YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9159
KARAR NO : 2006/10735
KARAR TARİHİ : 18.07.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü…Mevkiinde bulunan toplam 3 parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. … köyünde oturan …,……, ……ve … …çekişmeli taşınmazların mera olduğu savıyla mahkemeye itiraz dilekçesi vermişler, … …dışındakilerin duruşmada katılma isteminde bulunmaları üzerine mahkemece, …,……,…ve … Güneş’in H.Y.U.Y.nın 53. maddesi uyarınca Hazine yanında feri müdahil olarak davaya katılmalarına karar verilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, … bilirkişileri … … ve ……tarafından düzenlenen 27.10.2004 tarihli raporda (B) ile gösterilen 4.146,01 m2, (H) ile gösterilen 6.923,17 m2, (P1) ile gösterilen 54.209,84 m2 yüzölçümündeki taşınmazların davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise, 03.06.1956 tarihinde yapılmış ve sonuçları 18.07.1956 – 17.08.1956 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Mahkemece yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hükme yeterli değildir. Hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda; çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmış ise de çekişmeli taşınmazların … bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ekindeki koordinatlı krokisi ile memleket haritasının ölçeklerinin eşitlenip birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli ve komşu taşınmazların orijinal renkleri ve işaretleri içeren memleket haritasındaki konumları saptanmamıştır. Bu durumda karara dayanak alınan uzman bilirkişi raporu temyize konu çekişmeli yerlerin öncesinin orman niteliğini belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.Hakimin bilirkişi raporlarını denetleme yükümlülüğü vardır. Diğer taraftan mahkemece üç ayrı keşif yapılmış olup ancak çekişmeli taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin ne zaman başladığı, ne şekilde sürdürüldüğü, imar ihyanın ne zaman başlayıp tamamlandığı, davacının bağımsız 20 yıl süreyle zilyetliğinin
bulunup bulunmadığı, taşınmazın davacıya ne şekilde geçtiği, davacının kardeşlerinin de taşınmaz üzerinde haklarının bulunup bulunmadığı, iştirak halinde mülkiyetin söz konusu olup olmadığı yeterince araştırılmamıştır. Hükme dayanak yapılan … bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda (C), (V), (R1) ile işaretlenen çekişmeli taşınmazların 1956 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında “devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşlık” yerlerden olduğundan, (A) ile işaretlenen yerin ise orman olması sebebiyle kadastro dışı bırakıldığı Kadastro Müdürlüğünce bildirilmiştir. Dairemizin geri çevirme kararı üzerine getirtilen 5 numaralı orijinal pafta suretinde (C), (V), (R1) ile işaretlenen çekişmeli taşınmazların bulundukları yerde devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşlık yer belirtmesi, (A) ile işaretlenen yerin ise doğusunda yer alan 224 parselin kuzeyinde Devlet Ormanı ve … Hududu belirtmesi vardır. (A) ve (C) ile işaretlenen taşınmazlar birbirine bitişiktir. Bu durumda çekişmeli taşınmazların hangi sebeple kadastro dışı bırakıldıkları yönünde duraksama olmuştur. Çekişmeli taşınmazlarında içinde bulunduğu “devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşlık” belirtmesi bulunan bölümün doğusunda … Köyü arazileri bulunmakta olup, … Köyünde bulunan 1, 2, 3, 21, 29, 31, 32, 36, 83, 288, 289, 291, 292, 293 parsel sayılı taşınmazlara kadastro sırasında uygulanan belgelerin (tapu ve vergi kayıtlarının) getirtilerek çekişmeli taşınmazlar yönünü ne okudukları belirlenmemiştir.
O halde mahkemece, komşu parsellerin dayanak belgeleri, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi, bulunamadığı takdirde üç orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği, çekişmeli taşınmazların hükme dayanak yapılan … bilirkişi raporunun ekindeki koordinatlı krokilerinin ölçeğine, yine koordinatlı krokilerin ölçeklerinin de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, … Köyünde bulunan taşınmazlara uygulanan kayıt ve belgelerin çekişmeli taşınmazlar yönünü ne okudukları belirlenmeli, taşınmazlar mahkeme hakimince gözlemlenmeli, üzerlerinde neler bulunduğu keşif tutanağına yazılmalı, böylelikle çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin olarak tespit edilmelidir.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının (Medeni Yasanın 713, 3402 sayılı yasanın 14. ve 17. maddelerindeki şartların) araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak, yapılacak keşifte imar ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tespiti yönünden tanık beyanlarına başvurulmalı, tarafların bildirecekleri zilyetlik tanıkları taşınmazlar başında dinlenmeli, çekişmeli yerlerin öncesinin ne olduğu, imar ihyanın hangi tarihte tamamlanıp bittiği, zilyetliğin nasıl ve hangi tarihten başlayıp kimler tarafından, kaç yıl, ne şekilde sürdürüldüğü, davacının bağımsız 20 yıl zilyetliğinin bulunup bulunmadığı, iştirak halinde mülkiyetin mevcut olup olmadığı, davacının kardeşlerinin taşınmazda paylarının olup olmadığı sorulup, yeterli ve kesin yanıtlar alınmalı, … bilgisine sahip … uzman bilirkişi görevlendirilip, taşınmazlardan muhtelif … numuneleri alınıp, ilgili kurumda incelettirilip, … toprağı olup olmadığı ve … toprağı ise, kaç yıldır, ne şekilde kullanıldığı saptanıp; bu yolda, bilimsel verilere dayalı kapsamlı rapor düzenlettirilmeli, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki kısıtlamalar nedeniyle davacının dava tarihine kadar bağımsız 20 yıllık zilyetliğinin bulunmaması halinde davacı ve eklemeli zilyedinin ad ve soyadı nüfus kaydına uygun olarak yazılarak zilyetlik yolu ile kazandıkları … bulunup bulunmadığı; varsa, cinsi ve miktarı Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden ayrı ayrı araştırılıp, başka tescil davası olup olmadığı da Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden sorularak, anılan maddede vurgulanan 40/100 dönüm sınırlamasının aşılıp aşılmadığı saptanmalı, ayrıca, çekişmeli taşınmazlar tapulama dışı bırakıldığına göre, tapulama paftası ile komşu parsellerin tümünün tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanarak, ne sebeple tapulama dışı kaldığı araştırılıp, komşu parsel tutanak ve dayanaklarının, bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri ve zilyetlik yolu ile kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı belirlenmeli, komşu taşınmazların dayanak belgelerinin çekişmeli taşınmazlar yönünü orman olarak okuması veya taşınmazların orman olduğundan kadastro dışı bırakıldığının belirlenmesi halinde … Köyünde halihazırda orman kadastrosu yapılmadığından orman kadastrosunun yapıldığı tarihe kadar çekişmeli taşınmazların orman sayılacağı, ormanlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi nereye kadar ulaşırsa ulaşsın hukuken değer taşımayacağı ,Yargıtay H.G.K.nun 24.10.2001 gün, 2001/8-464/751 ile 12.05.2004 gün 2004/8-242-292 sayılı kararlarının da bu yönde olduğu gözetilmeli, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine l8.07.2006 günü oybirliğiyle karar verildi.