Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/8104 E. 2006/8170 K. 12.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8104
KARAR NO : 2006/8170
KARAR TARİHİ : 12.06.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı mirasçılarından … Ağır vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R

Dava konusu … Köyü 983 parsel sayılı 289 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adlarına tescil edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın 288.21 m2’lik bölümünün 2/B ile orman sınırları dışına çıkartılan alanda kaldığı, bu bölümün tapusunun iptali ile Hazine adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin 15/04/2004 tarihli raporda (A)= 288.21 m2’lik bölümünün Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı mirasçılarından … Ağır vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 2/B madde uygulaması nedeniyle, tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 19/06/1947 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 24/10/1980 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile 2896 Sayılı Yasaya göre 16/12/1987 tarihinde yapılıp 3302 Sayılı Yasaya göre 25/08/1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 2/B uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; Dairece daha önce incelemesi yapılan mahkemenin 2005/117-224 E.K. Dairenin, 2006/3894-6270 sayılı ve diğer bozma ilamında da olduğu gibi, hükme dayanak alınan rapora göre; 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan 1947 yılı orman tahdit haritasında 106, 105, 104, 103 ve 102 OTS hattına göre … Köyünün tamamının tahdit dışında gösterilmiş olduğu, tutanaklara göre ise, taşınmazın tahdit içinde kaldığı kabul edildiği, 1947 yılı tahdit haritası ile çalışma tutanaklarının çelişkili olduğu, yörede 1744 Sayılı Yasaya göre 1979 yılında yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulamalarında I. nolu alanda 2. madde ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı, bu işlemin 24/11/1980 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği, 1985-1987 yıllarında 2896 ve 3302 Sayılı Yasalara göre yapılan 2/B madde uygulamalarında da herhangi bir işlem yapılmadığı bildirilmiştir.
Ayrıca, orman yüksek mühendisi ile kadastro teknisyeninin birlikte düzenledikleri rapor ekinde düzenlenen irtibatlı krokide kadastro paftası ölçeği orman tahdit haritasının ölçekleri (1/5000 ve 1/10000) denkleştirilmek suretiyle karşılaştırılmalı ve çakıştırmalı, sağlıklı bir uygulama yapılmadığı gibi çekişmeli taşınmazın konumu tahdit hattı üzerinde OTS noktaları verilmeden işaretlenmek suretiyle gösterilmiştir. Uygulama bu nedenle yeterli olmadığı gibi, 1947 tahdit haritasına göre 106, 105, 104, 103, 102, 101 ve 100 orman sınır noktaları önce, kuzeyden doğuya, sonra da güneydoğuya doğru Sülüklü Çeşme Mevkiinde 100 OTS numarası verilmek suretiyle kırık çizgilerle seyrettiği halde, bu hat rapor ekindeki irtibatlı krokide gösterilen aplikasyonda bu noktaların düz bir hatla güneye doğru inmektedir. Bu uygulamada … Köyü evlerinin hemen hemen yarısı tahdit içerisinde kalmaktadır. Bu durumda uygulama ve aplikasyon 1947 yılı ilk tahdit haritası ile çelişkilidir. İlk tahdit haritası ile aplikasyonun çelişmesi halinde kural olarak; ilk tahdit haritasının uygulanması, tahdit haritası ile de tutanakların çelişmesi halinde ise, çalışma tutanaklarındaki anlatımın semt, açı ve mesafelerin esas alınması gerekir. Her ne kadar; Dairenin 21/11/2005 günlü iade ilamı sonunda kadastro teknisyeni ve orman yüksek mühendisinden alınan 10/05/2006 tarihli ek raporda uygulama ayrıntılı biçimde anlatılmış ve ilk tahdit haritası ile ablikasyon haritasında gösterilmişse de, mahkemece uzman bilirkişinin daha önce düzenlediği yetersiz rapora dayanılarak hüküm kurulduğu gibi, uygulamadaki yanlışları gidermek ve değişebilecek çelişkileri de önlemek amacıyla, bu köyde Hazine yada gerçcek kişiler tarafından açılan tüm davalarda keşif ve uygulamaların bozma ilamında belirtilen hususular doğrultusunda birlikte ve aynı bilirkişiler tarafından yapılması, rapor ve uygulamalarda bütünlük sağlaması gerekir.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturalacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanmalı, 1947 tahdit haritası ve 1979 aplikasyon haritası ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği denkleştirildikten sonra, … Köyünün Yerleşim alanı dikkate alınarak … Deresi, Zeybek Tepesi ve Sülüklü Çeşme Mevkii sabit sınır kabul edilerek önce 1947 yılı orman tahdit haritası 100 ila 106 OTS’ye kadar, aynı harita üzerinde güneydeki Şaphane Yolu üzerindeki 116 ila 125 OTS’ye kadar hattı gösterecek biçimde geniş çaplı uygulama yapılmalıdır. İlk tahdit haritası ile tahdit tutanaklarının çelişmesi halinde, çalışma tutanaklarında geçen mevki, eğim, açı ve mesafelerine ilişkin anlatım esas alınmalıdır. Bundan sonra 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan hatalı aplikasyon ayrı ayrı renklerle haritalar üzerinde kadastro paftasıyla birlikte gösterilmelidir. Böylesi yapılacak bir uygulama sonucunda oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı mirasçısı … Ağır vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 12/06/2006 günü oybirliği ile karar verildi.