YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9631
KARAR NO : 2006/16233
KARAR TARİHİ : 23.11.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1975 yılında yapılan kısmi kadastro sırasında, Hamidiye Mahallesi 798 ada 5 parsel sayılı 41.060 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Ağustos 1939 tarih 273 sıra numaralı tapu kaydı ve 242 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak tarla niteliği ile Mehmet Türker adına tespit ve tescil edilmiştir. 798 ada 5 parsel sayılı taşınmaz; 1995 yılında yapılan imar uygulaması ile 1532 ada 4 parsel ve dava dışı parsellere ifraz edilmiştir.1532 ada 4 parsel sayılı 277 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bahçeli ev niteliği ile İsmail İçigenler adına tapuda kayıtlıdır. Davacı …, 1532 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığı, 3402 Sayılı Yasaya göre yapılan arazi kadastrosu çalışmaları sırasında 216, 217 ve 218 nolu orman sınır noktalarının ihlal edildiği iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine yönelik verilen kararın … tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece bozulmuştur. Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 05.11.2004 … 2004/4142-11619 sayılı bozma kararında özetle; “hükme dayanak yapılan bilirkişi tarafından düzenlenen krokinin keşfi izlemeye olanak vermediği, yetersiz olan bu rapora dayanılarak karar verilemeyeceği, bu sebeple bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri eşitlenerek zemine uygulanıp, 213 ila 220 orman sınır noktasını gösterecek şekilde çekişmeli taşınmazın tahdit haritasına göre konumunun duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması, bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı ortak kroki düzenlettirilmesi, oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin tapu kaydının iptal edilerek fen bilirkişi tarafından düzenlenen 30.01.2006 tarihli raporda (A) ile işaretlenen 119,55 m2 yüzölçümlü bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 01.09.1994 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece bozma ilamına uyulmakla birlikte bozmanın gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; hükme esas alınan uzman orman bilirkişi ve fen bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; zeminde bulunan orman sınır noktaları ile orman tahdit haritasındaki orman sınır noktalarının yanlış olduğu, orman sınır noktalarının orman tahdit haritasına hatalı olarak tersim edildiği, zemindeki orman sınır noktalarına göre davalı taşınmazın kesinleşen tahdit haritası dışında kaldığı açıklanmış, rapor ekindeki krokide tahdit haritası esas alınarak yapılan hat uygulamasına göre çekişmeli taşınmazın bir bölümü tahdit hattı içinde, zemindeki orman sınır noktalarına göre yapılan hat uygulamasında ise, taşınmaz tamamen tahdit hattı dışında işaretlenmiştir. Orman bilirkişi kurul raporu hüküm kurmaya yeterli olmadığından bu rapora dayanılarak karar verilemez.
Bu nedenlerle; önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi, bulunamadığı takdirde orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, tutanaklarda bahsi geçen sabit mevki ve yer adları konusunda yerel bilirkişi ifadelerinden yararlanılarak, 1994 orman tahdit uygulamasına ilişkin tutanaklar ve haritalar ile arazi kadastro paftası, 6831 Sayılı Yasaya göre orman kadastrosu ve aynı yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki yönetmelik ve bu yönetmeliğin 54. maddesi gereğince çıkarılan teknik izahatnamede tarif edilen yöntemle, çekişmeli taşınmaza geniş çevresi ile birlikte sağlıklı biçimde uygulanmalı, zeminde bulunamayan orman sınır noktaları, bulunan diğer orman sınır noktalarından hareketle, tutanak ve haritalardaki açı ve mesafelere göre bir bir bulunup, zeminde işaretlenmeli, orman tahdit haritasının yapımında kullanılan hava fotoğraflarından ve memleket haritasından yararlanılmalı, çekişmeli taşınmazın bu belgelerdeki konumu belirlenmeli, 214, 215, 216, 217, 218 ve 219 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde, çekişmeli taşınmazların 1994 tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı, tahdit tutanakları ile tahdit haritasının çelişmesi halinde orman sınır noktalarının zemindeki ve genel arazi kadastro paftasındaki yerine itibar edilemeyeceği, tutanaklardaki yön ve mesafe olarak tarif edilen ve haritaların yapımında kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritası ile desteklenen yerlerine itibar edilmesi gerektiği bilinmeli; bilirkişilere uygulamayı detaylı olarak gösteren ayrı renk ve kalemlerle işaretli, orman tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, sonucuna göre aleyhdeki karar davalı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmediğinden usuli kazanılmış hak ilkesi gözetilerek hüküm kurulmalıdır. Açıklanan yönler düşünülmeden kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 23/11/2006 günü oybirliği ile karar verildi.