Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/9561 E. 2006/12983 K. 06.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9561
KARAR NO : 2006/12983
KARAR TARİHİ : 06.10.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve 2/B uygulamasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili, davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1956 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında … Köyü 229 parsel sayılı 66.250 m2 yüzölçümündeki taşınmaz K.Sani 1928 tarih 31 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak palamutlu tarla niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tespit edilmiştir. …’nın açtığı dava üzerine Kadastro Mahkemesi sıfatıyla … Asliye Hukuk Mahkemesi 1965/209-1967/198 sayılı karar ile davanın reddine ve dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar vermiştir. Davacılar, K.Sani 1928 tarih 8 sıra numaralı tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak orman kadastro komisyonunca 229, 230, 231 ve 300 parsel sayılı taşınmazların bir bölümünün orman sınırları içine alınmasının bir bölümünün de Hazine adına orman rejimi dışına çıkarılmasının yanlış olduğu orman kadastro komisyon kararının iptali istemiyle dava açmışlardır.. Mahkemece davanın kısmen kabulüne yönelik verilen kararın Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmesi üzerine bozulmuştur. Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 07.06.2001 gün 2001/4365-4909 sayılı bozma kararında özetle; “230, 231 ve 300 parsellerin Gezici Kadastro Mahkemesince orman niteliği ile kadastro dışı bırakılmasına karar verildiği ve bu kararların 7. Hukuk Dairesince onanarak kesinleştiği, H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi anlamında kesin hüküm bulunduğundan 230, 231 ve 300 parseller hakkında açılan davanın olumsuz dava şartı olan kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi, 229 parsel yönünden ise; sahipli palamutlukların devletleştirmenin istisnasını oluşturduğu, davacıların K.Sani 1928 tarih 8 ve 31 sıra numaralı palamutlu tarla tapularına tutundukları halde bu tapu kayıtlarının aynı kökten gelip gelmediklerinin araştırılmadığı, tapu kayıtlarının yöntemine uygun olarak uygulanmadıkları, bu sebeple 211, 228, 232, 419, 228 ve 229 parsellerin kuzeyindeki 231 parselin doğusundaki parsel numaraları tespit edilemeyen parsellerin kadastro tespit tutanakları ve dayanak belgeleri, davalı iseler dava dosyaları getirtilerek davacıların tutundukları tapu kayıtlarının, taşınmaz başında yapılacak keşifte yöntemince uygulanması, hangi tapu kaydının sağlam hukuki temellere dayalı olduğunun tespit edilmesi, tapu kayıtlarının 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi uyarınca miktarlarıyla geçerli kapsamlarının belirlenmesi, fen bilirkişiye tapu kaydı uygulamasını izlemeye elverişli kroki düzenlettirilmesi,tutunulan tapu kayıtlarının kapsamı dışında kalan bölümler hakkındaki davanın reddine karar verilmesi, hükme dayanak yapılan fen bilirkişi raporunda 229 parselin (A) ile işaretlenen bölümüne yönelik mahkemece verilen red kararını davacılar temyiz etmediklerinden bu bölüm hakkındaki kararın kesinleştiğinin gözetilmesi, (B) ile işaretlenen ve Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı belirlenen yer hakkında olumlu veya olumsuz hüküm kurulmamasının usulsüz olduğu” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve 230, 231, 300 parsellere yönelik davanın kesin hüküm yönünden reddine, 229 parselin fen bilirkişi raporunda (A) ile işaretlenen bölümüne yönelik davanın reddine, (B) ve (C) ile işaretlenen bölümlere yönelik orman kadastro komisyon kararının iptaline karar verilmiş, hüküm davacılar vekili, davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca 6 aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna ve 2/B uygulamasına itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 25.02.1998 tarihinde ilan edilerek kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, 229 parsel sayılı taşınmazın palamutlu tarla cinsli K.Sani 1928 tarih 31 sıra numaralı tapu kaydının kapsamı içinde kaldığı, ancak (A) ile işaretlenen bölümünün bozma öncesinde orman yapıldığı ve davacı kişiler tarafından temyiz edilmediğinden bu bölüm hakkındaki kararın kesinleştiği, (B) ile işaretlenen kesiminin ise, sözü edilen tapu kaydının kapsamında kaldığı, çekişmeli 230, 231 ve 300 parsellerin Gezici Kadastro Mahkemesince orman niteliği ile kadastro dışı bırakıldıkları, bu kararın H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi uyarınca kesin hüküm oluşturduğu gözetilerek kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 229 parselin (C) ile işaretlenen 49.850 m2 yüzölçümlü bölümü orman sınırlama haritası dışında kaldığı halde bu yere ilişkin orman kadastro komisyon kararının iptaline karar verilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 3 numaralı bölümünün tamamen hükümden çıkarılarak, bunun yerine “Fen bilirkişi … tarafından düzenlenen 28.04.2000 tarihli raporda (B) ile işaretlenen 400 m2 yüzölçümlü bölümüne ilişkin orman kadastro komisyon kararının iptal edilerek orman sınırlama haritası dışına çıkarılmasına, (A) ile işaretlenen 16.000 m2 yüzölçümlü kesimine yönelik açılan davanın usuli kazanılmış hak ilkesi uyarınca reddine, (C) ile işaretlenen 49.850 m2 yüzölçümlü bölümünün orman sınırlama haritası dışında kaldığından bu yer hakkında karar verilmesine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimi ve gerçek kişilere ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 06/10/2006 günü oybirliğiyle karar verildi.