Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/8183 E. 2006/10524 K. 13.07.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8183
KARAR NO : 2006/10524
KARAR TARİHİ : 13.07.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 18.12.2003 tarih 2003/482-9652 sayılı bozma kararında özetle: “Uzman bilirkişilerin işaretledikleri 1/5000 ölçekli 1976 yılına ait orman tahdit haritası üzerindeki mesafeler ile 1/10.000 ölçekli tahdit haritasındaki mesafeler arasında çelişki mevcuttur. Bu nedenle, çekişmeli taşınmazın uzman bilirkişiler ile yeniden orman tahdit hattına göre konumunun belirlenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu parselin orman adına kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1975 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1995 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan incelemede uzmanlığına başvurulan orman bilirkişi kurulu çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro çalışmasında orman sınırları dışında kaldığını, 1960 tarihli memleket haritasında açıklık alanda bulunduğunu ve orman sayılamayan yerlerden olduğunu açıklayarak taşınmazın tahdit haritasına göre konumunu gösteren kroki sunmuşlardır.
Mahkemece, taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalmakla birlikte ormana bitişik olup, orman bütünlüğünün bozulduğu gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında ve orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiş, paftasındaki konumuna göre de kuzey ve … yönlerde gerçek kişiler adına tapuda kayıtlı taşınmazlar bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, orman içi açıklık sayılmayan taşınmaza yönelik Orman Yönetiminin davasının reddine karar verilmesi gerekirken, aksine düşünceler ile davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 13/07/2006 günü oybirliği ile karar verildi.