Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/9560 E. 2006/11687 K. 21.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9560
KARAR NO : 2006/11687
KARAR TARİHİ : 21.09.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 31.01.2001 tarih 2001/9674-576 sayılı bozma kararında özetle: “Yörede yapılarak kesinleşen orman kadastro çalışmasının bulunup bulunmadığı anlaşılamamaktadır. Öncelikle orman kadastro çalışmasına ilişkin evraklar getirtilmeli, kesinleşen orman kadastrosu bulunduğu belirlendiğinde orman tahdit harita ve tutanaklarının, aksi takdirde çekişmeli taşınmazın resmi belgelerdeki konumunun uzman bilirkişiler ile saptanması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu parselin mera vasfıyla köy … malı olarak tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz. niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Yerel mahkemece bozma ilamına uyularak hüküm kurulmuş ise de, mahkemece delillerin takdirinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki;
Bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sırasında uzmanlığına başvurulan üç orman mühendisinin müşterek olarak düzenledikleri raporda, çekişmeli taşınmazın üzerinde kapalılık oluşturmayacak şekilde 15 adet 100 yaşında palamut meşesi, 2 adet 100 yaşında menengiç, 1 adet aşılı armut ve 4 adet ahlat ağacı, bir bina ile bir ağıl kalıntısı bulunduğu, % 30 eğimli olduğu, 1964 tarihli memleket haritasında ve 1957 tarihli … fotoğrafında beyaz renkli açıklık alanda kaldığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu, bozma öncesinde bilirkişi raporlarında belirtilen ağaçların bulunmadığını ve eğiminin önceki raporlarda açıklandığı gibi % 70 olmadığını açıklayarak taşınmazın resmi belgelerdeki konumunu işaretlemişlerdir
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından ve özelikle 30.9.1995 tarihli orman bilirkişi kurulu ve 14.10.1995 tarihli ziraat bilirkişi raporundan, çekişmeli taşınmazın Çıklık Dağı mevkiinde iki ayrı sırt halinde bulunduğu, yamaç meyilinin % 60-70 olduğu, yamaçlarda 70 adet yaşlı palamut meşesinin, 50 adet aşılı … ağacının bulunduğu, bunların arasında ise maki bitkilerinin yer aldığı, kuzeyden eylemli durumda yaşlı ve kaliteli kızılçam ağaçlarının oluşturduğu ormanlık alan ile, güneyden Ulamış Köy hududu içinde kesinleşen orman sınırları içinde kalan 1259 nolu orman parseli ile çevrili olduğu, memleket haritasında işaretlendiği yerde kısmen yapraklı ağaç ve ibreli ağaç rumuzunun bulunduğu, kısmen de beyaz rumuz olmayan alanda yer aldığı ,ancak taşınmazın tüm yönlerden yeşile … yapraklı ve ibreli ağaç rumuzlu ormanlık alan ile çevrili olduğu anlaşılmakla, çekişmeli taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklık olarak nitelendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü … ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan … kazanımından söz edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek müdahil davacı … Yönetiminin davasının kabulü ile çekişmeli taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili yolunda hüküm kurulması gerekirken dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın reddi yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 21/09/2006 günü oybirliği ile karar verildi.