YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8724
KARAR NO : 2006/10457
KARAR TARİHİ : 11.07.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kabulü yolunda kurulan 20/10/2005 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 11/07/2006 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … vekili gelmedi, karşı taraftan Hazine vekili Av. … … geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 10/01/2005 gün ve 2004/9347-222 sayılı bozma kararında özetle; “Çekişmeli 343 parsel sayılı taşınmazın 1997 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında 11.192 m2 yüzölçümü ile … 1944 tarih 5 numaralı iskan yolu ile … … adına oluşmuş tapu kaydına dayanılarak ve … … mirasçılarından da …Noterliğinin 24.12.1993 tarih 47591 yevmiye nolu satış vaadi sözleşmesi ile …’a devredilmesi nedeniyle … adına tespit edildiği, Orman Yönetimince tespit maliki aleyhine Kadastro Mahkemesinin 1997/13 sayılı tespite itiraz davasının açıldığı, dava sonunda taşınmazın 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığının belirlenmesi üzerine Orman Yönetiminin davasının reddine karar verildiği ve hükmün Dairenin 30.04.2001 tarih 2892-3243 sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, temyize konu davada da kesinleşen bu dosyada taşınmazın orman sınırları dışında kaldığının belirlendiğinden bahisle, mahkemece davanın reddine karar verildiği ,
Kadastro mahkemesinde kurul aracılığıyla yapılan keşifte taşınmazın 1938 tahdidinde Şeytandere Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve 28.08.1979 tarihinde ilan edilen 2. madde uygulamasında XXIV nolu 2. madde poligonu içinde kaldığı belirlenmişse de, ilk tahdidin 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğünden önce 1938 yılında yapıldığı, davacının dayandığı tapu kaydının kesinleşen orman sınırı içinde kalan alanda oluşturulduğu, 2510 ve 4753 Sayılı Yasalarda ormanların iskan ya da tevzi yoluyla dağıtılacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, gerek çekişmeli 343 sayılı parsel gerekse Dairede 26.05.2003 günü temyiz incelemesi yapılan mahkemenin 2000/14 sayılı dosyasında davaya konu edilen 363 sayılı parsel ve ona komşu 362 ve 367 sayılı parseller hakkında Orman Yönetimi kadastro tespitine itiraz davaları açarak bu parsellerin kesinleşen 2. madde kapsamı dışında, orman sınırları içinde olduğunu iddia etmişse de, parsellerin kesinleşen 2. madde alanında kalması nedeniyle Yönetimin davası red edilerek, bu davalarda Hazine taraf olmadığı için dayanılan tapu kayıtlarının niteliği tartışılmadığı, sadece davaya konu yerlerin orman sınırı içinde kalmayıp, 2. madde kapsamında kalmaları nedeniyle Yönetimin davası reddedildiği,
Çekişmeli taşınmazların 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan 1938 tahdidi içinde kaldığı konusu tartışmasız olduğu, tespite esas alınan tapu kaydı … 1944 tarihinde 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğünden evvel, tahdit içinde kalan yer için oluşturulduğu, 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün 1987/31 – 13 ve 14.03.1989 gün 1988/35-13, 13.06.1989 gün, 1989/7-25 sayılı kararlarıyla iptal edildiğinden 2510 Sayılı Yasaya göre iskanen oluşan tapuya değer verilemeyeceği, 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan taşınmaz hakkında davalı gerçek kişiler tarafından tapu kaydına dayanılarak bir dava açılmadığı için, işlem Hazine yararına kesinleştiği, 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesinde “orman sınırları dışına çıkartılan taşınmazların, sınırlaması itirazsız kesinleşen tapulu arazi olması halinde, mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal eder” hükmü varsa da, bu maddede sözü edilen tapu kayıtları ilk orman kadastro tarihinden önceki zamanlarda oluşturulan ve öncesi orman olmayan yerlere ait tapu kayıtları olduğu, somut olayda olduğu gibi kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan yerlerde taşınmazın orman niteliği gözönünde bulundurulmadan sonradan oluşturulan tapulara değer verilemeyeceği,
Bu nedenle taşınmazın 2. madde sahası olarak Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken aksine görüş ve düşüncelerle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davacı Hazinenen davasının kabulüne, dava konusu … 343 sayılı parselin Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi vekili tarafından etmyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1938 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 28.08.1979 tarihinde ilanı yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre belirlenen 450.00.- YTL. vekalet ücretinin davalı gerçek kişiden alınarak, davacı Hazineye verilmesine 11/07/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.