, muhafaza makisi niteliği ile Devlet ormanı olan taşınmazın tevziinin söz konusu olamayacağından, tevzii tapusuna da değer verilmesinin olanaklı bulunmadığı gözetilerek, yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 450.00.- YTL. vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı Hazineye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 14/03/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.