Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/8677 E. 2006/11749 K. 21.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8677
KARAR NO : 2006/11749
KARAR TARİHİ : 21.09.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KATILAN DAVACI : ORMAN YÖNETİMİ

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … ile katılan davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R

1987 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında … Köyü 2721 parsel sayılı 12.750 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1451 yazım numaralı vergi kaydının miktar fazlası olarak mera niteliği ile sınırlandırılmıştır. … …’un zilyetliğe dayalı itirazı üzerine kadastro komisyonunca 2721 parselin kadastro tespitinin iptali ile … … adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hazinenin askı süresi içinde açtığı dava sonucunda … Kadastro Mahkemesinin 1988/175-1989/352 sayılı kararı ile çekişmeli taşınmazın ve dava dışı 2720 ve 2722 parsel sayılı taşınmazların tarla nitelikleri ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, Yargıtay denetiminden geçerek 27.02.1991 tarihinde kesinleşmiştir. … … bu kez 18.06.1985 tarih 1 sıra numaralı tapu kaydına tutunarak yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunmuş ancak … Kadastro Mahkemesinin 1993/50-146 sayılı kararı ile açılan dava reddedilmiş, temyiz üzerine 17. Hukuk Dairesince onanarak kesinleşmiştir. Davacı …; Ağustos 1972 tarih 140 sıra numaralı tapu kaydına tutunarak 2721 parsel sayılı taşınmazın adına tapuya tescili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece davanın reddine ilişkin verilen karar davacının temyizi üzerine bozulmuştur. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 25.06.2002 gün 2002/3744-5700 sayılı bozma ilamında “Davacının tutunduğu Mayıs 1288 tarih 56 sıra nolu kayıttan intikalen gelen Ağustos 1972 tarih 140 sıra nolu tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ile birlikte yerel tapu sicil müdürlüğünden, çıkarılamadığı takdirde Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığından getirtilmesi, dayanak tapu kaydı ifrazen oluştuğundan haritalarının tapu sicil müdürlüğünden temin edilmesi, dayanak tapu kaydının 1159 parsele revizyon görmediği, 1159 parsel sayılı taşınmaza başka bir tapu kaydının revizyon gördüğü anlaşıldığından dayanak tapu kaydının kadastro çalışmaları sırasında başka bir parsele revizyon görüp görmediğinin yeteri kadar araştırılması, 1196, 2720, 2721 ve 2722 parsel sayılı taşınmazların öncesinin bir bütün olduğu gözetilerek bu parsellerle, dıştan çevreleyen komşu parselleri bir arada gösterir geniş kapsamlı kroki düzenlettirilmesi, bu krokiye göre komşu parsellerin tutanak ve dayanaklarının dosya arasına getirtilmesi, taşınmaz başında 3 yerel bilirkişi, teknik bilirkişi ve orman bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılması, keşifte davacının tutunduğu tapu kaydı, ifraz haritası ve davalı yere kadastro sırasında uygulanan vergi kaydı yönetimince zemine uygulanması, komşu parsel denetimi yapılması, orman bilirkişiden taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı yönünde rapor alınması, davacının ve satıcısının zilyet olup olmadığı ve zilyetliğin sürdürülüş şekli hakkında bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınması, oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Bozmaya uyulduktan sonra Orman Yönetimi, çekişmeli taşınmazın orman sayılan
yerlerden olduğu iddiasıyla davaya harçlı katılmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek, … bilirkişi Sebahattin … tarafından düzenlenen 13.08.2004 tarihli raporda (A) ile işaretlenen 608 m2 yüzölçümlü bölümünün orman niteliği ile Hazine, (B) ile işaretlenen 12.070 m2 yüzölçümlü kesiminin … … (…) adına tapuya tesciline karar verilmiş, davacının istemi üzerine mahkemece 13.02.2006 tarihli ek kararla hüküm tavzih edilerek hükümde yer alan (A) ile işaretlenen yerin yüzölçümü 680 m2 olarak düzeltilmiş, hüküm davalı … katılan davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesi uyarınca 10 yıllık süre içinde açılan tapu iptali ve tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 15.11.1968 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır.
1- Katılan davacı Orman Yönetiminin temyiz itirazları çekişmeli taşınmazın (B) ile işaretlenen 12.070 m2 yüzölçümlü bölümüne yönelik olup; hükme dayanak yapılan orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (B) ile işaretlenen bölümünün orman sınırlama haritası dışında kaldığı belirlendiğinden Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece, davacının tutunduğu tapu kaydının çekişmeli taşınmaz ile dava dışı 1192, 1196, 2722 parsel sayılı taşınmazları mevki ve sınırları itibariyle kapsadığı gerekçesiyle çekişmeli taşınmazın (B) ile işaretlenen bölümünün davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş ise de, dava konusu taşınmazın güneyinde kesinleşmiş orman tahdidi içinde kalan orman parselleri bulunduğundan ve dayanak tapu kaydının 1192, 1196, 2722 ve çekişmeli 2721 parsel sayılı taşınmazları arada hiç boşluk bırakmayacak şekilde çevrelemediği belirlendiğinden sözü edilen tapu kaydının 3402 Sayılı Yasanın 20/C ve 21. maddelerine uygun olarak sabit sınırlarla bağlantı kurularak miktarıyla geçerli kapsamı belirlenmelidir. Dayanak tapu kaydının miktarı 18.373 m2 olup, sabit sınırlardan başlanarak kapsam belirlendiğinde miktarından fazlasıyla dava dışı 1196 parsel sayılı taşınmazı kapsadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda çekişmeli taşınmaz, tapu kaydının kapsamı dışında kalmakta olup, orman kadastrosunun yapıldığı tarih ile kadastro tespit tarihi arasında da 20 yıllık süre bulunmadığından davacı tarafından açılan reddine karar verilmelidir.
Kabule göre de; davacının, paya yönelik dava açtığı ve tutunduğu tapu kaydında da 4.000/18373 payın sahibi olduğu, geriye kalan 14373/18373 pay sahibinin ise hakkında kesin hüküm bulunan … … olduğu halde çekişmeli taşınmazın (B) ile işaretlenen bölümünün davacı adına tapuya tescile karar verilmesi doğru değildir.Kaldı ki dayanak tapu kaydında 4.000/18373 payın sahibi … … olup, davacının soyadı …’tur. Mahkemece bu farklılık üzerinde de durulup yöntemince giderilmemiştir.
Hal böyle iken mahkemece, çekişmeli taşınmazın … bilirkişi … tarafından düzenlenen 01.06.2004 havale tarihli krokili raporda (A) ile işaretlenen 680 m2 yüzölçümlü bölümünün orman niteliği ile, geriye kalan 12.070 m2 yüzölçümlü bölümünün tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ:1-Yukarıda 1. bölümde açıklanan nedenlerle; katılan davacı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının REDDİNE;
2- Yukarıda 2. bölümde açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.09.2006 günü oybirliğiyle karar verildi.