Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/831 E. 2006/2240 K. 23.02.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/831
KARAR NO : 2006/2240
KARAR TARİHİ : 23.02.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 2/B şerhinin iptali davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, 14.09.2004 tarihinde, … (Köyü) Beldesi, 28290 m2 yüzölçümündeki 383 sayılı parselin tapuda adına kayıtlı olduğu, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğuna ilişkin kesin hüküm bulunduğu halde, yasaya aykırı olarak beyanlar hanesine konulan 2/B şerhinin iptalini ve eskiden beri kültür alanı olduğunun tesbitini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli parselin beyanlar hanesinde bulunan, taşınmazın 2/B madde uyarınca orman sınırları dışına çıkarılmıştır şeklindeki şerhin iptaline karar verilmiş, hüküm davalı yönetimleri temsilen Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapunun beyanlar hanesindeki 2/B şerhinin iptaline ve taşınmazın niteliğinin tesbitine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … Köyünde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1978-1980 tarihleri arasında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1987 yılında yapılıp, 01.12.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ilişkin tutanak ve haritalarını uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlenmişse de, Yörede 1953 yılında yapılan arazi kadastro çalışmasında, çekişmeli 383 sayılı parsel Şubat 1947 tarih 163 sıra numaralı tapu kaydıyla gerçek kişiler adına tespit edildiği, Orman Yönetiminin taşınmazın orman sınırları içinde kaldığı iddiası ile açtığı dava sonunda, parselin bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 28290 m2 bölümünün kesinleşen orman tahditi dışında kaldığı, dayanak tapu kaydının kapsamında kaldığı saptanarak, tesbit gibi tapu maliki gerçek kişiler, (B) ile gösterilen 560 m2 bölümün ise, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığından, kayıt ve belgelerinin 766 Sayılı Yasanın 46/son maddesi gereğince tapu siciline aktarılmasına ilişkin Tapulama Mahkemesinin 27.12.1967 gün ve 1954/3552-341 sayılı kararının kesinleştiği, taşınmazın (A) ile gösterilen 28290 m2 bölümünün 383 parsel sayısı ile gerçek kişiler adına tescil edildiği, Tapulama Mahkemesi kararının Orman Yönetimini bağlayacak kesin hüküm olduğu, Hazine yönünden ise, güçlü delil oluşturacağı göz önünde bulundurularak, tapu kaydının beyanlar hanesindeki “6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır” şerhinin iptaline karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak, dava tapunun beyanlar hanesindeki şerhin kaldırılmasına ilişkin olup taşınmazın aynına ilişkin olmadığı, bu nedenle vekalet ücreti taşınmazın tamamının değeri dikkate alınarak hesaplanamayacağı halde,
yerel bilirkişi tarafından bildirilen taşınmazın tümünün değerine göre belirlenmesi doğru değilse de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan 3 numaralı bendin tamamen kaldırılarak; bunun yerine 3. bend olarak “karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifelerine göre 350.000.000.- TL. maktu ücreti vekaletin davalı Hazineden alınarak davacı tarafa verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 23/02/2006 günü oybirliği ile karar verildi.